akademisyen acımasızlığı

kendinibulamayankız kendinibulamayankız
var olan acımasızlıktır. akademisyenleri birer ruh emici olarak düşünürsek asistanlar birer dudley'dir. akademisyenleri vampir olarak düşünürsek asistanlar bu vampirlerin susuzluklarını giderdikleri yegane besindir. akademisyenleri ahtapot olarak düşünürsek bu ahtapotların kollarıyla sardıkları zavallılardır asistanlar. akademisyenler eğer ki pitonsalar asistanlar bu pitonların dolandıkları, nefes alamayan biçare canlılardır. akademisyen tüm gün gezer, tozar, sohbet eder, yer içer, keyfine bakar, asistan bütün gün koşturur, çabalar, işleri yetiştirmeye çalışır. sonra akademisyen gezmeden döner ve yeni iş yığınları verir asistana. bu döngü böyle sürer, ta ki asistan yok olup atmosfere karışana kadar. ama akademisyen doymaz, bir asistan daha bulur kendine, tazecik, çıtır çıtır... bu asla bitmez.
la bocca della verita la bocca della verita
evet var böyle bir şey. bu sene x gibi bir dersi alttan alanlarla birlikte 560 kişi alıyoruz. düşünün 560 kişi. sınav sonuçları sınavlar 3 hafta önce bitmesine rağmen yeni aciklandi.

ve millet hep 12,20,30 biçiminde notlar almış. ( ne bekliyorsunuz ki nerdeyse 300 kişi falan tekrar alıyor bu dersi.)
adam zevkine bırakıyor milleti hahaha.

millet şimdi finallerde asla gecemeyecek. neden mi ? çünkü kitabın tamamından sorumluyuz.