anne with an e

1 /
flunk flunk
başrolde amybeth mcnulty'nin yer aldığı, cesur ve tutku dolu yetim bir kızın karışıklık sonucunda kabul edildiği bir evde sevgiyi ve kendini buluşunu anlatıyor. dramdan nefret ederim normalde ama bu dizi insana ağlamayı kabul edilebilir bir hale getiriyor. için yanarken birden gülebiliyor ya da umut dolu hissedebiliyorsun. bir de gilbert var ki aman allahım onlar nasıl etkili bakışlar. 3. sezonunu hemen bitmesin diye az az izliyorum.
buldur buldur
epey güzel dizi, öyle böyle değil.

sıfatlara ihtiyacım olduğunda kaybolurlar albayım, o yüzden diziyi hakkıyla anlatamıyorum ama:
başroldeki 12-13 yaşındaki kızın, beren saat'leri filan mendil cebinden çıkardığı dizi.

güzel dizi.
caryzgirl caryzgirl
bitmesini hiç izlemediğim harika ötesi bir diziydi.eski zamanlar,o dönemin kıyafetleri,o doğanın mükemmelliği ahh ahh..
bitmese ne güzel olurdu..
mor sümbül soğanı mor sümbül soğanı
evet ağlak bir insan olabilirim ama bir dizinin her bölümünde de ağlanır mı be kardeşim. (ağlamasam bile gözlerim kesin dolmuştur.) hüzünlerinde, sevinçlerinde, sinirlerinde o kadar içtenler ki sanki green gables'la aramda sadece minik bir dağ varmış gibi hissediyorum.

anne (e ile) karakteri beni bazen fazlasıyla yoruyor. bir dur be çocuğum bu kadar betimleme yapmak zorunda mısın, deyip marilla gibi ters ters bakıyorum. o histerik halleri geçsin diye bekliyorum. neyse ki sonsuz hayal gücüyle, umuduyla, tutkusuyla telafi ediyor bu özelliklerini.

final sezonunu (3. sezon) geçtiğimiz günlerde bitirdim, o kadar güzeldi ki. çiçeklerim nasıl da güzel büyüyüp genç insanlar olmuş. matthew, gilbert ve diana sizleri ayrı seviyorum.
fantasticmrsfox fantasticmrsfox
netflix in reyting uğruna yarı yolda bıraktığı dizidir, umarım tez zamanda dönerler bu yanlıştan.


------spoiler-----
3. sezonda her ne kadar türk dizisine bağlayıp bizi sinir krizlerine soksa da sonu güzeldi benim için. 3. sezonda en sevdiğim sahneyi iliştireyim buraya, izlerken dikkat edin anlık gaz ile sevdiğiniz kişiye mektup yazıp ilanı aşk etme yan etkisi olabilir, bir süre sonra geçiyor o aman ha.


godotyubekleyen godotyubekleyen
3 sezon olmasına rağmen beni kesmeyen kanada dizisi. hem izlemek istedim, hem bitmesin istedim. böyle bir paradoksun içine soktu beni.

yetim ve kimsesiz olan anne birden fazla ailenin yanına gönderilir ama hep şiddet görür, bir türlü dikiş tutturamaz ama sonunda talihi güler. hiç evlenmeyen iki kardeşle yolu kesişir. anne hep hayal kurarak bunca gerçekliğe katlanır.

arkadaşlığı, hayal kurmanın önemini, çocukluğun bitişiyle beraber toplumun beklentilerinin ne kadar ağır olduğunu, istedikleri kadın modelini nasıl dayatmaya çalıştıklarını görüyoruz. anne kızıl saçları ve çilleri yüzünden kendini beğenmeyen bir kız ama büyüdükçe güzelliğin çok da fiziksel özelliklerle ilintili olmadığını farkediyor.

atmosfer çok güzeldi. kadınların kıyafetleri. kurgusuyla, karakterleriyle müthiş bir diziydi.





2
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
kızılderili ailelerin çocuklarına ne olduğunu anlatmadan biten garip sonlu güzel dizi. oldukça sade bir konu içinde müthiş detaylar barındırıyor. bu detaylar hayatın içinde dikkat etmeyeceğimiz şeyler oldukları için insanlara hatırlatması açısından çok önemli buluyorum. tam benim kafadan bir başrol karakterine sahip olması da ayrı bir güzeldi ama çok eksik bitti.
kapiya kapiya
1800'lü yılların kanada kırsalındaki yetim, öksüz ve hayalci bir iyi kalpli kızın hikayesini 2020'li yıllar amerikasının gündemi bağlamında bir çeşit propaganda amacı için kullanmak tam da netflixe yakışır bir hareket olmuş gerçekten. maşallah yani, anne kızımızın yolu kazara günümüz hollywooduna düşse kafa olarak en ufak bir uyuşmazlık tecrübesi yaşamayacak. çok güzel bölümleri olsa da masum bir kızın hikayesinin mesaj bombardımanı için kullanılmasıyla büyük bir potansiyelin hiç edildiği bir dizi izlenimi bıraktı bende.
siyahbeyaz aşkı paylaşamadık siyahbeyaz aşkı paylaşamadık
o kadar övüldükten sonra izleyim dedim. abi iki bölümdür çocuk dırdırı çekiyorum, kafamı ütüledi. duvara fırlatacak biseyler arıyorum aggresyon yaptı resmen. izleyenler söylesin bu hep mi böyle devam edecek. harcadığım zamana yazık bırakayım.
mağara beyefendisi mağara beyefendisi
üst üste izlediğiniz zaman ''anne'' gerçekten kafa ütüleyici bir karakter. ama severiz, canımızdır.
onun dışında görüntüler, çekimler, dönemi yansıtmaları harikaydı.

finali biraz ''eh işte'' kıvamında.

aşırı akıcı ve görsel olarak çok kaliteliydi. izlenir.
who is stan ford who is stan ford
ilk bölümde sürekli konuştuğu için ana karaktere sinir olduğum fakat bölümler ilerledikçe renklerine, kostümlerine, atmosferine hayran kaldığım dizi. son bölümünü sezon finali sanarak izlemiştim fakat devamının gelmeyeceğini öğrenmek beni üzdü.
gayfe gayfe
ben de izledim çoksel.ama benden başka izleyen pek olmadığı için yazacağım giri çok oylanmayacak. o yüzden slovak erkekleri başlığını doldurcam.
1 /