sözlük yazarlarının korkuları

kendinibulamayankız kendinibulamayankız
benim en büyük korkularım acılar. biliyorum ki en büyük acılar en sevdiklerimin kayıplarıyla yaşanacak. sırasıyla gelirse ölüm çok yaşıcam o acıları. şimdi düşünürken bile içim burkuluyor. bugün anneannemin kolu kırıldı. sağlık problemleri var zaten bilumum, bunu da ekledik. üstüne üstlük dün de kalbini kırdım. ah bu ben. bazen gerzeğin en önde gideni oluyorum. yok yok insan istediği şeyi söylesin, okusun, konuşsun.. işte kalp kırmak bu kadar kolay. o dile hakim olamamak. yaptım eşeklik. üstüne de kolcağızını kırdı. o baktı bana, anne derim, kardeşim demez, ben derim. benim tüm küçüklüğüm, ergenliğe kadar onunla geçti. o kadar değerli. ama işte o lanet dil, o lanet bencillik. durup dururken bencilce hareket etmedim, var tabii ki birtakım nedenler ancak yapmayabilirdim bunu. her neyse konu bu değil. işte benim içim eziliyor. hep eziliyor. neden binbir zorlukla yaşama tutunmuş, gariban halleriyle çocuk büyütmüş, okutmuş insanlar yeterince kaliteli yaşamıyor diye. anneannem mesela pamuklara sarılması gerekiyor, çok rahat yaşaması gerekiyor. ama olmuyor. çünkü dayım kocaman adam olsa da anneannem hala onun peşinde. dayım neden böyle? çünkü hem bacağından sakat doğmuş hem kekeme olduğu için ezilmiş. üzerinde sarhoş ve dayakçı şerefsiz bir baba. dayılarım, annem, anneannem ve böyle lanetlenmiş bir biçimde yaşamış tüm insanlar için içim kıyılıyor. kendimi hep suçlu hissediyorum. böyle yaşayan insanlar varken ben nasıl gamsız olabilirim diye? annemi okutmuş adam etmiş anneannem, dayım olamamış, olamamış işte.. hala ona annelik ediyor.. derdi tasası o. oysa bu lanet dünyada gamsız, tasasız yaşayan o kadar mal var ki. bir de orasını burasını kırıyor, tansiyonu çıkıyor iniyor, akciğerine pıhtı atıyor.. oluyor da oluyor bir şeyler. kaybedicem onu, kaybedicez. ister istemez bunu düşünüyorum. ve bunun acısını tasavvur dahi edemiyorum. yakınlarını kaybetmiş insanların acılarını en fazla anlamaya çalışabilirim. yine de bana en çok koyan şeylerden biri de adaletsiz hayat. niye bazı insanlar tiyatroya, sinemaya, tatillere gidebiliyorken, sağlığına dikkat edebiliyorken, bazı insanlar bu saçma kültürde hayat savaşı veriyorlar? allah paranın da adaletsizliğin de belasını versin.

uçamayan uçan araba yapan siirtli

harici gazelhan harici gazelhan
uçamayan uçan arabayı 2 yıl boyunca haftada 3 gün çalışıp evdeki çamaşır makinesinin motorlarını da kullanarak 15 bin liraya imal eden siirt lidir.

17 yıllık akp iktidarı boyunca hayatı "mış gibi" yaparak yaşayanların ülkesine gayetle uygun bir uça(maya)n araçtır.

neredeyse ingilizce biliyormuşçasına "nice to meet you" diyebilen varlığıyla gurur duyuyormuş gibi yapılası benzersiiz dünya lideri rte bu projeye bi el at lo.

t24.com.tr

akayzers in penis meditasyonu tekniği

galatadanuçtum galatadanuçtum
homo olduğunu anlatabilmek için bu kadar dolambaçlı yol izlemeye gerek yoktu kanaatimce. kimsenin umursayacağını zannetmiyorum.

tanım : gizli bir homonun yürek burkan serzenişidir.
2

nice to meet you

harici gazelhan harici gazelhan
van minüts ( bir dakikalar ) düzeyinde ingilizcesi olan rte açısından bir üst kur düzeyini temsil eden cümledir.

gecenin şarkısı

psamathe psamathe



gonna take my time
ı have all the time in the world
to make you mine
it is written in the stars above
the gods decree
you'll be right here by my side
right next to me
you can run, but you cannot hide

don't say you want me
don't say you need me
don't say you love me
it's understood
don't say you're happy
out there without me
ı know you can't be
'cause it's no good

ı'll be fine
ı'll be waiting patiently
till you see the signs
and come running to my open arms
when will you realise
do we have to wait till our worlds collide
open up your eyes
you can't turn back the tide

don't say you want me
don't say you need me
don't say you love me
it's understood
don't say you're happy
out there without me
ı know you can't be
'cause it's no good

gonna take my time
ı have all the time in the world
to make you mine
it is written in the stars above

don't say you want me
don't say you need me
don't say you love me
it's understood
don't say you're happy
out there without me
ı know you can't be
'cause it's no good
devamı