arctic fur ve elementium plated exhaust pipe

uganda hukumeti basin sozcusu uganda hukumeti basin sozcusu
adam gibi adam, kadin gibi kadin.

ansiklopedi dedigin budur, çevir çevir oku, okudukça "budur" deyip bilgi yarişmasina katil, öylesine efsane.

yazilim desen bunda, veterinerlik desen bunda, siyaset desen bunda, içki desen bunda, bir de beş vakit namaz dese, neler olucak, ne yapacağiz kim bilir!!!
arctic fur ve elementium plated exhaust pipe arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
bu kullanıcı adına geçiş yapmak, instela'da altına imza attığım en büyük hataydı muhtemelen. şu an "sikerler bu aşkın ızdırabını" modundayım, o yüzden ranting anlamlar bütününün diplerinde gezmeye niyetim var. zaman zaman böyle gaza gelmelerim olur benim, yapabilecek bir şey yok. beni tanıyanlar bilir. ama pek çoğunuz beni tanımıyorsunuz zaten; hatta kadın-erkek olduğum hususu kim milyoner olmak ister'e falan konu olmuştur. hepiniz iğrenç insanlarsınız.

izmir yavaş yavaş ısınmaya başlarken artık zurnayı alıp kafalarında kırma seansına geçiş yapmamı gerektirecek pek çok sinir hastalığı semptomuna yakalanmama az kalmış demektir. öncelikle nefret ediyorum bu "yaz" olayından. güneşten, kıyafetinden değil; sıcak. bunaltıyor sıcak beni. tansiyon var lan bende. eskiden de vardı kesin ama tansiyon için "silent killer" demelerinin bir sebebi var. muhtemelen bugüne kadar yazları öfke patlamaları yaşamamın sebebi de şeker ve tansiyon olmuştu. sağlık olsun, diyemeyeceğim çünkü tip 2 diyabetin getirileriyle uğraşıyorum. her gün hayvan gibi şınav çekiyorum, plank pozisyonunda dakikalarca bekliyorum artık, tansiyondan kurtulabileyim ve şekeri metabolize edebileyim diye. işe yarıyor mu, evet. şimdilik kısmen. şu safhada çıkıp koşmam mümkün değil ama yürümelerim devam ediyor. sanki daha önce hiç yürümüyrmuşum gibi. neyse, tedavi sürüyor nasıl olsa.

metformin alıyorum her gün. sabah akşam 1000'er mg. sigarayı ve kahveyi bıraktım. "şaşordom" diyecek çok sevmediğim insan var aranızda, hepinizi çok seviyorum. lakin şu bir gerçek ki, öyle veya böyle bir vakit insülin almak zorunda kalma riskim mevcut. olmaya da bilir. bilemeyörüz şincik. fak.

neyse. lisede beni yönlendiren olmadığı için mal gibi mühendis oldum ben. içinizde "ne güzel işte" diyecek dallamalar mevcut, ülke mühendis fazlalağı ama gıda mühendisi (bunu okumadım, sakin olun liseliler) açığıyla karşı karşıya şu an; öğretmenler atama bekliyor ama öğretmen açığımız var. kafanıza yatıyor mu bilemiyorum ama benim arkadaşlarım fırında iş bulsa öpüp başına koyacak noktada. geri kalanı ise torpilli. benim de var torpilim her yerden ama nö. fak det. ben madem o sikindirik amerikan-kore firması için level designer'lık yaptım, ben bu işe devam edeceğimi bildirdim dünyaya. öyle de devam ettim zaten. ama içimde hala bir ukte var. insanların "istedikleri" şeyi yapmaları beni deli ediyordu bir dönem. şu an ananızdan aşağı kasımpaşa benim için ama öyle bir safhadan geçtim ben. şimdi daha bir rahatım tabi.

niye bunları anlatıyorum. canım öyle istedi. itiraz?

bu arada ilk giriyi giren arkadaşa o kadar eksi verilmesi acaip komik. manyak mısınız lan siz? adam başlığı açmış işte, iki kelam da gönlünden kopanı yazmış. sakin olun.

ama hayır, bunu yazmamın sebebi farklı. buraya kadar hebele hübele okuyup da okumaya devam eden varsa diye yaptım bunu. hayatımdan bir kişi geçti ki, onun olması gereken yerde ben olmalıydım. iş mevki, aşk falan fistan değil; kişilik. karakter. o kişi ben olmalıydım ama kaybettim girdiğim düelloyu. o yüzden parça toplamaya giriştim yıllarca. devam etti bu böyle. her bir parçayı topladıkça farklı bir sorunla karşılaştım ve sonunda geri dönülemez bir sağlık problemine denk geldim. elbette bir insan üzerine yıkmam hiçbir şeyi, o kadar delirmedim daha. suçlamam da ben. sadece kendime kızıyorum. bir başkasına meydan okurken, yutamayacağım bir lokmayı ağzıma alırken nasıl kendi kendimi kırıp parçalara ayırdığıma inanamıyorum hala.

neyse. işim gücüm var. ölün hepiniz. ben zil takıp oynamaya devam ediyorum. peynir en iyi arkadaşım oldu bu süreçte. teşekkürler yüce inek! seni seviyoğruz!

ve bu kitap bedava arkadaşlar, bilim kurgu seven varsa okuyabilir. bu kitaptan para kazanmaya niyetimiz yok en başından beri. kobo'da, idefix ve d&r'da satılan halinden parayı kobo, d&r falan kazanıyor, biz değil. - o zaman pdf'ini neden vermiyorsunuz; öyle olmuyor güzel kardeşim, epub dosyalarının düzenlemelerini biz yapmıyoruz. henüz yayıncı firma değiliz.

clementi, an ebook by sinan ozan özel "bir kolunu havaya kaldırmış, boş olmadığını iddia ettiği kalıntılar arasında gezdiriyordu avucunu. oysa ki meraklı, büyülenmiş suratının büyük bir... smashwords

inşinanna gemiden inip bu evrende geçen bir başka fantastik hikayeyi bizlere sunarsa, bir başka kitabı da benzer yollarla dağıtıma çıkarmayı planlıyoruz bu sene. o arkadaş da aylarca gemide geziyor. meraklısı varsa kaptan çocuk var elimde, izmir'li hem de. ayarlarım. şaka değil. yaparım aranızı. - everelim de düğününde kurtlarımızı dökelim diyoruz çünkü.