almak istenen fakat bulunamayan şeyler

1 /
yusufçuk yusufçuk
sevgi gösteren aile
içten özür dileyen kisiler
ölmeyen çocuklar
derdi para olmayan devlet adamları
aglamayan anneler-babalar
aç kalmayan insanlar
işkence görmeyen hayvanlar
yanmayan ormanlar
tükenmeyen su kaynakları
ve en önemlisi mutluluk
kaptan teneke kaptan teneke
cogunlukla kitap oluyo bu

yurtdisinda guzel guzel kapaklari olan belli basli seriler ulkede kitaba verilen onemden dolayi dumduz ilustrasyon ve standart karton kapak takiliyolar,

kiskaniyorum o epik kapaklari
electronicp electronicp
uçan araba.

90'lı yılların bilimkurgu filmlerinde çok görürdük, ama çapsız insanlar sayesinde şu an bırakın uçan araba kullanmayı, çalışmaları bile başlamış değil. bunun yerine cep telefonu, tablet, cep telefonuna bağlanan kol saati gibi saçma salak şeylerle hepinizi uyutuyorlar. o kadar büyük bir hayalkırıklığı ki bu yüzyıl; uzayda dogfight yapma, 13 parsek ötedeki gezegende farklı akıllı canlı türleri ile tanışma hayallerini falan kimse ile paylaşamıyorsun, çünkü yalan oldu herşey ve herkes bunun farkında. bari uçan araba üretebilselerdi. o da yok amk.
too old to die young too old to die young
en büyük ulaşılmazlarımdan biri; sefiller! hasan ali yücel klasikler dizisinden 5 ciltli sefiller... bir saatliğine bile dışarı çıksam çantada kitap taşıyan biriyim ve sefiller'i yıllardır okumayı erteleme sebebim iki cildin çok kalın olması. 5 ciltli zamanında vardı ve parasızlık yüzünden alamamıştım, ne yazık ki baskısı bitmiş.

bir diğer ulaşılmaz, bol kesim, pamuklu t-shirt. ikisini bir arada bulmak gerçekten çok zor, naylon t-shirtlerle naylon kokmak istemiyor ve yaz aylarında salaş giyinmeyi tercih ediyorsanız ölün daha kolay.

başka ulaşılmaz, karşılıksız sevmek ve sevilmek... yorum yapmama gerek olduğunu düşünmüyorum.

başka ulaşılmaz, huzur. ee yani...

başka ulaşılmaz, ilk maaş ile babaya alınacak lacoste saat.

özet: hayatta hiç bir zaman maddiyat peşinde koşan bir insan olmadım, ama eş dost arkadaş tarafından, paranın mutluluğun aracı olduğunu duydum hep ve kendini ona inandırmaya başladım. şimdi dönüp baktığımda hayatımdaki temel eksikleri hiç biri para ile alınamıyor, hepsi ya zamanın götürüleri ya hayatın. paranın satın alamayacağı şeyler var ya hani, işte o şeyler ömrümüzü tüketiyor bizi yok ediyor ve bu yok oluşa inanmak istemeyenler para ile var olmayı deniyor.
marjinalküfürlerimden marjinalküfürlerimden
yaşama isteği
sonsuza kadar annenin yanında olması
karşılık beklenmeden gösterilen saf sevgi
empati yeteneği
insanların durup hem kendi hayatlarına hem sizin hayatınıza bakınca neye ne derece ve nasıl müdahale edemeyeceklerini gösterecek olan bir düşünce anlayışı
manipule edilmeyen bir yaşam
fark ettim fark ettim
bir iki tane kitap var artık basılmıyor ve internette birçok site anca ellerine düşerse fotokopisini gönderiyordu; ama oralara da düşmüyor artık.

bir de doritosun eski, maviydi galiba, öyle bir cipsi vardı. bir ara çıkardılar sonra kayboldu.

bir de bol bol eti. yanlış okumadınız birçok kamu kurumu torku ve ülker satıyor etiyi anca bir iki bakkalda ve büyük alışveriş merkezlerinde buluyorum. piyasasını daraltıkça eski çeşitliliği de kayboldu.
1 /