775 bin kişinin tyt den barajı geçememesi

kır bahçesi kır bahçesi
1 milyon 761 bin kişi 150 barajını geçmiş sınava giren 2 milyon 375 bin kişidir.


eski şartlarda olsa 180 barajı kıstas kabul edilseydi.1 milyon 276 bin kişi yani yarı yarıya kişi barajı geçememiş kişi olacaktı.

yanılıyor muyum bilmiyorum.bu büyük felaket.

bunda eski ygs lys sisteminin dönüşümünde kanaatime göre en çok sözelciler mağdur oldu.matematikin etkisi artırıldı.bunun sebebi bu olabilir mi?

furious furious
bunun sebebi bence öğrencilerin mal olması. liseden çıkalı(atılalı!) 9 sene oldu benim, barajın çook çok üstünde puan aldım bu seneki sınavdan. hiç ders de çalışmadım. matematikte sadece mantığa oturacak soruları çözdüm 14 soru çözdüm 2 yanlışım var. sosyalden 15-3 yapmışım. bu kadar zor değil, hatta sınav hiç zor değildi. 1 sene hazırlansam ciddi ciddi full çekerdim şu sınavdan.




aha aynı bu hesap, sınav kolaydı bence barajı geçemeyenler geri zekâlı.
platonun ütopyası platonun ütopyası
850.den bildiriyorum.sınav kolay falan değildi.
lakin barajı geçmek bir başarı kıstası değil.

türkiye'de üniversitelerin durumu ve niteliği düşünülürse %10luk dilime girmeyenin kazandığı okul bir işe yaramaz. sadece 4 sene öğrenci hayatı yaşar.

bu barajı geçemeyen de kusura bakmasın ama adamım diye dolaşmasın. adını soyadını bile kodlamayı bilmiyor olmalı.
kukunhalauzerimde kukunhalauzerimde
şaşırılmaması gereken durum. %75 gibi bir barajı geçme oranı var. bundan 13-14 yıl önce bu oran %80 civarındaydı. eğitim siteminin bu kadar ellendiği bir ortamda bu orana gelmesi bence mucize bile.
meşa meşa
yeterince ince düşünceli, hassas bir ülke olsaydık böyle bi istatistik olmazdı. mesela sistem kitlenmesin diye tek çözümü sınavı gecenin bi yarısı açıklamak gibi ilkel bi yöntemde bulan kişiler, daha profesyonel ve hassas düşünseydi, kimse sınavda o piti piti yapmazdı. onların da profesyonel fikirleri olurdu ve bu şekilde yanlışlar doğruları götürmezdi.
müsait bir yerde lütfen müsait bir yerde lütfen
adamın biri uyuyor, uyuyanıyor, bir rüya görüyor ve sonrasında rüyası gerçek olsun diye o sabah o işe girişiyor. ülkede hiçbir iş sistemli değil. nereye giderseniz gidin hep ayaküstü, son dakika, toplama, bu da böyle olsun kafasıyla. memuru da böyle halkı da böyle.


99'larda yanlış olmasın bir gecede binlerce insan, yüksek okul ya da lisans mezunu olmasına rağmen öğretmen oldu! çünkü ihtiyaç vardı!
günümüzde bakıyorsunuz bir boş vermişlik almış başını gidiyor. öğretmenlik için esasında mümkün olsa mülakat(?!) değil "vicdan sınavı" yapılması gerekiyor ama insanlar yazın tatil, kışın tatil mantığıyla bu mesleği tercih eder durumdalar. öabt için yeterli bir baraj sınavı yok. mesela, düşünün fen bilgisi öğretmenlerinin alan ortalama neti 9,5! buna rağmen öğretmen olarak atanıyorlarsa ya eğitim fakültesinde verilen eğitimde bir sıkıntı var ya da öabt sınavında dimi? 2010'du sanırım olimpiyatlarda sonuncu olduk, dünya bizle dalga geçti, hemen beden eğitimi ders saatleri artırıldı. öğretmen atama kontenjanları artırıldı. atama puanları çok düşüktü herkes besyocu oldu, şimdi durum ne, beden eğitimi seçmeli ders oldu.


5+3 sisteminden 4+4'e geçildi bir anda. o kadar sınıf öğretmeni norm dışı kaldı, bunları açıkta ne kadar branş varsa oraya verdiler sırf hazineden para çıkmasın diye. düşünün, sınıf öğretmeni, türk dili ve edebiyatı oldu lan, şaka gibi! yapılandırmacılıkla iingilizce revaçta ve ingilizce öğretmenliği, ingiliz dili ve edebiyatı göz bebeği oldu keza anaokulu öğretmenliği de. imam hatipler aşkına 5 bin nüfusu, 4 tane lisesi olan ilçeye kocaman imam hatip lisesi yapıp içini dolduramadıklarını biliyorum. bunlar bizim paralarımız. kendi yanınızdaki yörenizdekileri siz düşünün.


fen lisesi öğrencileri neden hep başarılı, zaten potansiyelleri oldukları için değil. önceden öğretmenler fen lisesinde çalışabilmek için sınava giriyordu. bunlar n'aptı o sınavı da kaldırdı. yetmedi sırf imam hatipler başarısız olmasın diye belli yerlerdeki fen lisesi öğretmenlerini imam hatip liselerine verdi.


aöf ön lisans ilahiyat mezunlarını bile din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni yaptılar! kimi görsen alakalı alakasız atama puanı düşük diye ilahiyat okudu hâlâ okuyanlar var ve nihayet yığılma ile onların öabt barajı 78'lere dayandı, allah'tan dilerim 90'u bulur. çünkü biz millet olarak böyleyiz. insanlar meslek seçerken bile gündemde revaç olan neyse oraya koşup yığılma ile orayı da tıkıyor.

meb'de ve diğer kamu kuruluşlarında dinazorlar var arkadaşlar. bir insan akademisyen değilse 50'sinden sonra ne verebilir gerçekten. kaldı ki mevcut sistemsizlikte de öğretmenlerin neyi bilip neyi bilmediği bile şüpheli. çünkü eğitim fakültesi müfredatları yenilenmeli, yetmiyor. onların lisans hayatı, alan eğitiminden ziyade pedagoji ağırlıklı olarak gidiyor ve alan ortalamaları fen bilgisi öğretmenleri gibi 9,5'ta kalıyor.

nesle bakıyorsunuz çoğunun ağzı bir karış havada, sosyal medya canavarı, hazırcı, yozlaşmış bir şekilde birçok şeyi birçok şeyle karıştıran, saygısızlığı ifade özgürlüğü, ahlaksızlığı bireysel özgürlük zanneden çocuklar. bunlara hocalar istese de ders anlatamıyor. diğer tarafa bakıyorsun pırıl pırıl çocuklar, almaya ve öğrenmeye endeksli, onların da başında doğru düzgün hoca yok. 2000'den sonraki nesil fecaat.

fatih projesi dediler, öğretmenleri tembelliğe alıştırdılar. kime sorsam herkeste bir slayt aşkı. fizik, matematik, geometri öğretmenleri mecburi olarak soru çözümlerine kolaylık diye kullanıyor, sözelciler öylesine kullanıyor. bana sorsanız öğretmen için de öğrenci için de en iyisi beyaz tahta. geleneksel yöntem. slayt öğretmenliği için okula gerek yok ki çocuk evde açar, okur zaten slaytını dimi?


millî eğitim okullarını denetlemiyor, her yer değneksiz köy. müdür hocaları, hocalar müdürü idare ediyor, kafalarına göre takılıyorlar. onlardan farklı iseniz de el birliği ile sizi göndermek için her şeyi yapıyorlar. çok ciddi bir disiplin sorunu var.

meb, okullardaki öğretmenlerine alanından her yıl sınav yapsa ve koyduğu barajı geçemeyeni dehlese, gerçekten sürekli olarak okullarını denetlese çok açık ve net söylüyorum çocuklar alır yürür...
şimdi çoğunuz bilmiyor öğretmenliklerde alan sınavı var bu sınav 2014 / 2015'te geldi. daha önce atananların hepsi genel kültür / yetenek ve eğitim bilimleri sınavı ile girdi. yeni mezunları falan beğenmeyip dudak kıvıranlar var ya onlar yeni mezunlar kadar öabt'ye maruz kalmış değil ve yeni mezunların aldığı puanı bile alamaz çoğu emin olun.



finlandiya eğitim sistemi diyecek arkadaşlara da şunu diyeyim, finlandiya'nın nüfusu 5 milyon. oradaki öğrenci potansiyeli ile türkiye'deki öğrenci potansiyeli bir olamaz ve bu sistem bu şartlarda bizde asla uygulanamaz.


yapılacaklar: sürekli sınav sistemi değiştirilmeyecek.
müfredatlar geliştirilip zenginleştirilecek.
eğitim fakültelerinin müfredatları tekrar düzenlenecek.
öabt için branş ne olursa olsun tüm öğretmenlere bir baraj konulacak.
meb'deki dinazorlar emekli edilecek.
meb öğretmenlerine her yıl alan sınavı uygulayacak.
meb okulları ve bilhassa il / ilçe milli eğitim müdürlükleri çok sıkı denetlenecek.
her yere imam hatip lisesi/ orta okulu açılmayacak.
o bütçe meb'deki diğer eksiklikler için kullanılacak.

ülkede öğretmen ihtiyacı hesaplaması yapılıp üniversitelerdeki kontenjanlar ya minimuma çekilecek ya da kapatılacak ve akademisyenler de yurt dışına gönderilip alanlarında ekstra eğitim/ araştırma/ çalışmalar istenecek. gençler de üniversite okumak için okumak, devlet politikalarına bakarak bölüm/ meslek tercih etmek yerine daha ciddi ve kalıcı tercihler yapmak için uğraşacak.


hatta var ya belli başlı üniversiteler dışında birçok üniversite kapatılabilir. en azından nicelik olarak değil nitelik olarak bir başarı yakalarız. 24 yaşından sonra kimse zanaat sahibi de olamıyor.
6
denizin anası denizin anası
şaşirmadim,sadece üzüldüm.son yillarda doğru giden ne var da eğitim sistemi düzgün olsun?hak,hukuk,iş,eğitim,sağlik,ulaşim ve buna benzeyen bir sürü insani ihtiyaç ve yetersizlikleri.hayatimizin baş köşesinde olan sorunlar bunlar değil mi ki zaten?çocuklar baraji geçse ne olur geçmese ne olur?üniversiteyi bitirse ne olur bitirmese ne olur allah aşkina?