askerliğin ilk günü

2 /
bilmem hatırlar mısın bilmem hatırlar mısın
anlatayim.

hic bilmedigim bir sehrin heyecani var ustumde. minibusten inip nizamiye kapisina yurudum. nizamiyenin onunde bir bascavus vardi, canta kontrolu sirasinda biraz sohbet olsun diye konu acmaya calisiyorum. aramizda soyle bir diyalog gecti.

ben-komutanim bu arada ben yuksek lisansi bitirip geldim, askerlik bitince doktoraya baslayacagim.
bascavus: ne bok yersen ye, umurumda degil.
mncdprssv mncdprssv
hayatımda yaşadığım en garip, en hissiz böyle efenime söyliyim gitgeller yaşadığım gündür..

öyle bir gündü ki toplam 30 dakika ya sürdü ya sürmedi.. yani düşünün artık ruh halimi.. neler hissetmiş, neler yaşamışım..

sabah uyandım, güzelce duşumu aldım..

ardından kahvaltımı yaptım..

takım elbiselerimi giydim, jilet gibiydim.. içeri girdiğimde bütün gözlerin bana çevrilmesini ister gibiydim..

akabinde sakin adımlarla vakıfbank şubesine doğru yola koyuldum..

sonrası işte malum.. parayı ödedim, makbuzu alıp askerlik şubesine götürüp askerliğini aslanlar gibi yapmıştır menşeili belgemi aldım..

yukarıda duygu ve düşüncelerimi mümkün olduğu kadar sade ve içtenlikle anlatmak istedim..

benim için gerçekten bir ilkti..

idit: ilin bişlik sihibisi ipni di iyni yirdin girmiş kişki ikiyisiymişim!
vliegende nederlander vliegende nederlander
* çantanın aranması. arama yapılırken, "bakın bir şey varsa bizi uğraştırmadan çıkartın" cümleleri.
* habire sıra olma geleneğinin ilk adımı olarak sıraya girmek.
* kayıt gibi bir şeyler.
* iki kola iki iğne yapan uzun dönem askerler. "bir sağlık sorunun varsa söyle" cümlesi.
* saçları uzun olanların, hızlıca traş edilmesi. traş şöyle oluyor. uzun dönem bir askerin elinde traş makinası. gır gır kesiyor. bu kadar.
* kamuflaj ile vesikalık fotoğraf çekimi.
* ölürsen varisinin kim olacağı sorusu.
* yine bir kayıtlar falan.
* kamuflaj ve ihtiyaçlar için elinde çanta ile devasa depolara gitme.
* bir deponun dışındaki ayakkabı kalıplarını deneyerek ayakkabı numarası tahmin etme.
* uzun dönem bir askerin rastgele ölçmesi ile verilen kamuflajlar.
* bir takım ihtiyaç malzemelerinin rastgele verilmesi.
* sıralar. sıralar. kayıtlar.
* koğuş. sayım. sayım. 9'da uyumaya çalışırken, 5'te kalkacağını bilmeye alışmak.

tencerede demlenen çay, nispeten temiz ve kapısı kapanabilen tuvalet bulmak, horlayanların da bulunduğu 70 kişi ile bir odada uyumak, sabah traş olma mücadelesine girmedim.

ben mi gireyim ulan bu saatten sonra?
vejeteryan köpekbalığı vejeteryan köpekbalığı
edendim baya bi heycanlıydım gitmeden telefonuma tl yükledim 30 lira civarı malum yılbaşı değil noel değil o zamanlar 24₺ girdim internet kafeye aldım cs go mu aslanlar gibiyim görüceksiniz e tabi 1.6 desen benden sorulur pb de vardı biraz bileğim iyidir yani
deep thinker deep thinker
351. dönem jandarmaydım, birliğe katılırken şakacı komutanlar saolsun mehmet erdem "gelsin jandarma" çalıyordu. şarkının meraklısı değildim de, böyle şirinliklerin olması bir şeylerin yumuşadığını düşündürüp gülümsetmişti.

kimi "erken gitme oğlum gez dolaş akşam 5'te git" dedi, kimi "erken git oğlum, herkes gezip akşam gidiyo, sıra bekliyo sen erkenden gider işlerini halledersin koğuşunu yatağını ayarlarsın" yatarsın dedi.

15:00 gibi gittim 5-6 saat sıra bekledim. erken gelene yemekhanede iş yaptırmışlar. her duyduğun bilgi yanlış yani.

bir koğuşa yerleştik sonra vazgeçtiler çantaları taşıdık, öteki koğuşa taşıdık. yastığa kafamızı 00:30'da koyduk. ben gülmekten uyuyamadım, yorulmuş çocuklar, horlama korosu vardı resmen. evde herkes horlar ama hayatımda bu kadar farklı çeşit horlamayı bir arada duymamıştım. uykum gelince de döndüm uyudum hiç duymam horlama filan.

ilk günün yorgunluğu geçtikten sonra horlamalar azaldı, bir çocuk vardı yavuz, yazık çok horlardı, herkes benim gibi değil uyuyamaz gürültüden, onu yarım saat koğuşların arasında dolaştırırlardı "biz uykuya dalalım sonra sen gel uyu" diye, yazık çocuk da bişey demezdi tamam abi derdi. geçenin ortasında gene küfür sinkaf bi uyanılırdı "la biri şunun yastığını yatağını dürtsün". hemen uyanmazdı o da "yavuz oğlum kalk bi bismillah de kendine gel" derdi yanındaki biri, iyice yarılırdım tek başıma.

izmir, bornova

3 bölük 900 kişi katıldık, kalabalık geleceğimizi bilmiyorlarmış şaşırdılar. usta birliğinde de 3000 kişilik alaya 30 poşet gittik, orada da görünce şaşırdılar "ne geldiniz" dediler. 50 gün rdm'lerle koyun koyuna yattık.

şimdi bakınca güzel geliyor.


ropte ropte
bu başlığı iki gün önce görsem daha farklı pek çok hikaye, anı anlatabilir, askerlik ve ilk gün bana keyifli ve eğlenceli geldiğinden espriler yapabilirdim. çünkü gayet keyifli, eğlenceli beklediğimden rahat bir askerlik geçirdim. ama gel gör ki askerliğimizin ilk gününde bize askerliği anlatan, sevdiren komutanım dün afrin'de şehit oldu. bizim askerliğimizin ilk günü öyle ya da böyle geçti, geçiyor. asıl konuşulması gereken bu kahramanların askerliklerinin son günüdür bence. ve daha baharında oldukları ömürlerinin son günü...
cinderella man cinderella man
hayatında yaşadığı iyi kötü her andan kendisine bir şeyler çıkarmaya çalışan bir adamım.

askerliğin ilk gününde de durum aynı olmuştu. "nasıl geçecek lan onca gün" endişesini bastırıp, anı diye kafama kazıyabileceğim şeylere odaklanmaya çalışmıştım...

hey gidi günler hey!
gildor tulcakelume gildor tulcakelume
kendimi, saçlar sakallar uzun, sivil halde, bilgisayar başında kendi devrelerimin kimlik bilgileri girerken buldum.

askerlerden herkes beni üst devre sanıyor. garip bi' hava var ortada.

yazıcı özkan abi (beni gösterip): komutanım yeni yazıcımız. usta birliği de bizim birlikte. süper, ben kaptım bunu.

astsubay: bu ne amk gidin saçını sakalını kesin şunun. bi' de üzerine kamuflaj verin...

acemi: abi kamuflaj, siyah bere, boy pos falan en karizmatik usta sensin burada valla. (son günü de aynı çocuk "abi 15dk geç doğsan sadece ses olarak doğacakmışsın" dedi. aklıma geldikçe gülüyorum. ufak, 20 yaşında trabzonlu bi' elemandı)

taburdaki astsubayları vs: bunu tümgeneral şoför, haberci seçmelerine falan göndermeyin, eli yüzü düzgün, alırlar bunu buradan. burada işimize yarıyor bu çocuk.

bölük komutanı: sen rdm misin? öyle dediler komutanım. sende hiç rdm tipi yok ama... baby face'im ya komutanım ondandır.



sonrasında tutanaklar, soruşturmalar falan tam şenlik amk. askerlik hikayeleri bitmez... en iyisinin anasını...
2 /