ali babacan

2 /
halikarnas halikarnas
"sayın bakan biraz gülümseyerek konuşunuz" ibaresini bir türlü beceremeyen ve dikkatli bakınca zaman zaman"adamın suratına pişpiş pişkin gülen izlenimi sunan", akp hükümetinin ağır toplarından, genç yaşta 70 kusur milyonu temsilen önce avrupa birliği ve müzakereler konusunda başı çeken isim. yeni hükümetin kurulmasıyla dışişleri bakanı olup en son recep tayyip erdoğan ile george bush un beyaz saraydaki özel toplantısına sekreter ve çevirmen olarak katılan türk genci.
ekipler amiri kenan ekipler amiri kenan
ispanya kralı tarafından tercüman sanılan dışişleri bakanı. olay şöyle gelişmektedir. ispanya' ya ziyarete giden yüce kişilik recep tayyip erdoğan ispanya kralıyla tokalaştıktan sonra, ingilizce olarak aşağıdaki diyalog meydana gelir.

kral: ne zaman geldiniz?
rte: ...(soruyu anlamadı ya da anladı ama kuracağı cümleyi düşünerek kralın suratına bakıyor)
bu noktada ali babacan devreye girer: dün geldi.
kral: siz tercümanı mısınız?
ali babacan: hayır, ben bakanım.
strangelove strangelove
"müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor" diye ab dış ilişkiler üyelerine hitap eden ve farkında olmadan kendisini ve partisini aptal yerine koymuş dışişleri bakanımızdır.

demezler mi halkın yarısı size oy verdi?
-evet!
siz bu oyları dini özgürlük bilmemne diye toplamadınız mı?
-evet!
ya demezler mi sana siz iktidarda mısınız?
-evet!
o zaman bi zahmet bize konuşacağına git çöz derdini iktidarda değil misin? halk desteğini vermiyor mu? da demezler mi. normalde iktidarlar kendi seçmenlerinin sorunlarını çözer ya avrupada sen de çöz?

sana da gülmezler mi? konu salağı olmaz mısın? iktidardayken daha hala nasıl mazlum taklidi yaparsın? hadi diplomasi de mi bilmezsin? elaleme kendi ülkeni ve kendi iktidarını şikayet etmek de ne demek?
(şimdi izin vermiyorlar deme halk istedikten sonra asker ancak web sitesinde yazı yazar, anayasayı da delmedikçe çatır çatır da istediğini yaparsın)

(bkz: babacan: müslüman çoğunluk da dini özgürlükle ilgili sorun yaşıyor - milliyet haber dışişleri bakanı ve başmüzakereci ali babacan, türkiye'de sadece gayrimüslim azınlıklar değil, müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorun... milliyet )
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
umuyorum ki, son gafını ağzından söz kaçırma veya oy kaygısı ile yapmıştır. diğer alternatifleri düşünmek, ciddi ciddi türkiye cumhuriyeti'ni bu şekilde eleştiren bir kişinin yürütmenin en önemli organlarından birinin başına getirilmesi bile çok ürkütücüdür.

bir de insan sormadan edemiyor. sayın bakanım, madem milleti temsil ediyorsunuz, 6 senedir akp hükümeti iktidarda ve meclisin salt çoğunluğu akp elinde. kimi kime şikayet ediyorsunuz? akp'yi ab'ye mi, yoksa kimi?
sadomasochistic sadomasochistic
türkiye'de vekil görevi üstlenmesinden çok fazla rahatsız olduğum adam. bir konferans esnasında 'terörist varsa ben konuşmam' demiş kendisi. lunaparkta sanıyor galiba kendini. 'müslüman çoğunluk dinini yaşayamıyor' diye de eklemiş bir konuşmasında. ajitasyondan başka türkiye için ne yapmış ki bu adam ve yandaşları. benim yazıcaklarım konsepte aykırı gelebilir diye fazla uzatmayacağım. senin olduğun yerde türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkes utanç duymalıdır kendinden. ama halen pohpohlanıyor bu tip insanlar! etrafımda herkes açken, bu adam halihazırda koltuğunun üzerinde para basıyor kendi kasasına. yok yok konuşmayacağım, susmam gerek...
maximus maximus
ab'de yaptığı konuşmayla ilgili sorulan soruya evirip çevirip kıvırtıp adam gibi bir yanıt vermeyen yanar döner politikacı. ben 3 kez okudum sorunun yanıtını bulamadım. soran gazeteci de bulamamış ki en sonunda belirtmiş ama bizimki kendine yakışan bir cevapla aklı sıra ders vermiş. olay şu şekilde cereyan etmiş:

washington'daki toplantının soru-cevap bölümünde bir gazeteci babacan'a, "geçen hafta brüksel'de, türkiye'deki müslümanların bazı problemleri olduğunu söylediniz. ben bu problemlerin ne olduğunu merak ediyorum" demesi üzerine babacan şunları söyledi:

"sadece son beş yıldaki reform sürecimize bakalım. pek çok reformlar yaptık, demokrasimizi derinleştirdik, temel haklarımızı iyileştirecek reformlar yaptık, hukuk kurallarının daha iyi işlemesini garanti altına alacak reformlar yaptık. bu reformlar, türkiye'nin her bir vatandaşı için yapıldı. ne reform yapıldıysa, dini, kültürel, etnik durum gözetilmeksizin, türkiye'nin bütün vatandaşlarının koşullarını iyileştirmek için yaptık. ben çok açık olduğumuzu düşünüyorum. gerçeklerle yüzleşmeliyiz. problemler hakkında konuşmazsak, o zaman çözüm de bulamayız. 2002'de bizim yaptığımız da buydu. önümüzde büyük bir listeyle geldik. problemlerle teker teker başa çıktık. ne yaptıysak bütün ülke için yaptık."

babacan, bu reformların ab üyelik müzakereleri çerçevesinde yapıldığını, ancak ab tarafından empoze edilmediğini, hükümet tarafından, türk halkına daha fazla özgürlük getirilmesi olarak görüldüğünü ifade etti.

ali babacan, "halkımız demokrasinin derinleşmesinden, uygulamaların ilerlemesinden yarar görecektir. bu nedenle de devam etmeliyiz. mükemmel değiliz. bunu kabul etmeliyiz. çok şey yaptık, ancak halen yapılması gereken çok şey var. önümüzde uzun bir reform listesi var" dedi.

"benim partim ve hükümetimin ilerlemekten çıkarı var" diye konuşan babacan, gazetecinin, "sorumu yanıtlamadınız" demesi üzerine, "çok dikkatli dinlemeniz lazım" cevabını verdi.

haber.turk.net - turknet turk
hobitimben hobitimben
kendi ülkesini yurtdışında ab ye şikayet eden yegane dışişleribakanı bu olay sadece türkiye de olur çünkü başka bir ülkede olsa o kişi bırakın dış işleri bakanlığını vekil bile olamaz bir daha. t.c dış politikasını akp lobisi haline getirmiş her gördüğümde adnan menderes'i görüğümü düşünmeme ve daha çok öfke duymama sebep olan kişi.
edit vakti gelmiştir, kendisi gürcistan-rusya gerginliğini yeni bahane olarak kullanmayı kafasına koyan bush hazretleri boğazları kullanmaya kalkınca apar topar brüksel e giden ağa babalarına gidip möntrö'yü bir güzel hemde ikinici defa deldirmiş dış işleri bakanı acaba condi abd'de bu kadar aleyhte karar alsa kaç dakika yerinde kalabilir diye düşündürüyor beni.
altlejant altlejant
ailenin yabancı dilde eğitim veren üniversitede okumuş zeki , küçük çocuğu. " rıza, git bak bakalım turisler ne istiyormuş" diyen esnaf ve oğlu arasındaki ilişki gibi tayyip erdoğan'la arasındaki.
çokça "passive" yapılı kelime grupları ile süslenmiş "relative clause"ları birbirine diline kıl dolanmadan bağlamak dışişlerine uygun aday olmak anlamına gelmese gerek. akıl oyunlarına hazırlıklı, hukuk, tarih bilen bir bakan olmak gerekir. ama tabii "iki rekatımı kıldırmadılar" diyerek avrupa'ya içini dökmek tam da iç işlerin bir ferdi olduğunu gösteriyor.

gerçi bu kabineyi düşününce yadırgamak abesle iştigal.
ilyiştaykovski ilyiştaykovski
antalya'da son 50 yılın en büyük yangını varken çeşme'ye tatile giden belediye başkanı gibi 2 kilometre ötemizde savaş varken şortu terliği kapıp roma'ya tatile giden dış işleri bakanı. arada bir de itidal çağrısı yapıyor.
ilelebetmuhalefet ilelebetmuhalefet
ab sürecinin gerekliliklerinden biri olma niteliği sebebiyle üzerinde bir süredir çalışılan ve geniş bir konsensus desteği ile yürürlüğe sokulmak istenen ulusal program taslağı hakkında görüş alışverişi yapmak için cumhuriyet halk partisi ve milliyetçi hareket partisi'nden randevu isteyen fakat bu talebi iki taraftan da reddedilen dışişleri bakanı.

adam otursa yapsa, ki bu kimse tarafından istenilen değil, tek başına iktidarı sömürüyor oluyor; çağırsa sizden görüş istese, oturup konuşalım dese siz gitmiyorsunuz. böyle bir muhalefet anlayışı dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir.

tek olumlu cevap bir milletvekili ile temsil edilen büyük birlik partisi'nden gelmiş. değerli katkılarından dolayı muhsin başkan'a gerekli teşekkür edilmiştir sanırım..
2 /