aşkın öğrettikleri

olmuşturo olmuşturo
başlıktaki giri sayısının azlığının gösterdiği üzere, başımızdan geçen onca maceradan hala pek bir şey öğrenemediğimiz gerçeğidir. zira aşk didaktik değil liriktir.
corrado corrado
aşk konusunda yazılan onca şeye rağmen, aşk konusunda bir şeyler öğrenilmediyse, bu aşkın güzelliğinden ve her aşkın farklı olmasındandır.

iki şey ezber bozdurur.

aşk ve hayat.

aşka ve hayata dair bildiklerinizi her an unutmaya ve yeni şeyler öğrenmeye hazır olmak gerekir.
simone cecile simone cecile
aşk diye birşey olmadığı anlık hormon değişimini aşk sandığımızı, yine de o an için dünyanın en mutlu insanı gibi hissettiğimizi, sonunda muhakkak biteceğini, bittiğinde ise buzluktan dondurma kutusu içinde pişmemiş sarma bulduğun andaki dumurlukla baş başa kalacağımızı.

tüm bunlara rağmen aşk,yeryüzünde yaşanılabilecek en mükemmel aptallık.

yaşayın, yaşatın...
denizin anası denizin anası
köpekler gibi aci çekmeyi
için ağlarken gülücükler saçmayi
gurur yapmayi ya da yapmamayi
terketmenin ya da terkedilmenin berbat bir duygu olduğu gerçeği
doğrularindan ve hayatindan ödün vermeyi
daha daha neler öğretir de ömür yetmez saymaya
en tipsiz ördek yavrusu en tipsiz ördek yavrusu
senelerce dövüş sporları içinde bulundum, şiddetin hemen hemen her türlüsünü gördüm(bkz: #17912618). kickbox, boks, muay thai, kafes dövüşü gibi sporları yaptım, dövüştüm dayak yedim. bu arada çok iri kıyım adamlarla da dövüştüm. şunu diyebilirim hiç kimse sevilen bir kadın kadar sert vurmuyor. hiç bir rakip paraya susamış bir kadın kadar acımasız olmuyor. ve bir kadın sadece evladına merhamet gösterir. dünyayı erkekler, erkekleri kadınlar yönetir. işte bu onlardan öğrendiklerim.
kendinibulamayankız kendinibulamayankız
elimden gelse karacaoğlan gibi yaşıcam ama devir o devir değil. aşk böyle bir şey. onun dışında bir bok da öğretmez. ilişki öğretir, emek öğretir, sevgi öğretir, saygı öğretir, insan öğretir. bir de bence en uzun süren sarhoşluk halidir, aklıma hep bu şiiri getirir o yüzden;
hep sarhoş olmalı. her şey bunda; tek sorun bu.

omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken zaman'ın korkunç ağırlığını duymamak için durmamacasına sarhoş olmalısınız.

ama neyle?

şarapla,
şiirle
ya da erdemle,
nasıl isterseniz.
ama sarhoş olun.

ve bazı bazı, bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üstünde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız, sorun, yele, dalgaya, yıldıza, kuşa, saate sorun, her kaçan şeye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her şeye sorun; "saat kaç?" deyin. yel, dalga, yıldız, kuş, saat hemen verecektir yanıtı size: "sarhoş olma saatidir! zamanın inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına! şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz."

charles baudelaire