26 eylül 2019 istanbul depremi

4 /
sickgod sickgod
5.8'lik bu "sarsıntı" gerçekten bi deprem olsa tesadüfen yaşadığımızı göstermiş oldu. twitterda gündeme depremle ilgili ülke gerçekleri ardı ardına düştü bunlardan birisi de e devletten afet toplanma yeri sorgulama. izmir'de şirinyer civarını bir sorgulamak istedim bilen bilir nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu iki üç bölgeden birisidir izmir'de. sonuç aşağıdaki kadar acı gözüken üç küçücük yer muhtemelen 1000 kişi kapasiteli. şirinyerde minimum 80-90 bin kişi yaşıyor.

söz konusu e devlet hizmetinden sorgulama için: www.turkiye.gov.tr



ortalık zaten karışık ortalık zaten karışık
istanbulda tam olarak 13:59:24 te yaşanmıştır.

bu tip olaylarda polemik yapmanın hurafelere inanmanın bir anlamı yoktur.
hali hazırda hiç bir uzman bu depremin 4te olacağını bilememektedir. buraları okuyup kendinizi yok yere kasmayın lütfen. eğer deprem korkunuz varsa hemen çantanıza bolca su yiyecek bisküviler vs vs koyarak deprem çantanızı hazırlayın ve sağda solda deprem anında ne yapacağınızı öğreneceğiniz videoları izleyin tatbikat yapın.

mesela uzanın yatağa ve çantanızı alıp en güvenli belirlediğiniz yere geçin ve bunu çok kısa bir sürede yapmaya çalışın. kendinizi depreme hazırlayın ve bu şekilde huzurlu şekilde uyuyabilirsiniz aksi halde hem çok fazla bilgi kirliliği mevcut.

asansöre binmeyin mesela bu ve benzeri güvenlik önlemlerini öğrenin.
809052591854 809052591854
o tarihteki en büyüğü için konuşursak;

magnitude mw 5.7
region western turkey
date time 2019-09-26 10:59:25.1 utc
location 40.87 n ; 28.19 e
depth 7 km
distances 66 km w of istanbul, turkey / pop: 11,175,000 / local time: 13:59:25.1 2019-09-26
37 km sw of büyükçekmece, turkey / pop: 164,000 / local time: 13:59:25.1 2019-09-26
23 km se of marmaraereğlisi, turkey / pop: 11,000 / local time: 13:59:25.1 2019-09-26

lokasyon;






kaynak: emsc
brsmsl brsmsl
yapılan ölçümlere göre depremin ivmesinin 0.08g civarında olduğu belirlenmiştir.
sevgili sözlük halkı şimdi diyeceksiniz ki bu adam ne saçmalıyor 0.08 nedir? g nedir?

arkadaşlar g burada sizin tahmin ettiğiniz şey değil...( g noktası ile alaksı yok )

g, m/s2 cinsinden ölçülen yer çekimi ivmesidir.
yuvarlak hesap, dünyada yer çekimi ivmesi 10 m/s2 olarak hesaba katılır. ( aslında 9.81)

bazı sivri zekalılar ve konudan uzak olan kişiler bu depremin bir şeyleri tetikleyebileceğini yazarak çizerek ortamlarda prim toplamaya çalışmaktadır.

gerçekleşen bu deprem beklenen istanbul depreminin enerjisinin boşalmasını sağlamaz ve
bu depremin beklenen istanbul depreminin enerjisinin boşaltacağını düşünenler muhtemelen 60 tonluk mavi balinaya dikiş iğnesi batırdıklarında balinanın canının çok acıyabileceğini de düşünürler.

ve aynı zamanda da bu deprem beklenen istanbul depremini de erkene almaz.

az rahat olun ve mantıklı düşünün.

yalnız bu yazdıklarımdan şöyle bir sonuç çıkartmayın;
evet ya brsmsl dedi ki istanbul depremi olmayacakmış...
tabii ki hayır beklenen istanbul depremi gerçekleşecek.

işin mühendislik boyutuna gelecek olursak;

dedim ya yaşadığımız bu depremin ivmesi sadece 0.08g idi.
peki bu bize neyi anlatır?

1) yaklaşık 20 yıldır yapılan mühendislik hesaplarında yapıların maruz kalabileceği deprem ivmesi 0.4g olarak düşünülmektedir.
evet yanlış okumadınız 0.4g. bu ivme dün yaşadığımız depremin yaklaşık 5 katıdır.
dediğim gibi bu hesaplama sadece global bir hesaplamadır.
ancak 1997 yılında yayımlanıp, 1998 yılında yürürlüğe giren deprem yönetmeliğinde konut türündeki yapıların 0.4g büyüklüğündeki ivmeye maruz kalabileceği düşünülerek tasarlanması öngörülmüştür.

2) olayı daha net anlatabilmek için bir örnek daha vermek istiyorum.
1999 yılında yaşanan korkunç depremde birkaç farklı noktada ölçülen deprem ivmesinin 0.33-0.35g mertebesinde olduğu bilinmektedir.

bu durumda aslında özellikle 1998 deprem yönetmeliğine ve daha sonraki yıllarda çıkan deprem yönetmeliğine göre projelendirilen yapıların, fen ve sanat kaidelerine göre inşa edildiği taktirde hatırı sayılır büyüklükteki depremlerde ( örnek: 1999 yılında yaşadığımız kocaeli depremi gibi ) dahi rahatlıkla ayakta durabileceği, insanların herhangi bir yara almaksızın binayı terk edebileceği ve daha sonrasında da binayı kullanmaya devam edebileceği aşikardır.

risk arz eden binalar ise özellikle 98 yılı öncesi inşa edilmiş, herhangi bir mühendislik hizmeti almamış, imar affı, imar barışı gibi saçma sapan sadece insanları yontmaya yönelik saçmalıklardan faydalanmış binalardır. bu binalarda denizden alınan kumla yapılmış betondan tut da 50 cm etriye aralığı, paslanmış donatılar dahil her türlü mühendislik dışı kavramla karşılaşabilirsiniz. zaten o yapıların yıkılması için depreme bile gerek yoktur. şansa ayakta duruyorlar.

1999 depremi meslek hayatımın ilk yıllarına tesadüf eder.
inşaat mühendisleri odası olarak olay yerinde inceleme yapmak için deprem alanına gitmiştik. işin kötü yanı o yıl korkunç bir sıcak vardı.

hani son 100.000 yılın en sıcak ağustos aylarından biriydi tamam biraz abarttım ama fena sıcaktı.

etrafa yayılan kokudan ve gördüğüm manzaranın korkunçluğundan ortama dayanamayıp izmir'e dönmüştüm.
binalar çöktüğünde yolları kapatmıştı ve enkazın altındaki insanlara yardım edecek iş makineleri enkaza ulaşmakta güçlük çekiyordu. günlerce rafineride çıkan yangını söndüremedi itfaiye.

bunları sorumsuzluk olarak yorumlamayalım. çünkü disiplinine hayran kaldığımız ve hemen her türlü olumsuz koşulu düşünen büyük mühendis toplumu japonlar bile kobe ve 2000'li yıllarda yaşadıkları depremin sonucunda ne olduğunu iyi hatırlayın.


her büyük deprem bir beklenilmezi beraberinde getirir. her büyük depremin kötü bir sürprizi vardır.
tıpkı yüz binlerce insanın tsunamide kaybolması, rafineri veya nükleer santralin patlaması gibi.

düşünsenize sabah evden çıkıyorsun çocuğunla denize girmeye plaja gidiyorsun, 30 metre boyunda bir dalga seni alıp götürüyor. ya da ne bileyim kafana 40 tonluk kiriş düşüveriyor.
deprem böyledir.

tekrar dün yaşadığımız depreme dönüp, olaya bir inşaat mühendisi perspektifinden bakacak olursak;

milyonlarca dolar harcasak da bundan daha klas bir similasyon yapamazdık.
bu yaşanan depremde yapılara etki eden deprem kuvveti, 7.0 üzeri bir depremde etki etmesi beklenen deprem kuvvetinin yaklaşık 1/5'i civarındadır. tabii sahil şeridinde oturan burjuva vatandaşlarımızı güzel bir sürpriz beklemiyor değil. genelde sahil şeridi gevşek zemine sahip olduğu için deprem dalgaları beklenenin çok çok üzerinde etki gösterir. ayrıca zeminin sıvılaşması da yüksek bir olasılıktır.

bu kadar düşük bir kuvvette dahi toplumumuzun psikolojisinin ve gsm operatörlerinin ne kadar hazırlıksız olduğu gün gibi ortadadır.

binalara gelince orası hak getire. maalesef yapı stoğumuzun büyük çoğunluğu mühendislik hizmeti almamış ve işin kötü tarafı mühendislik hizmeti alan yapıların da büyük çoğunluğu eski deprem yönetmeliklerine göre inşa edilmiş durumda...
ha bu arada bu yapıları da yeniden inşa edecek kaynağımız da yok...

yaklaşık 22 yıllık inşaat mühendisliği hayatımda yüzlerce yapının deprem hesabını yaptım ve yerinde inşasına bir şekilde katkım oldu, çok şükür elimin değdiği her yapıdan adım kadar eminim.

akşamları karşıyaka sahilinde depreme dayanıksız olduğundan emin olduğum evimin balkonunda oturup keyif çatarken yaptığım binaların hep ne derece depreme dayanıklı olduğunu düşünürüm.
nasıl bir manyağım ben gerisini siz düşünün.
ganjaman ganjaman
bu deprem olduğundan beri sabit her cisimde hafif bir hareket dahi hissetsem hemen kandilli rasathanesinden son depremlere bakıyorum. ki her bakışımda da haklı çıkıyorum. marmara denizi ile silivri açıklarında hala büyüklüğü 2 ila 4 arası değişen minik depremler oluyor.

depremin olduğu günü hatırlıyorum, normalde 7/24 rüzgar esen apronda yaprak kımıldamıyordu. havada garip bir boğucu nem vardı. hakeza 7/24 rüzgar alan terasımızda da yaprak kımıldamadı o gün. bu yüzden sonbahara girdiğimiz ve havaların artık serin geçmeye başlaması gereken şu günlerde, boğucu derecede nemli ve sıcak havalarda ekstra dikkatli olmalıyız.
2
4 /