2pac

1 /
hepten aykırı hepten aykırı
siyah milliyetçisi zannedilen halbuki malcolm x gibi olayı çözmüş, milliyetçi, ırkçı filan olmayan insan. hatta en çok takdir ettiği insanlardan bazıları da beyazdır. mesela tony danza, alanis morisette...
ilk önce kızılderili * ismi almış, buna bir de bi italyan ismi eklemiş * bir insanın nasıl olur da siyah milliyetçisi bir insan olduğu düşünülebilir. öyle olsaydı adı mukamba otongo hülangi filan olurdu
azureel azureel
16 haziran 1971 new york doğumlu rapçi.

·ailesi
fanatik black panthers üyelerinden oluşuyordu.
annesi amaru'ya hamileyken, bombalama suçundan 300 yıl hapse mahkum olmuş, hapiste bir süre yattıktan sonra, kendi kendisinin avukatlığını yaparak, doğumdan 1 ay önce hapisten kurtulmuştur; o derece psikopat diyelim anasına.
dedesi black panthers üyelerinin ele başları arasındaydı.
babasını ise kimse tanımıyor, tupac yani piç gibi bir şey.
üvey babası mutulu ise uyuşturucu satıcısıymış*. tupac, "bana asla gereken disiplini verememiştir" demiştir arkasından.

·gençliği
black panther filozofisi içerisinde, beyni yıkanarak geçmiştir. annesi ve üvey kız kardeşi ile new york'un sığınaklarında, evsizler evlerinde boşluk içerisindeyken, tupac günlük tutmuş ve şiirsel tarzda notlar almıştır kendisini meşgul etmek için.
12 yaşında harlem tiyatro grubuna üye olmuştur, edebi sanatlara ilgisi bu şekilde gelişmiştir. 15'inde de baltimore'da bir sanat okuluna kabul edilmiştir.
okulda, çok yetenekli ve okumaya hevesli olarak tanımlıyor öğretmenleri tupac'ı.tiyatro, bale ve diğer sanat dallarındaki başarısı; hatta ırkların eşitliği üzerine yaptığı konuşmalar da, okul dönemlerinde hep dikkat çekici olmuştur.
bu dönemde, yakın arkadaşlarından birisinin öldürülmesinin ardından, silahları ve şiddeti kontrol etmek üzerine yazdığı "mc new york" isimli şarkısı, ilk rap denemesidir.
okula başlamasının sadece 2 yıl ardından baltimore'dan taşınınca, sanat okulunu bırakmak zorunda kalmış ve bu durumu "yoldan çıktığım an" olarak tanımlamıştır.
polis şiddetinin üzerine söylediği sözler ve yüksek seste müzik ile de tepkisini dile getirmesiyle, uzunca süre polisleri uğraştırmıştır.
1988 senesinde, silahlı soygun suçlaması ile üvey babası mutulu, 60 yıl hapse mahkum olmuştur ve tupac iyice zıvanadan çıkmıştır.
bu dönemde uyuşturucu satıcılığına başlamıştır. aynı zamanda pezevenklikten gaspa kadar her boku yemiş, pisliğe iyice bulanmıştır. işlerine ek olarak, bu çevreden edindiği arkadaşları ile de rap müziğe ilgisi ve ayırdığı zamanı artmıştır.
ray luv ile arkadaşlığı başladıktan bi süre sonra, "strictly dope" isimli bir rap grubu kurmuşlardır.
tupac giderek becerisiyle yükselmiş ve digital underground bünyesine katılmıştır. kariyerinin başlangıcı olarak burayı kabul edebiliriz.
digital underground bünyesinde, eskiden hazırladığı şiirler de kullanılarak, tupac'ın yükselişi başlamıştır (1990-1971=19 yaşında evet)

sonrasını biliyorsunuz, özetle hızlı yaşadı, genç öldü.
azureel azureel
kimilerine göre kel ve kördü, ölümünün ardından sırma saçlı badem gözlü oldu. acıları çekti gençliği geride kaldı; fakir edebiyatı ve ırkçılık üzerinden sadece piyasada kaldı.

·paranın dibine vurup, gökdelenlerde "zenciler ezilemez" diyerek kardeşlerinin duyguları üzerinden, aç insanlarının sırtında gömlek yokken aldığı albümler ile parayı toparlayan güruhta her almış sayılmaz mı bu abimiz;
·kendilerini ezdiklerini söyledikleri beyazların düzeninde, hapishane'de bile rahat rahat yatmışlığı bulunan abimizin tuzu ıslak mıdır;
·asıl kışkırtıcılık yapıp düzeni bozanın kendisi olmadığı, ailesinden ve içinden geldiği çevrenin, şiddet ile çözüm arayan bir platforma dahil oldukları için gençlere şiddeti doğru bir hak arama yolu olarak göstermesi ne kadar örnek alınası;

tartışılır. hem tartışalım, araştıralım ki öğrenelim (bkz: bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak).

edit : müziği kabul görmüş bir tarzdır, ve güzeldir de*. politik kimliği ve felsefesi ile idol ilan edilmesi ise tartışılmalıdır.

ek : benjamin; deli cevat'ın kulağına söyledi az önce: "memlekette örnek alınacak adam mı kalmadı cevat abi".
hepten aykırı hepten aykırı
2pac, 2pac sen kalk. biz yatak
hakkında pezevenk, piç, hatta ve hatta terörist, halk düşmanı dense de kralımız olan, üç beş zibidi dışında cümle alemin saygı duyduğu, siyah elvis diye de nitelendirilen, herşeyden önce filozof, fakirken çektiklerini anlatınca fakir edebiyatı yapıyor denen ama siyah beyaz demeden yoksul halk için yardım dernekleri kurmuş, yürütmüş olduğu bilinmeyen, zaten bu yönünü de göstermeyecek kadar alçak gönüllü, bilinen tüm ayarların tasarlayıcısı, büyük adam, deha, flow manyağı, bu alemde kral ademoğlu.
(bkz: öl de öleyim abi)
daghan daghan
west coast denince n.w.a den sonra akla gelen ve gençliğinde kool g rap gibi bir üstad'ı dinleyen yarı ölü rap prensi...
poetic justice poetic justice
16.06.1971 - 13.09.1996
asıl ismi lesane parish crooks..
"uğrunda yaşayacağın bir şey yoksa,uğrunda öleceğin bir şey bul" diyen annesi afeni shakur.aile üyeleri black panther kurucularından.ard arda aldığı ödüller ve hızlı yükselişi,insanların onun söylediği gerçeklerin farkına varması dönemin hükümeti tarafından tedirginlikle karşılandı. "bizim toplumumuzda böyle bi adamın yeri yok" dediler,suçsuz yere hapis yattı,kırmızı ışıkta geçerken sebepsiz yere gözaltına alınıp hırpalandı,sonra da insanlar kalkıp tupac ın neden polis,hükümet ve abd karşıtı sözler yazdığını sorguladılar aptalca.. "yazdığım her şiirin geçmişte yaşadığım bi olayla mutlaka alakası vardır" diyor mr. shakur. ilk iki albümünden sonra oldukça iyi bi geliri vardı,tek derdi para kazanmak olsa,bi kenara çekilip,sert,muhalif tarzını değiştirip keyfine bakabilir di..ama yapmadı çünkü mücadele etme bişeyleri değiştirme,aksayan yönleri işaret etme onun doğasında var..belki de adını aldığı tupac amaru ismi bunu gerektirdi.
2 hafta içinde 12 parça yapabilcek kadar dolu,birikimleri,söyliyeceği sözler olan sen bi senesini stüdyoda geçiren,öleceğini hisseden resurrection da" ben ölsemde albümlerim hazır" beni dinlediğiniz sürece kalbinizde yeniden doğacağım" diyor
bugüne dek sattığı 33,5 milyondan fazla albümle,çıkardığı 13 albümle yaşarken efsane olanlardandır..geçtiğimiz günlerde kendisinin heykeli dikilmiştir abd de.
heykelin altındaki taşta şunlar yazıyor. "dünya yı belki değişteremem ama,dünyayı değiştirebilecek insanlara ilham kaynağı olacağım.

edit:lüks arabalara binip,lüks yerlerde yaşıyor diye söylenenler olur herzaman ama hangimizin 10milyon doları olduğunda gecekondu da yaşamaya devam ederiz,tupac en ünlü olduğu dönemde bile siyahlar için düzenlenen konferanslara katılıp,konuşmalarını yapmaya devam etmiş,ben parayı buldum artık işime bakarım dememiştir asla..resurrection da o dönemlerde malcolm x in derneği tarafından düzenlenen toplantıda yaptığı konuşma mevcut..isteyen izler.
gestalt gestalt
ölümü aslında bir çok komplo teorilerinin ortaya çıkmasına sebep olsa da kabul edilen bazı gerçekler vardır. biggie (notorious b.ı.g) ile aralarının açılması sonucunda gerek bire bir gerek işin içine şarkıları katarak başlayan atışmalar bir süre sonra düşmanlığa dönüşür (hit'em up şarkısını dinleyin). ölüler diyarının kapısına ilk geldiği gün kafasına da dahil olmak üzere 5 kurşun yedikten sonra yine de hayatta kalmayı başarıp aynen geri yollanmıştır dünyaya. olayın olduğu gece kendi anlattığı kadarıyla binanın üst katında puff daddy (simdiki p. diddy) ve biggie smalls kumar masası basındayken iceri giren silahlı adamlar asansörden inen tupac'ı kuşun yağmuruna tutuyor. tupac çok büyük şans eseri beynine isabet etmeyen kurşun sayesinde hayatta kalıyor. asansörün kapısı birdaha açıldığında karşısında p.daddy ve biggieyi kumar masasında görüyor ve o an west side east side savaşı resmen başlıyor. kılını bile kıpırdatmayan kumar masası sakinleri vurulmuş olan tupac'ı iplemiyolar bile. bu olaydan sonra tupacın yazdıgı hit'em up şarkısında biggie ye nerdeyse ana avrat düz gidiyor (senin karını nası becerdim falan filan diyor)
neyse piyasa kızışıyo savaş başlıyo aralarında düşmanlık derken olay tupacın öldürüldüğü gece deathrow recordsun sahibi biggienin adamlarından birinin ağzının burnunun kırılmasıyla başlıyor. ve o gecede bizim tupac mike tysonun box maçını izlemek için las vegastaki casinoya gidiyor. olay olduktan sonra tupacı arabada kurşunluyolar. direk akla gelen ilk şey acaba biggiemi öldürttü tupacı? biggie kaç kilo? biggie kiminle nerede? gibi sorular olsa da asıl büyük soru işareti tupacın gerçekten ölüp ölmediği. çünkü rivayete göre tupac hala yaşıyor. hayır kalbimizde değil dışarda bir yerlerde. elvis e de aynısı denmişti ama bi sonuç alınamadı. adam hala ölü.
wolfshade wolfshade
"öldü, ölmedi, saklanıyor, gelecek" spekülasyonu konusunda tek rakibi ahmet kaya'dır.

şunu duyarsak şaşırmayalım:

"2pac ile ahmet kaya ölmemiş. en son fransa'nın bir köyünde albüm hazırlıkları yaparken görülmüşler."
1 /