ayet i kerime

42 /
zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎وإذا سألك عبادي عني فإني قريب ۖ أجيب دعوة الداع إذا دعان ۖ فليستجيبوا لي وليؤمنوا بي لعلهم يرشدون

kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): ben çok yakınım. bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. o halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.
(bakara sûresi/186)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎وأنفقوا في سبيل الله ولا تلقوا بأيديكم إلى التهلكة ۛ وأحسنوا ۛ إن الله يحب المحسنين

allah yolunda harcayın. kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. yaptığınızı güzel yapın; allah güzel yapanları sever.
(bakara sûresi/195)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎ولنبلونكم بشيء من الخوف والجوع ونقص من الأموال والأنفس والثمرات ۗ وبشر الصابرين

andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (ey peygamber!) sabredenleri müjdele!
(bakara sûresi/155)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎إن في خلق السماوات والأرض واختلاف الليل والنهار والفلك التي تجري في البحر بما ينفع الناس وما أنزل الله من السماء من ماء فأحيا به الأرض بعد موتها وبث فيها من كل دابة وتصريف الرياح والسحاب المسخر بين السماء والأرض لآيات لقوم يعقلون

şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri peşinden gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak denizde yüzüp giden gemilerde, allah´ın gökten indirip de ölü haldeki toprağı canlandırdığı suda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde düşünen bir toplum için (allah´ın varlığını ve birliğini isbatlayan) birçok deliller vardır.
(bakara sûresi/164)
sirseri mayın sirseri mayın
ne o, yoksa siz ölüm yâkub'a gelip çattığında, o evlatlarına: "benim ölümümden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediğinde siz orada mı bulunuyordunuz? onlar cevaben şöyle demişlerdi: "senin ilahına, senin ataların ibrâhim, ismâil ve ishak'ın ilahı olan tek ilaha kulluk ederiz. ve biz ancak o'na teslim olan müslümanlarız."
johannstock johannstock
"din dünyadaki sıkıntıların tesellisi ve baskıları meşrulaştıran teorisidir. […] dinin sefaleti hem gerçek sefaletin ifadesi hem de bu gerçekliğe itiraz edilmesidir. din mutsuzluklar altında ezilen yaratığın son nefesi, kalpsiz bir dünyanın şefkati, ruhsuz bir çağın ruhudur. din toplumun afyonudur. halkın gerçekten mutlu olabilmesi için sahte bir mutluluk olan dinin yok edilmesi gerekir. içinde bulunduğumuz durumun vehimlerinin yok edilmesini istemek aslında bu vehimlere ihtiyaç duyan durumun terk edilmesini istemektir."
boyoz getir gelirken boyoz getir gelirken
müslümanların en çok esgeçtikleri ayet şu (yusuf, 53) olsa gerek:
وَمَٓا اُبَرِّئُ نَفْس۪يۚ اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّٓوءِ اِلَّا مَا رَحِمَ رَبّ۪يۜ اِنَّ رَبّ۪ي غَفُورٌ رَح۪يمٌ
meal (süleyman ateş): ben nefsimi temize çıkarmam. çünkü nefis, daima kötülüğü emredicidir. meğer rabbimin esirgediği bir nefis ola. rabbim bağışlayandır, esirgeyendir.
zulfiquarr zulfiquarr
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎ليس البر أن تولوا وجوهكم قبل المشرق والمغرب ولكن البر من آمن بالله واليوم الآخر والملائكة والكتاب والنبيين وآتى المال على حبه ذوي القربى واليتامى والمساكين وابن السبيل والسائلين وفي الرقاب وأقام الصلاة وآتى الزكاة والموفون بعهدهم إذا عاهدوا ۖ والصابرين في البأساء والضراء وحين البأس ۗ أولئك الذين صدقوا ۖ وأولئك هم المتقون

iyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, allah´a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (allah´ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. işte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. müttakîler ancak onlardır!
(bakara sûresi/177)
elma yemeyi reddeden adem elma yemeyi reddeden adem
﴾37﴿ bir zaman, allah'ın kendisine lutufta bulunduğu, senin de lutufkâr davrandığın kişiye, "eşinle evlilik bağını koru, allah'tan kork" demiştin. bunu derken allah'ın ileride açıklayacağı bir şeyi içinde saklıyordun, kendisinden çekinme hususunda allah'ın önceliği bulunduğu halde sen halktan çekiniyordun. zeyd onunla beraber olduktan sonra müminlere, evlâtlıklarının -kendileriyle beraber olup ayrıldıkları- eşleriyle evlenmeleri hususunda bir sıkıntı gelmesin diye seni o kadınla evlendirdik. allah'ın emri elbet yerine getirilecektir.


meali, zeyd'in karısı da eril gibiymiş kütür kütür götür.
zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎يا أيها الذين آمنوا كتب عليكم الصيام كما كتب على الذين من قبلكم لعلكم تتقون

ey iman edenler! oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. umulur ki korunursunuz.
(bakara sûresi/183)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎أياما معدودات ۚ فمن كان منكم مريضا أو على سفر فعدة من أيام أخر ۚ وعلى الذين يطيقونه فدية طعام مسكين ۖ فمن تطوع خيرا فهو خير له ۚ وأن تصوموا خير لكم ۖ إن كنتم تعلمون

sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (ihtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakiri doyuracak fidye gerekir. bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
(bakara sûresi/184)
42 /