astrofotoğrafçılık

07 meme ucu olan var mı 07 meme ucu olan var mı
astrofotoğrafçılık (gökyüzü fotoğrafçılığı); temel olarak, gökyüzünde gördüğümüz gök cisimlerinin çeşitli metotlar kullanılarak fotoğraflanması ve çeşitli yazılımlarla bu fotoğrafların işlenmesidir. bunlar en basit anlamda ikiye ayrılır; derin uzay nesneleri fotoğrafçılığı ve güneş sistemi fotoğrafçılığı. derin uzay fotoğrafçılığı, geniş açı gökyüzü fotoğrafları, bulutsular, yıldız kümeleri ve gökadalar ile ilgilenirken; güneş sistemi fotoğrafçılığı ise güneş ve gezegenler ile ilgilenir.




astrofotoğrafçılık, her ne kadar fotoğrafçılığın bir alt dalıymış gibi görünse de fotoğrafçılıktan birçok yönüyle ayrılır. astrofotoğrafçılık yapan herkes fotoğrafçılıktan anlamalıdır, fakat fotoğrafçılık yapan herkesin astrofotoğrafçılıktan anlamasına gerek yok. dolayısıyla gökyüzü fotoğrafları çekmek için kullandığınız kameranın teknik detayları hakkında az çok bilgi sahibi olmanız gerekir.

başlangıçta ihtiyacınız olan tek şey yalnızca bir fotoğraf makinesi (tercihen dslr veya ccd kameralar kullanılır). elinize normal bir kamera alıp, otomatik ayarlarda yıldızları çekmeye çalışırsanız muhtemelen hiçbir sonuç alamazsınız. bunun sebebi kameraların gökyüzünün karanlığına uygun değil, gündüz çekimlerine uygun otomatik ayarlara göre tasarlanmış olmasıdır.

fotoğraf makinesinin markası veya modeli çok önemli değildir. ilerleyen zamanlarda, gerekli gördükçe buna göre bir seçim yapabilirsiniz. fakat şunu belirtmekte fayda görülmektedir. astrofotoğrafçıların büyük bir çoğunluğu canon eos serisini kullanır. verdiği veriler bakımından, astrofotoğrafçılığa daha uygun olduğu için sıklıkla bunlar tercih ediliyor. her bütçeye hitap eden bir modeli olması da ciddi bir avantaj. bunun en temel sebebi her kameranın yazılımsal olarak çekilen görüntüyü belirli miktarda işlemesidir. canon eos serisi genelde bu özellik bakımından bize daha "ham" veri sunar. yani görüntü üzerinde fazla oynamamasını ona söyleyebiliyoruz, böylece biz görüntü üzerinde istediğimizi yapabiliyoruz. buradaki en temel problem, bazı yazılımların yıldızları otomatik olarak silmesidir. oldukça ufak göründükleri için yazılım bunları "gürültü" olarak algılar ve görüntü kalitesini iyileştirmek adına yok eder. tabi ki bu bizim hiç de istemediğimiz bir şey olacaktır.




elbette bunun yanında, sony'nin çıkardığı a7s gibi muhteşem modeller de var. pahalı bir makinaya bu aşamada ihtiyacınız yok, herhangi bir dslr makina size her türlü yeterli gelecektir.

fotoğrafları çekerken bilinmesi gerekenler

astrofotoğrafçılığın ilk adımı, gökyüzünde istediğimiz bölgenin veya nesnenin fotoğrafının çekilmesidir. fotoğrafı çekerken, kameraya dair bilmemiz gereken bazı teknik özellikler var. bunlar, hamurun hammaddesi olduğu olduğu için kesinlikle iyi bilinmesi ve üzerinde bolca çalışılması gereken konular.

açıklık

bütün mesele ışık toplamak olduğundan, bunu yapmak için elimizden gelen tüm metotları değerlendiririz. göz bebeğimizin büyüklüğü belli bir aralıktadır. eğer ışık az olursa büyür, fazla olursa küçülür. bunu yapmasının sebebi, giren ışık miktarını ayarlamaktır. daha az ışık olan ortamda kendini büyüterek, daha fazla ışık toplar.

bunu bir sağanak yağmur altında su toplamaya çalışmak olarak düşünebilirsiniz. bir bardakla mı daha çok su toplayabilirsiniz, yoksa ağzı geniş bir kovayla mı? elbette ağzı geniş olan, daha fazla yüzey alanına sahip olduğu için daha çok ışık toplayacaktır. bu yüzden; gözümüzde olduğu gibi teleskoplarda ve benzeri optiklerde büyük mercek/ayna açıklıkları ararız.

diyafram

diyaframı kelime karşılığı olarak perde veya açıklık olarak ifade edebiliriz. ingilizcedeki karşılığı "aperture" yani "açıklık" anlamına gelir. içeriye ne kadarlık bir bölgeden, açıdan ışık gireceğini belirler. burada diyafram bıçakları adını verdiğimiz bir perde vardır ve bu perde ayarlara göre kısılıp açılır. fotoğrafçılıkta f değeri olarak ifade edilir ve f/3.5, f/5.6, f/11… gibi değerler alabilir. bu değerler kullandığınız objektife göre değişim gösterir. bu birçok optikte kullanılan, bir kısma mekanizmasıdır. açılıp kapanan belirli sayıdaki, bıçak adı verilen ve birlikte dairesel bir boşluk oluşturan mekanik bir yapıdır. mikroskoplarda ışığın altında, giren ışığı ayarlamak için kullanılır. önceleri astronomide, tek bir yıldızı hedef almak için, diğer kısımları engelleme amacıyla da kullanılırdı. fotoğrafçılıkta ise, alan derinliğini belirliyor olması en dikkat çekici etkidir.




f değeri arttıkça, diyafram kısılır, alan derinliği artar. bu yüzden f/2.0 gibi bir oranda, ön plan netken, ara plan flu olur. f/5.0 gibi bir orana çıktığınızda ise, arka plandaki detaylar belirginleşmeye başlar.




fakat diyaframı kısmanın, bir olumsuz etkisi mevcuttur. işık gelen aralık daraldığı, yani aslında açıklık küçüldüğü için, ışıkta azalma olur. gökyüzündeki objeler, sonsuz uzaklıkta kabul edildiğinden, alan derinliğinden etkilenmez. bu yüzden en iyi şekilde ışık toplamak için elde edilecek f değerini kullanabilirsiniz. fakat bu daima en küçük f değeri olmak zorunda değildir. her objektifin, en verimli olduğu bir aralık vardır. bunu deneme yanılma yoluyla ya da araştırarak bulabilirsiniz.

uzun pozlama - enstantane hızı

bütün fotoğraf makineleri, belirli bir zaman aralığının görüntüsünü çeker. asla o "an" dediğiniz anı çekemezsiniz. bazı fotoğraflarda hareket ederken bulanık çıkma sebebi de bundan kaynaklanır. çünkü fotoğrafın çekim aralığı sırasında ettiğiniz tüm hareket, görüntüye yansımaktadır.


(pistten kalkış yapan uçaklar. uzun pozlama sayesinde, ışıklarının hareketi görülebiliyor. uçakların görünmeme sebebi ise, yeterince aydınlık olmamalarından kaynaklanıyor. astrofotoğraf çekimi sırasında görüntüye giren uçaklar da, aynen bu şekilde bir iz bırakmaktalar. )

buna enstantane hızı diyoruz, basit bir deyişle pozlama süresi. gözlerimiz saniyede yaklaşık 24 kare görebilir. bu yüzden gözümüzün pozlama süresi 1/24'tür, yani saniyenin 24'te 1'inde çekim yapar. pozlama süresinin temel olayı, ışığın toplanmasıdır. ne kadar uzun süre pozlama yapılırsa, o kadar fazla ışık sensörde toplanır. bu da o kadar aydınlık görüntü demektir.

astrofotoğrafçılıkta en çok ihtiyaç duyulan şeylerden biri de daha fazla ışıktır. çünkü çok sönük cisimlerin fotoğraflarını çekmek istiyoruz. gözümüzün çok ötesine gidebilmeliyiz. bu yüzden astrofotoğrafçılıkta pozlama süreleri birkaç saniyeden, birkaç saate kadar sürebilir. bunu şartlara göre siz belirlemek zorundasınız. çok düz bir yaklaşımla, ne kadar çok pozlarsanız o kadar iyi olacağını düşünmemelisiniz. bu çekimler sırasında gürültü dediğimiz görüntü kusurları da birikir ve görüntüyü olumsuz etkiler.

tüm bunların yanında uzun pozlama, zaman aralığında yapılan çekim olduğu için, yıldızların görüntüde hiç hareket etmemesi gerekir. hareket etmemeli ki, hep aynı noktaya o yıldızın ışığı düşük biriksin ve daha parlak görünsün. fakat dünya sürekli kendi ekseni etrafında dönmektedir. bu yüzden yıldızlar da gece boyunca gökyüzünde hareket ederler. eğer uzun pozlama sırasında yıldızların görüntüde yer değiştirmesini istemiyorsanız bir takip sistemi şarttır.

iso - işık hassasiyeti

kullanılacak en temel özelliklerden biri de, ışık hassasiyetidir. kameralarda iso değeri olarak gösterilir ve genelde 100, 200, 400, 800, 1600, 3200 gibi değerler alır. işık hassasiyetinin değeri yükseldikçe, görüntü o kadar aydınlık olur. fakat iso'yu artırmak her zaman o kadar iyi değildir. görüntüde "gürültü" dediğimiz, istenmeyen, yapay sinyallerin oluşmasına sebep olur ve bu da görüntü kalitesini kötü bir biçimde etkiler. bunları görüntüye yaklaştığınızda kırmızı, yeşil renkli pikseller olarak görebilirsiniz. her kameranın belirli iso değerlerinde üreteceği gürültü miktarı bellidir. bu yüzden astrofotoğrafçılık için, yüksek iso'larda az gürültü üreten bir kamera her zaman öncelikli tercihler sırasında yerini almalıdır.

diğer gereksinimler

daha çok ışık toplayabilmek için hedefi sabit tutmak gerekliliğinden bahsedilmişti. dolayısıyla yıldız fotoğraflarını çekerken uzun pozlama sırasında kamera sabit olmalıdır. bunun için kameranın üzerinde sabit duracağı bir üç ayak (`tripod) gereklidir. ayrıca deklanşöre basarken makinenin titrememesi için ya zaman ayarlı pozda ya da kumanda ile çekim yapılmalıdır. bir diğer alternatif ise kamerayı bilgisayara bağlayarak yazılımdan kontrolle fotoğraf çekmektir.

her şey tamam, fotoğrafınızı çektiniz. fakat burada da bir sorun başlıyor. eğer standart lens olan 18-55mm lenste 18mm değerinde 30 saniye gibi bir pozlama yaptıysanız, çektiğinizde fotoğrafta yıldızlara yakınlaştığınızda uzadıklarını göreceksiniz. bunun sebebi gece boyunca dünya'nın kendi etrafında dönmesinden ötürü yıldızların da görünürde dönüş hareketi yapmasıdır. ne kadar yakınlaştırma yaparsanız bu hareketin hızı o kadar bariz hale gelir. 18mm değerinde en uygun uzun pozlama süresi 10-13 saniye iken 55mm'de bu 6 saniyelere kadar düşer. dolayısıyla bir takip sisteminiz yoksa en geniş açıda pozlama yapmak en iyi seçenektir.



yukarıdaki fotoğraftaki gibi bu yıldız hareketinden faydalanarak bir "yıldızizi" çalışması yapabilirsiniz. eğer hiçbir takip yapmıyorsanız, yıldızlar uzun pozlamadan ötürü hareketlerini gösterecektir. burada da işi abartıp yıldızların kaç derecelik dönüş yaptığından poz süresini çıkartabilirsiniz. bir saatmiş gibi düşünebilirsiniz, yıldızların hareketi akrebin hareketidir. yukarıdaki fotoğrafta yaklaşık 1 buçuk saatlik pozlama varmış gibi görülüyor.

işık kirliliği

özellikle şehrin ortasından çekim yapmaya çalışıyorsanız, yıldızların ışığı birikirken, aydınlatılan gökyüzünden gelen ışığın da birikeceğini hesaba katmalısınız. belirli bir poz süresinden sonra artık gökyüzü aydınlık çıkacak ve görüntüyü mahvedecektir. bu yüzden çok uzun pozlama, her zaman en iyi pozlama değildir.

çekim sonrası teknik detaylar

olay sadece fotoğrafı çekmekten ibaret değildir. uzun pozlamanın gördüğü görevi yapan, bir de metot kullanırız. aynı bölgeyi birçok kez fotoğraflayarak, çeşitli yazılımlar aracılığıyla bu kareleri üst üste bindiririz. böylelikle toplamda daha fazla ışık elde etmiş oluruz.

fakat bu işlemi yaparken sadece çektiğimiz aydınlık kareleri kullanmayız. görüntüde hem teknik hem de optik sebeplerden ötürü oluşan hatalara gidermek için çektiğimiz bazı kareleri daha oyuna dahil ederiz. bu karelere; karanlık (dark), düz alan (flat) ve sıfır çekim (bias) diyoruz. bu fotoğraf işleme tekniklerini, profesyonel astronomide de kullanılmaktadır.






yukarıdaki fotoğrafta üstte, fotoğraf makinesine düşen ham görüntüyü görüyorsunuz. alttaki görüntü ise, üstteki gibi pozlanmış 87 karenin birleştirilmesi sonucu elde edildimiştir (görüntü kırpıldığı için farklı boyda ve açıda görünmektedir). görüntü kusurları pixinsight yazılımı sayesinde çıkarılarak görüntü işlenmiştir. her bir kare 27 saniyelik pozdan oluşuyor (87x27" olarak yazılır). dolayısıyla toplam elde edilen pozlama süresi 36 dakikadır. aradaki fark çok bariz şekilde belli olmaktadır. fakat alttaki fotoğraf gözünüzle gördüğünüzden çok daha iyi bir görüntüdür.

kaynak:


Astrofotoğrafçılık: Nasıl Başlarım?


Astrofotoğrafçılık: Başlangıç
4
sychtianarch sychtianarch
ilgi duyduğum fakat hiç yeltenmediğim astrofotografçılıkta ortam ışığı sanıyorum en dikkate almamız gereken faktör. bulunduğumuz bölgedeki ışik kirliliği çok önemli.

bununla ilgili gerek gözlemci gerek fotografçılar açısından şu haritanın yararlı olacağını düşünüyorum:

darksitefinder.com





diğer bir konu da genel fotoğrafçılık bilgisi olan alan derinliği. iso ayarı, enstantane hızı ve alan derinliği arasında bir bağlantının olması. fotoğrafçılıkta en önemli faktör ışık. ışığı bu üç faktörü değiştirerek ayarlayabiliyoruz. bunun için faydalı görseller var. bazen takıldığımda bu görsellere bakıyorum.


öncelikle bir lensin kalitesini diyafarm genişliği belirliyor. ancak diyaframın çok açık olmasını her zaman istemeyiz. hemen her poz için farklı ayarlar gerektiğinden bir çok deneme yapmakta fayda var. elbette ışığın yönü poz açısı kompozisyon hariç…






3