antakya

1 /
mastür mastür
roma imparatorluğu döneminde dünyanın en büyük merkezlerinden biri olan antakya peşpeşe gelen depremlerle birçok defa yerle bir olmuştur. arapça-türkçe karışımı bir dilin kullanıldıgı kentte içkili bir restoranta gidip yerel mezeler eşliğinde kafayı çekip insanlarla arapça konuşmalısınız. çarşıda boğma rakı arayıp galonla satın almalısınız.
turfanda turfanda
uğranıldığında künefe ve tepsi kebap yenilmeden, mezelerin hatırı sorulmadan dönülmemesi gereken. içinde hem denizin hem yaylanın, hem ormanın hem de kurak toprakları barındıran, dünyanın minyatür haline geldiği memleket
animator animator
her seferinde büyük bir heyecanlanla gittiğim,otogarda indiğimde kuzenimin beni karşıladığı ve her köşesinde fotoğraf çekildiğimiz şehirdir.
uğradığınız zaman öncelikle tepsi kebap yanındada ayran ve ardından kral künefe de dondurmalı peynirli künefe yersiniz.asi irmağı üstündeki köprüden geçersiniz(çok rüzgarlıdır).tarihi mozaik müzesi burdadır.biraz ilerisinde ailelerin,sevgililerin ve arkadaş gruplarının gönül rahatlığıyla gidebildiği büyük bi park vardır.insanlar sabahları burada koşabilirler.çocuklar ve gençler luna park'a gidebilirler.tavla,okey oynamak için cafeler vardır ve oturup,parkı seyretmek için banklar.
bu şehre gittiğinizde bici bici yemeden sakın dönmeyin.bici bici içinde gül suyu bulunduran bi çeşit soğuk tatlıdır.antakya'nın çarşısında gezip,yorulduktan sonra sizi çok rahatlatır.
antakya elbetteki bunlarla sınırlı değildir.dünyanın ilk klisesi olarak bilinen st pierre klisesi de burda bulunur.farklı dinlere inanan insanların birbirlerini kınamadan,yargılamadan,barış içinde yaşadıkları nadir şehirlerden biridir antakya.
birçok şelalenin bulunduğu harbiye'yi içinde barındırır.suların içindeki masalarda ayaklarınız suyun içinde akan suları izleyerek yemek yiyebilirsiniz.
samandağı ve yayladağı vardır ki dillere destandır.yayladağında bulunan yoncakaya köyü ise eşsizdir benim köyümdür.antakya memleketim,huzurumdur.
insert coin insert coin
küçük olmasına rağmen kozmopolit olmasıyla her daim şaşırtan, kozmopolit olmasına rağmen herkesin sahiplenebileceği, "benim" diyebileceği şehir. insanlarının sıcaklığına öyle alışırsınız ki başka bir şehire gittiğinizde yabancılık hissedersiniz. yemekleri eşsizdir. hepsinden tatmak için en az iki hafta kalınması gerekir. bana "tutku" kelimesinin anlamını öğreten şehirdir. hem çok severim, hem nefret ederim. benimdir.
deoignoto deoignoto
bir mobilete 3 kişi binmeyi,
normal bir motorsiklete 5 kişi binmeyi başarmış yarmış insanların şehridir.
tarihi adım adım yaşatır sizlere,alengirli sokaklarında kendiniz kaybedebilirsiniz bile.bir anda herkesin arapça konuştuğu bir minibüse düşer ama arapaların ortasında da türkçe konuşan insanlara denk gelebilirsiniz.orda döner yedikten sonra başka yerde yediğiniz dönerler anlamsızlaşır,bir harbiye ye gittiniz mi damağınız kamaşır...
(bkz: yaşadım ordan biliyorum)(bkz: doğup büyüdüğümüz yerler)
la vie en rose la vie en rose
en kalabalık caddesinde trafik lambası bulunmayan; karşıya geçmek için yola adımını atmak üzere olan yayalara saygıyla yol veren sürücülerin bulunduğu uygar kent. ancak işbu yayaların büyük kentlerde kazaya uğrama olasılıkları yüksektir, dikkatli olmaları önerilir.
augusto augusto
memleketim, memleketim, memleketim,
ne kasketim kaldı senin ora işi
ne yollarını taşımış ayakkabım,
son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,
şile bezindendi.
sen şimdi yalnız saçımın akında,
en farktında yüreğimin,
alnımın çizgilerindesin memleketim,
memleketim,
memleketim...
n.hikmet

bu kadar.
snncr snncr
eski meclis binasında 3 film birden veren sinemasını 1 seneden fazla bir süre önce yıktırmış, her geçen gün kuzeye doğru büyüyen , turizm potansiyeli olmasına rağmen gerekli yatırımlar yapılmayan,bir çok sevecen insanı bünyesinde barındıran, an itibariyle görev başında olan emniyet müdürü sayesinde suç oranı azalmış,türkiyenin tek ermeni köyünü içeren, ... , içinde yaşadıkça insan için anlam kazanan anlatılası değil yaşanılası şehirdir.
1 /