arkadaş

1 /
tenekeci tenekeci
herzaman birlikte olduğun birlikte vakit geçirdiğin insan değil; uzakta olduğu, uzun süre görüşemediğinizde dahi hep berabermiş gibi hissettiğin kimse..
anosias anosias
melike demirağın muhteşem duygusal şarkısı

bir kıvılcım düşer önce
büyür yavaş yavaş
bir bakarsın, volkan olmuş
yanmışsın arkadaş

dolduramaz boşluğunu
ne ana, ne kardaş
bu en güzel, bu en sıcak
duygudur arkadaş

ortak olmak her sevince
her derde, kedere
ve yürümek ömür boyu
beraberce, elele

olmasın hiç o taa içten
gülen gözlerde yaş
bir gün gelip ayrılsak bile
seninle arkadaş

evet arkadaş...
kim olduğumu, ne olduğumu
nerden gelip nereye gittiğimi
sen öğrettin bana
elimden tutup
karanlıktan aydınlığa sen çıkardın
bana yürümeyi öğrettin yeniden
elele
ve daima ileriye
bir gün
bir gün birbirimizden ayrı düşsek bile,
biliyorum, hiçbir zaman ayrı değil yollarımız
ve aynı yolda yürüdükçe
gün gelir
ellerimiz yine dostça birleşir
ayrılsak bile kopamayız

olmayacak o taa içten
gülen gözlerde yaş
bir gün gelip ayrılsak bile
seninle arkadaş
despinaa despinaa
çıkarlarına göre hareket etmeyen, size gerçekten değer veren, seven, güzel ve önemli günlerinizin yanında kötü zamanlarınızda da sizi arayıp soran, başınıza bir şey geldiğinde aklınıza gelen ilk kişilerden..
kornish kornish
moralinizin bombok olduğunu gören, sizi neşelendirmek için bir şeyler yapmaya çalışan, küçük ama sizin için çook değerli hediyeler alıp birden odanıza gelen, ardından da sizinle beraber içen, son sigaralarını içmeyip size veren kişiler, bazen kişi ötesine geçen daha da özel insan üstü varlıklar.
tenekeci tenekeci
uzaklıkla birlikte azalan bir fonksiyon değil; her türlü dertten, sorundan, olumsuzluktan bağımsız sürekli artan, kuvvetli, tersinmez bir tepkimedir arkadaşlık. hiçbir katalizöre ihtiyaç duymadan bu tepkimeye girebilip, sonsuza kadar reaksiyon verebildiğiniz insandır, candır arkadaş..
man on the moon man on the moon
belli ortak paydada iki tarafın da yaşayabileceği hazzı aldığı anda birbirlerine koydukları isim. gün geçtikçe elde etmenin neredeyse imkansıza doğru yakınsadığı bir tür fonksiyon, belirsiz integral.

küçükken mahallede top oynadığım her insan, ilkokulda beraber resim çizdiğim her insan, lisede beraber takıldığım her insan, üniversitede ise tanımlayamadığım birtakım insan.

hiçbir canlı yoktur ki yalnız yaşayabilsin, varlığını uzun süre yalnız sürdürebilsin. koloni şeklinde yaşayan bir grup ufak canlılardan dahi birini kopartıp yaşayabileceği maksimum ortamı yarattığınızda fazla uzun yaşayamadığına tanık olursunuz.

o halde bu yönden arkadaşlık bir mutualizm örneği teşkil etmez mi?

düşünün bakalım yanınızda kendinizi huzursuz ettiğiniz bir arkadaşınız var mı? yanınızdayken sıkıldığınız, bayıldığınız, kendisinin size uymayan davranışları karşısında arkadaş olabildiğiniz bir insan evladı mevcut mu? mevcutsa bu sizin arkadaşınız mı?

o halde zaten arkadaşım olan insan sevgi beslediğim ve kendisine kendimi yakın hissettiğim bir kişidir. yalnızlığımı soğutan bir tür buz çeşididir. aynı şekilde ben de onun yalnızlığını soğutan bir tür buz çeşidiyimdir. sırf yalnızlık mı peki? değil tabi ki. buna ek olarak beraber zaman geçirirken bilumum aktiviteden haz alabildiğim insan tipidir. tabi bu benim görüşüm. eskiden meşe, çam gibi sıfatlarda arkadaşlar da edindim. fakat bir süre sonra ağaçlara olan zevkim azaldı ve bu kişileri ormanda tek başlarına bıraktım.

zaman zaman kimilerce kommensalizm olarak da uygulanan arkadaş tipi. bazı insanların düşüncesine göre karşıdaki sana hiçbirşey yapmasa, hiç kılını kıpırdatmasa, seni sallamasa, yoldan önünden geçsen selam vermese dahi bu kişi onun arkadaşı oluyor, "canım arkadaşım benim" diyor. e bana giren çıkan yok, sadece garip geldiği için paylaşmak istedim.
1 /