annesine valide babasına peder diyen insan

ahteridünbaledar ahteridünbaledar
bunlar cep telefonuna kaydederken ya da arkadaş ortamlarında ana babasına hitap ederken kullanılır.
kesinlikle yüzüne söyleme cesareti olacağını düşünmüyorum.
karizmatik görünmek adına( onların tabiriyle cool) aile ilişkisini zayıf gösterme modası acilen kalkmalı.
sonra büyüyüp koca bir birey oldugunuzda o büyüttüğünüz problemler daha da büyüyor kazandığınız paraları ruh doktorları ya da reikili yaşam koçları iç ediyor.
anne
baba.
diline yapışmaz. hadi bakayım!
1
clitor eastwood clitor eastwood
olmaktan keyif aldığım kişidir.
anneciğimin gül cemaline karşı açıkça "valide, bal köpüğüm, stabilize hurmam, güz çiçeğim, hanım ağa" gibi hitapları söyleyebiliyor olmaknan birlikte, telefonumda kayıtlı olduğu haliyle en çok mayko derim. eh, boşnak kökenin getirdikleri..

peder bey'e ise kayıtlarla da mevcut olduğu üzere "peder, ajan, yüce altar, baboli, papah" demişliğim, seslenmişliğim, hitap etmişliğim fazlasıynan mevcuttur.
bunnar samimiyet ve aile içi mizahınan alakalı şeylerdir.
kendi içimizde bu gibi hitapları kullanırken, ele güne karşı anne ve baba kullanılmaktadır.

peg keefli eylemdir, deneyiniz.
1
lorquet lorquet
yaftalamalara gel. sebep? ihtıyarlara valide, peder demeyi seçtiği için. zmömdmmdxnc. olm hiç mi aile sevgisi görmediniz. gayet utanmadan, seri köz istemeden, gözlerinin içine bakarak valide ve peder diyorum. hatta babamla öyle çok da muhabbet insanı değiliz. 2-3 hafta aramayayım o da aramaz. bu dönemlerde ona, en sevdiğim babam diye seslenirim. o da, en sevdiğim ikinci oğlum der.

bunu yaptık diye gavat, lumpen, közcü diye etiketleyebiliyorsanız da size hayatınızda huzur dilerim. çünkü bizimkiler de gayet sivas'ın geleneksel aile yapısına sahipler. sjsjs.
ahteridünbaledar ahteridünbaledar
başlığa ve yazıyı hakaret olarak görmekte haklı olduklarını düşündümb çünkü emir kipi rahatsızlık vermişti.
sosyal eğilimler yozlaşmaya dogru gitse de, popülerlik kazandığı müddetçe aksi bir iddiada başarılı olmak için çok çaba sarf etmek gerek. ama yerine "lakin" diyince osmanlı dönemine götürdükleri zannedilen diziler izlendi önce.
sonra netflix hristiyanlığıyla izleyen kitlenin babasına peder demesindeki kutsal güçle birleşti ve cümle sonuna a,m,k harfleri koyunca yükselen ikna kabiliyetine eşdeğer bir güç haline geldi.
emir kipi, prensesim, paşam diye büyütülen ve büyütülmekte olan son 2 kuşağın en büyük düşmanıdır.
onlar da kendilerine valide ve peder diyececek nesillere sahip ihtiyarlar olarak memnun yaşayacaklar, sıcak yuvaları olan huzurlu huzur evlerinin tadını çıkaracaklardır.
sakil sakil
bu konuyu biraz düşününce iki farklı senaryo canlandı zihnimde.

1. senaryo:

mekân, bir evin genişçe salonu. zaman, akşam üzeri. memur emeklisi anne ve babanın tek oğlu birkaç sene önce evlenmiş ve genç ve güzel eşiyle birlikte annesiyle babasına akşam yemeğine davet edilmişler. annemiz, geliniyle birlikte neşe içerisinde sofrayı kurarken oğlumuz onları izleyip birbirleriyle iyi anlaşmalarına sevinerek gülümsüyor. masa tamamiyle hazır olduktan sonra oğul, gelin ve anne masaya oturuyor ve baba çağırılıyor. ak saçlı, ak bıyıklı, sinekkaydı tıraşlı babamız, burnunun önüne kadar ittiği yakın gözlüğü ve koltuğunun altında günlük gazetesiyle salona giriyor. oğlun ağzından şu cümle çıkıyor: "ooo peder bey de çok şıklar bugün." hafifçe gülüşmelerin ardından yemek masasına göz atıp devam ediyor: "valide hanım da döktürmüş. ellerine sağlık."

2. senaryo:

mekân, bağcılar veya esenyurt tarzı bir semtin kenar mahallelerinden bir tanesinde bir evin önündeki üç basamaktan biri. keko olarak adlandırdığımız tipte iki genç. saçlarda en az yarım kilo jöle, beyinlerde düşük seviyede iq, ellerde tespih, dillerde küfürlü cümleler. gelen geçen kadınlara kilitleniliyor, rahatsız edene kadar göz teması kesilmiyor. bazılarına ıslık çalınıyor veya laf atılıyor. iki gencin arasındaki cıvık sohbette bir cümle geçiyor: "lavuk geçen gittim yapıştım pederin yakasına. dedim sen misin bana arabayı vermeyen. bir korktu lavuk, göreceksin. valide de beni yatıştırmaya çalışıyor. yemin ederim elimden bir kaza çıkacaktı da zor tuttum kendimi."
loss loss
kavramların biçimi çok mühim değil. mühim olan, kavram ile kastedilenin, içinin doluluğu ve doygunluğu. sadece yer işgali gerekçesiyle isimlendirmeyse yazıklar olsun o peder, valide diyene veyahut durum özelinde bunu dedirtecek sevgisizliği veren peder ve valideye. lakin kastın içi sevgi ve saygı ile dolu ise ne mutlu o peder ve valide diyene, bunu sevgi ve saygı le duymazdan gelip evladı evlat, nesili nesil bilen peder ve valideye.

evet kimi yerini ben bile anlamadım.