9 eylül izmir in kurtuluşu

mr spack mr spack
bu toprakları
ingilize ya da yunana değil
bana bıraktıkları için,
yurtsuz ve bayraksız yaşamak yerine bana vatan ve bayrak teslim ettikleri için

şehitlerimize rahmet diliyorum,

gazilerin ve mustafa kemalin önünde saygıyla eğiliyorum.

edit: ahaha oğlum eksileyenler var lan resmen.
sen eksile yorgo, bu baba akşam alsancakta 9 eylül şerefine biralar affetmez.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
(..)
"bir rüya görmüş gibiyim." dedi.
karabasanla başlayan 3 yıl 3 ay 22 gün süren, mucizeyle biten bir rüya...
çiçekler açıyordu izmir'in dağlarında.
yıllar sonra o anı anlatırken, "sağ elimde tabanca, sol elimde idam sehpası, samsun'dan izmir'e öyle geldim." diyecekti.




iyi ki doğdun izmir
yo mr white yo mr white
"ben bütün izmir'i ve izmirlileri severim. güzel izmir'in temiz kalpli insanlarının da beni sevdiklerinden eminim...
bütün cihat işitsin ki efendiler artık izmir hiçbir kirli ayağın üzerine basamayacağı kutsal bir topraktır..." m.kemal atatürk.

smyrna mı? yok canım izmir'dir orası.


revoluce revoluce
eylül'ün dokuzunda, izmir düşmandan temizlenmişti. mustafa kemal, ertesi gün arkadaşlarıyla yola çıktı. beş arabayı zeytin dallarıyla süslemişlerdi. bu memleket, barış içinde yaşayacaktı artık. arabada başyaveri salih'le fevzi paşa vardı. belkahve'ye geldiklerinde izmir göründü.
"burada dur!" dedi şoföre mustafa kemal. indiler. bir incir ağacının gölgesinde durdular. incirler olgunlaşmış, sapsarı olmuştu. bir tane incir koparıp yedi. diğerleri de arabalarından inmişlerdi.
" bakın!" dedi. eliyle kadifekale'yi gösterdi. "bayrağımız dalgalanıyor."
hepsi başını o yöne çevirdi. yürekleri gururla doldu. bir süre izmir'i seyrettiler.
.
.
.
birkaç gün içinde bu huzurlu günlere büyük bir gölge düştü. şehirde kimin çıkardığı bilinmeyen büyük bir yangın çıkmıştı. bir ermeni örgütünün çıkardığından söz etseler de suçluları bulamadılar. kimileri de yangının türkler tarafından çıkarıldığını iddia ediyordu. kim böyle bir çılgınlık yapardı ki ve neden? canları pahasına savundukları ülkesini kim bu hale getirirdi?
yangın hiç durmadan ve hız kesmeden devam ediyor, koca şehir çatır çatır yanıyordu. halk, denize doğru kaçıyordu. denize atlayanların, boğulanların sesleri körfezde yankılandı. yabancı olanlar gemilere binerek yangından kaçtılar. izmir halkı ise nereye gideceğini şaşırdı. ertesi gün rüzgar yön değiştirip yangın hafiflese de birkaç gün daha sürdü. canla başla yangını söndürmeye uğraşıyorlardı. karargahlarının balkonundan yangına bakarken salih bey, mustafa kemal'in yangına çok üzüldüğünü düşünerek onu teselliye çalışıyordu.
mustafa kemal ona döndü.
"önemli değil!" dedi. "düşmanlarımız bize yanmış, yıkılmış bir şehir bırakmayı düşünmüşler demek ki. bu yangının hakkından eninde sonunda geleceğiz. yanmış yıkılmış izmir'in yerine öyle muhteşem bir izmir yapacağız ki, düşmanlar kıskançlığından çatlayacak"

ismet orhan- atatürk'ü ben öldürdüm

izmir ilk defa yanmıyor yani.
küllerinden doğmaya alışkın bu güzel şehir.
selam olsun.
tüm şehitlerin ruhları şad olsun...