acımak

1 /
anosias anosias
reşat nuri güntekin'in ustalıkla kaleme alınmış, kısacık ve sürükleyici romanıdır. kitaba başlangıç ve arka sayfa yazısı okunduğunda kitabın baş karakterinin zehra isimli bir öğretmen olduğu izlenime varılır ki bu yanlıştır. aslında kitabun ana kahramanı zehranın babası mürşit efendidir.

zehra ile çalıkuşundaki feride arasında benzerlikler vardır. bunların en göze batanı; ikisinin de istanbuldan kaçmak isteyen öğretmenler olmaları ve çareyi anadoludaki küçük kasabalarda öğretmenlik yapmakta bulmalarıdır.

zehra, okulu bitirdikten sonra hemen anadoludaki küçük bir köye öğretmenlik yapmaya gitmiş ve buradaki herkese kendini sevdirerek, önemli bir yer edinmiştir. herkes tarafından mükemmel insan, mükemmel eğitimci olarak tasvir edilen bu genç öğretmenin ise tek bir eksiği vardır: acımak. küçükken yaşadığı olaylar yüzünden acıma duygusunu kaybeden zehra öğretmenin, küçüklüğünde yaşadıklarını okuduktan sonra, bir de olaylara babasının yazdığı günlükten bakılınca, hayatın en büyük gerçeklerinden biri ortaya çıkar. aslında her zaman gördüklerimiz doğru değildir, en azından bizim anladığımız gibi değildir.
vincent vega vincent vega
türk milleti için 1990 kamerun ingiltere maçında doruğa çıkmış olan duygu.

millet olarak sel sefil olan herkese acımamız ilginç bir yönümüz herhalde adolf hitler hastalansa saç sakal birbirine karışsa onada "vah yazıkk" diyebilme kapasitesine sahibiz halk olarak. tabi bu ii bir yönümüz mü yoksa kötü mü orası yoruma açık.
elveda elveda
caresiz, bitmiş tükenmiş, hayattın içinde sıkışmış, hayatta ki amaçlarını yitirmiş ne istediğini bilmeyen birine duyulan his!
dna dna
reşat nuri güntekin in 2 saat içerisinde okunup bitirilebilinecek harika bir üslupla yazılmış romanı. orta okulda okumuş iki günde bitirip çok ağlamıştım. çalıkuşu ile aynı konuya sahip olmasa da yer yer benzerlikler içerir. mutlaka okunması gereken romanlardan. kabaca konusu:

zehra, okuldan sonra istanbuldan anadoluya kaçmış vefakar bir öğretmendir. ailesi dağılmış, bunun suçunu babasına yüklemiş ondan nefret etmiştir. babasının ağır hasta olduğu haberini alıp istanbula hareket eder fakat yetiştiğinde babası ölmüştür. odasında bulduğu babasına ait bir günlük bildiği gerçekleri büsbütün değiştirecektir.
heidi heidi
gözünüzün önünde derin bir kesikle içinizin çıkarılması, masaya yatırılması ve sanki kör bir bıçakla kıyılıyor hissidir. tekrar parçalanmışları içeri tıkmak değil de, onları masada bırakıp gitmek istersiniz, doğrulur ama kalkamazsınız, ölemezsiniz de...
metropolsalagi metropolsalagi
global manyak ve aynı zamanda zeka küpü olan adolf hitler'in 'acımak' konusundaki sözü insanın tüylerini diken diken eder. söz tastamam doğru olmakla beraber,hitlerin şahsında anlam bulması bir o kadar da tehlikelidir. şudur:"acımak,doğaya ihanet etmektir."
polikina polikina
reşat nuri güntekin'in romanı ayrıca trt'nin başarılı roman uyarlamalarından biri. yaprak dökümü'nin başına gelenleri görünce, ay yapım acımak'a el atsa neler olur diye bir düşündüm. sakın ha......
piedra piedra
"acımak...ben insan ruhundaki derinliğin ancak onunla ölçülebileceğine kaniim.evet,dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi,insanlığımızın derecesini öğretir..." denir kitapta.

nitekim acıma duygusu ve affedebilme yeteneğinden yoksun olan zehra da gerçekleri acı bir şekilde öğrenir.çalıkuşu'ndaki neşeli havanın aksine burada zehra'nın yüreği gibi taş kesilirsiniz önce.sonrasında ise hem kendi hatalarınızın verdiği pişmanlık hem de tanıdığınız bu tarz insanlara karşı "acıma" duygusuyla dolu bir şekilde kitabı bitirirsiniz.

"zehra,birkaç gün sonra anadolu'daki mektebine döndü.muallimin artık bir eksiği kalmamıştı.acımayı öğrenmişti."
idiot idiot
acı duygusundan çok kendinin, içinin acıması ile anlam kazanacak mastar ile çekimlenmiş isim soylu sözcük ve de duygu adı.


acıyor içim bu gece. nedenini bilmez gibi yapsam da şarkılar bildiriyor bana. ben seni özledim, seni sadece bir kez görsem de. o iki gün öyle yetti ki senliliğe alışmaya. şimdi öyle koyuyor ki içim acıyor.
1 /