12 şubat 2019 fenerbahçe zenit maçı

mgun mgun
uefa avrupa ligi 2018-2019 sezonu son 32 turu ilk maçı...
20:55'te bein sports 1'den canlı...

üst oynayanlar "the rising sun over europe len mq" demeye başladı bile...

götler!
psamathe psamathe
1-0 kazandığımız maç. kazanmak her zaman güzeldir bunu bir kenara yazalım. ayrıca her ne kadar 1-0 çok yeterli bir skor değilmiş gibi görünse de, iç saha maçında gol yemeden kazanmış olmak, çift maç eleme usulü turnuvalarda her daim avantaj olarak görülür. zira deplasmanda bir gol bulmamız demek zenit'in tur için 3 gol atması gerektiği anlamına geliyor.

fenerbahçemiz "mental" açıdan tam olarak "ersun yanal takımı" oldu. bu şu demek, artık gerek ligin geri kalanında, gerekse gidebildiğimiz yere kadar uefa avrupa liginde, izlemesi keyif veren, dikine oynayan ve gol pozisyonuna sıkça girdiğimiz maçları izleyeceğiz. zaten fenerbahçe'nin futbol takımının ana felsefesi bu olmalı. böyle olduğunda taraftar her zamankinden çok daha fazla maçın içine dahil olabiliyor ve her şeyden önce oynanan futboldan keyif alıyor. devre arası transferlerin de takımın performansına çok olumlu yansıdığı kesin. özellikle sadık uzun yıllardır fenerbahçe formasını giyermişçesine takıma direkt adaptasyon sağladı. moses henüz yeterli fizik gücüne ulaşamamış gibi görünse de, her yönüyle "ben kaliteli bir futbolcuyum" dedirtiyor ve bu haliyle bile takımın ofansif yönüne büyük katkı veriyor. serdar aziz en kötü ihtimal çok sağlam bir yedek olacak kalitede ki sadık-skrtel ikilisi bozulsa bile gözümüz arkada kalmayacak demektir bu. miha zajc henüz forma şansı bulmadı ama ondan da olumlu katkı geleceğini düşünüyorum. şu an da yeni transferlerden soru işareti olan bir tek tolgay var. onun için şimdilik yorum yapmamayı doğru buluyorum. gerçi yeni transfer değil ama bir parantez de isla için açmakta fayda var. isla zaten hücuma çok yatkın bir bek oyuncusu ama ersun hoca ile birlikte performansını resmen 2 katına çıkarmış oldu. zira ersun yanal'ın futbol anlayışına bire bir uyuyor.

eksikliklerimiz ise her şeyden önce güvenebileceğimiz nokta bir santrforumuz yok ne yazık ki. soldado,slimani o pozisyon olarak kadromuzdaki oyuncular evet. ancak kesinlikle yeterlilikleri ve devamlılıkları tartışılacak isimler. frey'i ise zaten o pozisyonda düşünmek hata olur. gol pozisyonuna girdiğimiz sürece hadi bunu telafi ederiz belki diyebiliriz ama asıl eksiğimiz, fizik-kondüsyon. bu sadece zenit maçında değil, tüm maçlarda çok net görülüyor. takım yüksek tempo ile maça başlıyor, arzulu oynuyor, pres yapıyor. bunlar mental açıdan çok olumlu değişiklikler ama 60.dakikadan sonra neredeyse takım halinde düşüyoruz oyundan. bunun sonucu olarak da o dakikadan sonra geriye yaslanıyoruz. oyun şablonumuz bu olduğuna göre, en azından sezon sonuna kadar ya ilk 60 dakika içinde birden fazla gol bulmamız gerekiyor ya da, son yarım saatte muazzam bir savunma yapmamız. yoksa tüm olumlu özelliklere rağmen çok pis puanlar kaybetmemiz olası ne yazık ki.

ah be ali başkan, keşke şu ersun yanal konusunda çok daha önce ve doğru bir yol izlemiş olsaydın. en azından bugün çok daha farklı şeylerden bahsediyor olabilecektik. neyse dediğim gibi kazanmak her şeye rağmen güzel. tüm futbolcularımızı yürekten kutluyorum. harun sana da penaltı atan futbolcunun işi zor kardeşim. iyi bir kaleci olup olmadığını tartışırım ama penaltı kurtama konusundaki meziyetine büyük saygı duyuyorum gerçekten :)