2 kadının şahitliğinin 1 erkeğinkine eşit olması

1 /
alpilan alpilan
kadının şahitliği

bazı islam bilginleri, kur'an-ı kerim'deki borçlanma ayetinden hareketle, iki kadının şahitliğinin, bir erkeğinkine denk olduğunu belirtmişlerdir. söz konusu ayette;

ey iman edenler! belirli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman onu yazın. aranızda bir yazıcı adaletle yazsın.(?) (bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. bu onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. şahitler, çağrıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar.(?)

buyurulmaktadır (bakara 2/282).

görüldüğü üzere âyet, vadeli borçların şahit tutularak yazılmasının, ihtilafları önlemek bakımından yararlı olacağını bildirmek için inmiştir. bu itibarla, ayette geçen yazın emri, bağlayıcı mahiyette olmayıp, tavsiye niteliğindedir. hemen bütün alimler bu konuda görüş birliği içindedirler.

diğer taraftan ayette geçen "bu onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir." ifadesi, bu ayetin tek kadının şahitlik yapamayacağını değil, alacağın güvenceye alınması için, bir erkek yerine iki kadının şahit tutulmasının önerildiğini göstermektedir. nitekim, mahkemede şahitliğin ifasında tek bir kadının şahitliğinin geçerli olduğu bu ifadeden anlaşılmaktadır. şöyle ki ayette mahkemede şahitliğin ifası sırasında iki

not: diyanet işleri başkanlığının resmi sitesinden alıntıdır
http://www.diyanet.gov.tr/turkish/kurul/karar.asp?id=37&sorgu=1


(bkz: yuvarlak cümlelerin kıvırmaya açık olması)

burada en basit şekliyle anlaşılan 2 kadın = 1 erkek sonradan kıvırıp şunu ifade etmektedir, yok efendim bunu demektedir gibi saçma sapan açıklamalara gerek yoktu.
delizi delizi
tüm dinlerde yaratılan tüm insanlar hak ve hukuk açısından eşit kılınmıştır. fiziksel yeterlilikleri ve duygusal ifadelerinin elbette eşit olması beklenemez. o açıdan günah herkes için günah, sevap herkes için sevaptır. bir kadın veya erkek yalancı şahitlik yaparsa günah işlemiş olur. kadın sayısının ikiye çıkması günahın bölünmesi anlamına gelmez.
mürekkepbalığı mürekkepbalığı
bu durumu açıklamak için gösterilen çabaların hiçbiri kadınlara bu durumu anlatmaya yetmez. neticede 2 kadın=1 erkek şahitliğidir. bu da kabul edilebilir bir şey değildir. ne şimdi (şimdi zaten laik düzen sağolsun, artık böyle saçmalıklarla uğraşmıyoruz) ne de eski devirlerde insan onurunun kabul edebileceği bir durum değildir.

yine de kendimizi çok zorlayarak bir mazeret uydurmak istersek, bence en mantıklı açıklama şu olabilir: kadınlar erkeklerin baskısı altında kalıp ifadelerini değiştirebilirler diye iki kadının şahitliği gereklidir denmiştir. bir nevi sağlama alma amacıyla hareket edilmiştir.

öyle ya, şimdi 2012 yılında bile kadının biri kocasının izin vermediği şekilde ifade vermekte, şahitlik yapmakta çok zorlanabilir. erkek onu manipüle edebilir veya zorlayabilir ve kadın doğruyu saklamak zorunda kalabilir. bir de yüzlerce yıl öncesini düşünün...

oysa erkek öyle mi? o zaman da höt deyince oturtuyomuş, şimdi de öyle. kolay mı bu tosunlara zorla birşeyler yaptırmak? kimseye hesap vermeden dilediği şekilde şahitlik edebilir bir erkek, kimsenin etkisi altında kalmaz. o yüzden bir erkeğin şahitliği sağlamdır ve yeterlidir. diye düşünülmüş olabilir...


yani çok düşününce en mantıklıya yakın gelen budur.
deli degilim deli degilim
savunulurken kullanılan argümanlara bakıyoruz;
- kadın annelik vasfı olduğu için, karşısındakine acıyabilir, kıyamaz, adil davranmayabilir. bunun modern dünyada karşılığı: "kadından ağır ceza hakimi olmaz". mal ya kadın, ceza hukukuna göre değil, hormona göre davranıyor.
- kadın çok iyi yalan söyler, iyi sahtekardır. bunun modern dünyada karşılığı: "kadınlarınıza güvenmeyin, yularını çekin, denetleyin ve avukatlık mesleği de yapmasınlar bence". insan değil çünkü kadın!
- duygu yönü ağır basar: "kadın cerrah olmasın. heyecanlanır, eli titrer mazallah"

bu ne yaa! valla çatır çatır da oluyorlar. bir baltaya sap olamayan ezikler kıskanıyor sanırım.

tanım: savunulurken komik duruma düşülen hadise.

haa, derseniz ki o savunma zaten modern dünyaya göre yazılmadı, ben de derim ki kur'an tüm zamanlara gönderilmedi mi yani. höh be! sıkıldım bu konulardan.

gericilik forever. artık gerici gericiliğinden de utanmıyor. cahil yobazlar sizi!

edit: kadın elbette duygulu bir varlık ama bu günlük hayatta normal şekilde var olmasını etkileyemez.
pls1903 pls1903
şahitlikle ilgili ayet-i kerimenin meali şöyledir.


"erkeklerinizden iki şahit tutun. eğer iki erkek bulunmazsa şahitlerden razı olacağınız bir erkek; biri unuttuğunda, şaşırdığında diğeri ona hatırlatacak iki kadın olabilir..."(1)
demek ki, buradaki esas mesele kadının yaratılışı ile doğrudan alakalıdır. onun psikolojik yapısının bir gereğidir. kadının esas mizacı heyecandır ve heyecanlarıyla yaşar. bunun için düşünceler, aklından çok kalbine işler, tesirleri de o şekilde gelişir. hadiseler karşısında pek tarafsız kalamaz. merhamet ve şefkat tarafı ağır bastığından hadiselere sezgisiyle yaklaşır.

bu hususiyetlerinden dolayı kur'an, "kadınlar unutabilirler, onun için şahitlikte onlara bir yardımcı verilmeli" diyor. bunu, kadını yaratan yüce allah ifade buyuruyor. öyle ise bu değişmeyen bir kaidedir. kadınların içinde unutkan olmayan, bazı erkeklerden daha güçlü hafızaya sahip olanlar yok mudur? şüphesiz vardır, ama umumi olarak kadınlarda bu psikolojik hal daha çok görülür. hadiseyi akıllarında fazla tutamamaları normaldir.
nükleer santral tamircisi nükleer santral tamircisi
müslümanların kısa yazıp herhangi bir savunmaya mecburiyeti olmadığı gerçeğidir. zaten savunma yapmak gibi bir dini yükümlülüğüm yok. işine gelirse inanırsın işine gelmezse bık bık etmezsin.

biz müslümanlar, insanı yaratanın, kuralları koyduğu bir dünyada yaşıyoruz. isteyen istediği kuralı koyup ona inanabilir. dinde zorlama olmaması budur.

eğer müslüman değilsen sana ne? kendi kafanın bizimkinden daha iyi çalıştığını falan mı zannediyorsun. sana ne?
çevreyolu çevreyolu
neymiş kadınlar daha duygusalmış da olaylara objektif yaklaşamazmış. şimdi şahitlik konusun temel mesele yalan söylememektir. gayet tabi ki mantıklı, objektif yaklaşan bir insan da olayın mahiyetine göre yalan söyleyebilir. hatta ben de şunu ileri sürebilirim ki; öyle olaylar sözkonusu olabilir ki kişi mantıklı yaklaştığından ve soğukkanlı olduğundan dolayı yalan söyleyebilir duygusal olan insan ise tam da duygusallığından ötürü doğruyu söyleyebilir. o zaman da 2 erkek=1 kadın mı diyeceğiz a dostlar? mesele yalan söylememekse bu konuda duygusallığın hiçbir payı olamaz. kaldı ki duygusal olanlar sadece kadınlar mıdır? duygusal erkek yok mudur?
rose whisper rose whisper
islamda geçen ilginç bi durum.

kadınlar daha duygusalmış ışasdffkslsiii. koskoca allah'ın gerekçesine gel :)

günlük tartışmalarda karşınızdaki bunun gibi ciddiyetsiz gerekçeler uydursa suratına kocaman gülersiniz ama din böyle bi gerekçe öne sürünce bunu kabullenebiliyorsunuz mantıklıymış gibi.

ya yemin ediyorum kur'an beni insanlar yazdı diye bağırıyor ama hala siz saçmasapan içeriğine kılıf uydurmaya devam edin okey :)
1 /