apolitik

1 /
zinkafnun zinkafnun
'tarafsızlık taraf tutmaktır' mantığıyla, güçlünün yanında olmaya tekabül eden, etkisiz/kayıtsız görünüp çoğunluktan olma durumunu betimlemeye yarayan sıfat.

kişinin zaman zaman apolitik tutumlarda bulunması mümkündür. her an politik bir yönlendirme ve tutum içinde olmak zordur. ancak; süresiz bir sessizlik içinde kalmak bana bastırılmış olma durumunu hatırlatmakta.

bir başka deyişle, bıkmış bir kızgınlıkla apolitik olunmaz, zira bu bir tavır olurdu ki tutumla tavır farklı şeylerdir. ve tarafsız olmanın bir tavır olması hususu tartışılmaz biçimde yanlıştır.

türk dil kurumu'na göre; siyasi görüş ve olaylardan habersiz veya onlara kayıtsız kalan anlamına gelmekteymiş, apolitik.

kanımca apolitik olmak bir seçimdir, habersiz olmak ve kayıtsız kalmak gibi.

bilmemek ve hatta zaman zaman anlamamak da, öğrenmemek, tepki vermemek, bir yanda -ortanın herhangi bir yanında- duramamak, durduğu yeri tanımlayamamak kadar kötüdür.

taksiciyle, evde kuzenle, liseden arkadaşlarla politika konuşmakla kurtulunmaz apolitik olmaktan elbet ve dolayısıyla politika muhabbeti yapmamayı seçen biri de apolitiklikle suçlanamaz.
regina falange regina falange
80 darbesiyle ulaşılmak istenendir. amaç apolitik bir gençlik yetiştirmek. neden? çünkü 80 zamanı en çok politikayla ilgilenen ve aslanlar gibi konuşan deniz'ler, hüseyin'ler başlarını ağrıttı bazılarının. hedefe ulaşıldı mı? bence evet, ama bunda gençliğin suçu olduğu kadar ailelerin de var. 80 dönemini yaşayan bir aile görüşü ne olursa olsun çocuğunu böyle ortamlardan soyutladı, korktu çünkü. onların başlarına gelenlerin çocuklarının başlarına gelmesini istemedi. sonuç ise zavallı, her şeyden bihaber, kültürel emperyalizmden nasibini almış gençler.
nothingface nothingface
en azından ülkemize bakarak,hiçbir politikanın bir değer,fayda yaratmadığını düşünen,bütün tarafların rant,ego,vs. gibi aslında doğal insanı dürtülerle hareket ettiğini görüp,bir görüş ve duruş belirtmek zorunda olmayan insan.
luckfortune luckfortune
apolitik diye hırpalanan gençliğin sorumlusu o gençliğin aman etliye sütlüye karışma diyen ana ve babalarıdır. her genç hayat karşısında hele ki erginlikte aynı tepkiyi veremez. cesaretlendirmek anlatmak lazım ama sinidirilmiş ebeveynler olduğu için onlarda anlatamamıştır. hiiiç öyle boku hemen apolitik gençlere atmayalım.

birde apolitik olanlara laf çarpan guruha sesleniyorum. ulan hepiniz mi siyasetin içindesiniz? madem içindesiniz neden bir bok değişmiyor. bu kadar atıp tutuyorsunuz yine var olan 3 5 partiye oy atıyorsunuz. hade fikirleriniz uçta diğer partilere oy atıyorsunuz o oylarda bir boka yaramıyor. aslında sizde sadece konuşuyorsunuz. kendi içinizde konuşacağınıza şu dertlerinizi kendi jargonunuzla değilde o apolitik dediğiniz gençlerin anlayabileceği kelimelerle anlatsanız belki birşeyler değişir a benim ukala insanlarım.

sonuç olarak yaşasın humanizm!
theme theme
apolitik olan insan, entellektüel kişiler tarafından politikacılardan daha kötü bir eleştiri yağmuruna tutulur, nefret edilir, iğrenilir, istifra edilir. gel gelelim ülkemizin ve çoğu ülkenin önemli siyasi davranışları, işleyiş sistemi, önemli dış politikaları, ekonomik stratejileri sürekli aynı güçlerin etkisi altındadır. başka bir deyişle devlet dış güçler ve derin devletlerin yönlendirmesiyle hareket etmektedir. bir mark twain alıntısıyla 'ıf voting made any difference they wouldn't let us do it'. tabii ki çoğunluğa az da olsa muhalefet oluştursun diye oyumuzu veriyoruz malum azınlığa ama bir faydası yok. seçimlerden önce seçmenlerin çoğunluğunun ortak paydası belirlenerek bu çoğunluğun çıkarları doğrultusunda bir tavır sergileyen partiler hep başa getirelecek ve bu partiler ve insanları aracılığıyla kontrol altında tutulacaktır devlet. şimdi gel de böyle bir dünyada siyasetle ilgilen, siyasete inan, aşka inanırım daha iyi, hiç değilse sevişmek var sonunda.
desperate0082 desperate0082
yaşadığı ülkede neyi niye yaşadığını bilmeyen, koyun çeşididir.
aslında o yaşamaz bile, yaşatılır. siyasetçileri çoban olarak düşünür. seçimlerde yerine düşünme, tepki verme işlevini kendisinden daha zeki olduğunu düşündüğü kişilere devreder.
alınır, satılır, sağlığı hakkında karar verilir, gideceği okul, alacağı eğitim her şey daha iyi köle olabilmesi içindir. o televizyondan öğrenir, hatta çoğu şeyi bilmez. ödediği vergi arttırılır, yoksullaştırılır. geleceği dev tekel şirketlerine teslim edilir. placebo etkisi altındadır. hastalandığı söylenir hastalanır. bu ilaç seni iyileştirecek denilir, iyileşir.
haklarını arayan insanlardan nefret etmesiyle bilinir. yeni bir dünyayı düşünemeyecek kadar "öğretilmişlik"lerle meşguldür.
o hep meşguldür ve hiç bir iş yapmamaktadır.
"ünlü" olmaya inanır. ünlü olmak, bir işte başarılı olmak gibi kariyer düşünceleri en fazla "piyasa" denen iş-istihdam alanına kadardır.
hayatı boyunca yenilgilere uğrar...
keyif pezevengi keyif pezevengi
türkiye'de çok güçlü olan -izm. hemen zaten anne babanız tarafından uyarılırsınız "işine bak, okulunu oku" vsvs gibi laflarla. o yüzden daha politik düşünceleriniz başlamadan biter. hele ki baba gibi bir otoriden geliyorsa, daha nabıcaksın? ondan sonra ver bünyeyi futbol, cs, karı-kız mefhumlarına. ama işe başladığında, yani ayakta 10-12 saat sikilmeye başladığında kafana bile vurmayacak, "koşuşturma işte" deyip geçeceksin büyük ihtimalle. kaldı ki polis (bkz: hardcore), öğretmenlerin zart zurt gibi bir sürü daha otorite var dikte eden harici olarak. o yüzden kimse gençliği suçlamasın, böyle bir habitatta politik olmak, birşeyler yapmak harbiden zor. hatta fikirlerini konuşman bile zor.
harmonia harmonia
düşünmeyen insan modelidir.
- ya ben siyaseti sevmiyorum sıkıcı geliyor...
-iç karartmaktan başka bir işe yaramıyor haberler ben de izlemeyi bıraktım o yüzden.
-atatürk e saygı duyuyorum, vatanımı seviyorum bu bence yeterli.,
-iç savaş mı? hadi canım yok öyle şey.. ama ben de kürtleri sevmiyorum adlarını duyduğum anda küfredesim geliyor.
örnekleri çoğaltmak mümkün. iyi niyetli olanları da var aralarında elbette... duyguları, adalet duygusu ağır basan insanlar var. fakat ne yazık ki doğru da olsa inandıkları bunu savunabilecek bilgiden yoksunlar ve araştırmaya gayretleri de yok. faceden okudukları, çevrelerinden duydukları, hürriyetin magazin ekini alacakken manşette gördükleri yetiyor. kafalarında belli baklıklar var ama içleri doldurulmamış maalesef.
abcds abcds
kendime takabildiğim tek kuyruktur. zira ki anlamıyorum politikadan. cidden anlamıyorum. günden güne teorilerle karşıma çıkan insanlardan, her söylediğinde bi bokluk olan gazetelerden sıkıldım. bu hayat itti beni apolitik olmaya. sıkıldığımdan değil. sıkılmıyorum. seviyorum da aslında politikayı. ama ben sadece politikayı avuçlaının içi gibi bildiğini sanıp, kendi bildiğini okuyan, her rakı sofrasında politikadan başka birşey konuşmayan insanlardan çok sıkıldım. isteyen beyinsiz desin, düşünemiyo, zor geliyo, kafası almıyo desin. ben düşünmek istemiyorum. düşünüyorum da ne oluyor sanki? başkalarına 'politika biliyorum' 'gündemden haberdarım' diyebilmek için bilmek istemiyorum ben. takip etmek de istiyorum o ayrı konu ama çok bunalttılar beni. gına geldi her gittiğim yerde politika konuşulmasından. sürekli, herşeye muhalefet olunup hiçbirşey yapılmamasından çok bıktım. baktım ki ben de sürekli muhalefetim, eleştiriciyim ve utanmadan herşeyimi lafta bırakıyorum, apolitik olmayı seçtim. mutluyum. zaten bu ülkede tek tip mutlu insan var: demet akalın ve türevleri. kendimi gün geçtikçe daha da kasıyorum apolitik olup demet akalına benzeyebilmek için...
zagnem zagnem
bu terimi çok iyi incelemek gerekir aslında. mevcut siyasi duruma tepki olarak seçilen -tepkisizlik- ya da reddetme durumu mudur yoksa duyarsızlık mıdır?

insanlar bir siyasi ideoloji ya da herhangi bir dine mensup olarak doğmazlar. onlara bu öğretileri sunan çevresel etkenlerdir. bu konuda herkes hemfikirdir zannediyorum ki. zaman içerisinde edindikleri bilgi birikimi onları istese de istemese de politik bir tavır sergilemeye iter. çünkü politika, hayatın her yönünde vardır ve gerçekleşen ya da kurgulanan olayların bütünsel açıklamasıdır.

az önce verdiğim tanım, her insanın doğumundan itibaren edindiği bilgi birikimi ve farkındalıkla güncel meseleleri yorumlayacağı sonucunu çıkartır. kirlenen siyasetin ve sığ politik tartışmaların kendisine hiçbir faydasının dokunmayacağını düşünmek ve bu kirliliğe bulaşmamak için tepkisizlik bayrağı açmak apolitik bir davranış olarak görülebilir. ''aptalların şahsi menfaatleri için girdikleri tartışmalar politik değer ise eğer; ben politik olmamayı seçiyorum.'' düşüncesi temelindedir. ve bu tepki de siyaset biliminde politik bir duruş olarak gösterilir. yani apolitik olmak, bilinç temelli gerçekleşen bir şeyse gene politik sonuçlar doğurur ve politikaya etki eder. buradan da şu çıkartılabilir; siyaset yaşamın tüm alanında vardır ve insanlara seçim şansı sunmaz.

depolitizasyon ve apolitik duruşu birbirinden kesinlikle ayırt etmek gerekiyor. toplumu siyaseten tepkisizleştirmek apolitik yaşam tarzını yansıtmaz. apolitizasyon, temelinde ''politikayı aktif olarak gerçekleştirmemek ve mümkünse en uzağında bulunmak'' olan bi olgudur. depolitizasyon ise bir devlet ya da üst katmanlardan gelen tamamen politik bir etkidir ve politikaya doğrudan etkisi vardır.

''çevresinde ne olup bitiyor bilmeyen aptallar sürüsü'' diye tabir edilen kesim apolitik kesim değil, depolitizasyona uğramış halkın bireyidir. bu iki şeye çok dikkat edilmeli. apolitik tavrı benimsemiş insanların ''sizler çevresiyle ve toplumla ilgilenmeyen bencil piçlersiniz'' lafına maruz kaldıklarında bu gerçeği bilmeleri gerekiyor. o bencil piçler, apolitik olmayı seçmemiş, sorgulamamış, sadece depolitize olmuşlardır. apolitik olmak saygı duyulması ve üzerinde hakaretler dönmemesi gereken bilinçli bir seçimdir. bilinçsizce 'apolitik' kavramı üzerine yapışmış insanlar uygulanan depolitizasyon çalışmalarının ürünüdür.

yani bizim özal gençliği diye tabir ettiğimiz kesim, terimsel olarak apolitik değildir. yanlış algılanan bir terime maruz kalmış ve depolitize olmuş gençlerdir.
dur dendiğinde dururum huyumdur dur dendiğinde dururum huyumdur
bunun üniversite öğrencisi olanı hiç çekilmez. sosyal medyayı laf sokma aracı olarak kullanan cici cici kızlarımız, şeker şeker oğlanlarımız; iş gündemle ilgili iki laf etmeye gelince, görüş beyan etmesi gerekince, eylemde bulunması zorunlu düşünce sus pus kesilirler. hayır ağzınız mı dolu, niçin konuşamıyorsunuz, öğretmenlik okuyorsunuz da atanamamaktan mı korkuyorsunuz, yoksa zıt görüşlü hocalarınız görür de notunuzu mu kırar diye mi ölü taklidi yapıyorsunuz?
1 /