atari

1 /
zeus zeus
bir zamanlar, her türk genci gibi benim de evimden içeri girmiş olan karakutu diyeceğim ama belki herkes bilmez, yinede onlardan sonra çıkan , kasetlerle çalışan oyun makineleridir..atari..isme bak bee..gençliğimiz o "bilmemkaç in 1" kasetleri takıp çıkarmakla, bozuk joistiklerimizin yenilerini almak için para biriktirmekle geçmişti..ama kim ne derse desin, bu oyun makineleri, eğlenme ve biraz da reflex kazanıp bilgisayar çağını oyunlarına alışmakta bizler için ellerinden geleni yapıp, görevlerini yerine getirmişti..
(bkz: ahh eski günler)
marooned marooned
eski bir bilgisayar firması.oyun için tasarlanmış konsulleri ile ünlüydü.halk arasında oyun içeren her türlü elektronik nesneye da adını vermiş generic isimdir.
kornish kornish
stanford'da , business leaders and entrepreneurs seminerlerinden birinde anlatıldığına göre, zamanında oyun pazarından çekilip, ev hanımları için yemek tarifi yazılımları alanına geçmeye karar vermiş ve tüm çalışanlarına bu yönde program geliştirmeye başlamalarını emretmiş firma. amma velakin çalışanlar, verilen emri ayaküstü yerine getirip, yönetime mock programlar göstererek, gizli gizli oyun geliştirmeye devam etmişler; ki atari'yi atarı yapan, bu çalışanların, yönetimin emirlerine karşı gelmesi olmuştur
usuyitik usuyitik
ne güzel bir şeydi o yarabbi! birinci sınıfı bitirdiğim yaz babannem tüm torunlara istanbul'dan atari getirmişti. gri renki. ilk kaseti de sarı renkliydi üzerinde 99999 in 1 yazıyordu. eve getirdik, kurduk, babamız kanalı ayarlamaya çalıştı, olmadı, komşu çocukları çağrıldı, onlar ayarladılar. sonra keşfetmeye başladık atariyi. ilk kasette klasik oyunlar vardı. mario, pinball, f1 race, road figther, bomberman... bu oyunlar maaile oynandı, mario'da geçilemeyen yerlerde abiye verildi kol. baba pinball oynadı. adaptör ısındı sonra, iki üç gün sonra da bozuldu, çarşıdan gidilip voltaj ayarlı adaptör alındı. o arada bir takım şer odakları atari televizyonun tüpünü bitiriyormuş diye söylentiler çıkardı. evin annesi bu söylentileri ciddiye alınca naapsın usuyitik anne evden yokken oynamaya başladı. zaten evde bir tane televizyon olduğundan akşamları oynaması öyle kolay değildi.

para bulunca hemen çarşıya inilip yeni kaset satan yere gidildi: mavi köşe (adı hala aklımda yahu. vay anasını) orda kasetlerin üstündeki resimlere bakıldı beğenilenler ordaki atariye sokulup şöyle bir göz atıldıktan sonra eve gelindi. street fighter, mortal combat, mario 2 filan vardı. uzunca bir süre bunlarla oynandı. o ara çocuklar kasetlerini değiştirmeye başladılar, böylece farklı oyunlarla tanıştık, o ara walt disney menşeili oyunlar uzunca bir süremizi aldı, mickey mouse'lar, duffy duck'lar, tinny toon'lar. ah yarabbi ne güzel günlerdi onlar. tabii arada kollar bozuldu. içi açıldı kolun kablolarla uğraşıldı. cık. fayda etmedi. ne yapalım gittik yeni kol aldık biz de. tabii bir süre sonra bu kollar çok sık bozulmaya başladı. unutmam içini açıp o yeşil şeyin üzerine tuşları yerleştirip streç filmle sarmıştık kolu. öyle oynuyorduk. sonra chip'n' dale vardı. nasıl severdim o oyunu. 2 versiyonu vardı. ikisini de. haa tabi soccer'ı unutmamak lazım. oyunda hata vardı hani, kalenin hemen solundan atınca topu diğer kalenin ordan geri geliyordu. power rangerslı oyun vardı. adını hatırlamadığım ama görsem şıp diye hatırlayacağım bir sürü oyun.
sonra kuzenimde island diye bi oyun vardı. izland diye okurduk. taş devri oyunu vardı bak o da çok güzeldi.

yarabbi ne güzeldi yahu. samsundaki kuzenlere giderken yanımda götürdüğüm kasetler vardı. onlarla değiş tokuş ediyorduk. velhasıl bir jenerasyonu bu atariler büyüttü ey anneler babalar, sanmayın ki başka sebebten öyle evde oturuyorlardı.

neyse, şimdi baktım internette bir oyun sitesi eski atari oyunlarını koymuş. accayip sevindim. sabah akşam oynuyorum. çok mesudum.
http://www.oyunozi.com

siz de oynayın nostalji yapın ey 90'ların çocukları!
1 /