aydınlık

1 /
beorn beorn
her siyasetçinin mutlaka okuduğu bana göre sıkıcı ama bir o kadar da cesur haftalık haber dergisi. kurtlar vadisi yazar ekibi duyduğum kadarıyla bir gazetede verdikleri demeçte dizinin konseptini ve birçok hikayesini bu dergiden aldıklarını belirtmişlerdir.

(bkz: nasibim 1)
smooth smooth
eski apartmanlarda evin dış duvarlarından açılan pencerelerin yetmemesi sonucu nispeten ortada kalan odalara ışık girsin diye apartmanın ortasında bırakılan boşluktur.

çoğunlukla mutfak ve bir oda ışık alır aydınlıktan, komşularla konuşulur, güvercin ve saksı saksı çiçek beslenir buralarda..
cool cool
köklü bir dergi. köklü kelimesi bazı zamanlar o kadar gereksiz yere kullanılıyor ki anlamak ne mümkün ama aydınlık dergisi için köklü demek pek abes olmasa gerek.
doğu perinçek ergenekon davasından göz altına alındıktan sonra ilk basın demecini kendi dergisinde yani aydınlıkta yayımlattı.bütün merak edilenleri, ne var ne yoksa hepsini bir bir sürmanşetten yayımlattı.
demokratik toplumların olmazsa olmazı çağdaşlık,laiklik ve açıklıktır. siyasal meselelerde işçi partisini ve artık onunla özdeşleşmiş olan doğu perinçek'i girmiş olduğu alengirli meselelerden dolayı pek tasvip etmesem'de aydınlık dergisinin muhalif ve kendine has uslubu için takip etmeye çalışmışımdır.
bugun çarşı pazar gezerken dikkatimi , aydınlık dergisinin bu haftaki sayısını ve ergenekon örgütü hakkındaki bazı bilgileri bağıra bağıra, uyan halkım uyan diyerek milletin dikkatine sunan bir grup yaşlı insan çekti.
yaşıtlarının mahalle kahvehanelerinde sadece slogan siyaseti yapıp onu bunu çekiştirdiğini, çoğu yaşlı teyzemizinde tv programları izleyip dedikodu yaptığını gözönüne alırsak işini gücünü bırakıp onca kalabalığın içinde elinde dergi ile milleti uyandırmaya çalışan bu insanlar benim gözümde takdire şayandır. tamam belki sadece uluorta bağırmakla bilinç uyandıramazsınız ama en azından bir davaya böyle yürekten inanmak herkesin harcı olmasa gerek. bunu görmek ble güzeldi.
dendelis dendelis
her duyduğumda bana attila ilhan'ın bir şiirini hatırlatan sözcük.
"
aydınlık neyin oluyor senin
gökyüzü akraban filan mı
beni bulur bulmaz gözlerin
şimşek çakıyorum yalan mı
yüzünde yalazını gezdirdiğin
saçlarından tutuşmuş orman mı
akla ziyan bir şey elektriğin

ayışığı mavisi dudaklarından mı
o ışık zenginliği mi giyindiğin
uzay tozları mı yıldızlardan mı
elime dokunduğu an elin
güneşler açıyorum sahi ondan mı
aydınlık neyin oluyor senin "
strangelove strangelove
dergilerin çoğu hatta neredeyse hepsi bildiğiniz gibi kuşe kağıt üzerine basılır, mürekkebi birinci kalitedir, normal bir gazetedeki çalışan sayısı kadar çalışanı vardır. matbaası, vergisi, faturaları da vardır, kira da öderler bazen.

bu yüzden farkettiyseniz dergilerin bir sayfası reklam, bir sayfası yazıdır. yoksa 20 liralık bir kitaptan daha kaliteli bir baskıya sahip olan bir dergi maliyetlerini reklam almadan karşılayamaz. bu yüzden dergilerin belki yarısı reklamdır.

bir de aydınlık'a bakalım:
-reklam yoktur. ya da yok denecek kadar azdır. toplasanız iki sayfa etmez bu reklamlar.
-fiyatı ise 3.5 lira gibi makul bir fiyattır. üstelik haftalık çıkmaktadır (bu da daha çok çalışan ve fazla mesai de demek oluyor). 64 sayfa olup, kuşe kağıda basılmıştır bu ddergi.
-sonra hiç kimsenin yazmaya cesaret edemediği şeyleri yazıp, çok ilginç belgeler ellerine geçmektedir.

bu derginin çıkması mucizedir. haberleri de mucizevidir.
peki bu para nereden gelmektedir?
acaba bu haberleri nereden bulmaktadırlar?
dergiyi çıkartmak için para buldukları yerden mi gelmektedir yoksa bu haberler?

edit: ha ben bunun bir benzerini taraf gazetesi için de söylemişim (bkz: taraf/#2526960)
gözyakmayan sabunköpüğü gözyakmayan sabunköpüğü
bazı binalarda binanın orta yerinde bir baca gibi zeminden başlayan gökyüzüne doğru uzanan ışık ve hava gelmesi beklenen boşluktur .evin dış cephede olmayan yüzeyidir karanlığın ta kendisi olsa da aydınlık denmesi de ironiktir.
1 /