azerbaycan dili

2 /
madam butterfly madam butterfly
bu dili konuşan her insanı otomatikman sevimli yapan, konuşulası dil... ilk okuduğumda gülmekten katıldığım azerice aşk şiiri de sözlüğe bir hizmetimiz olsun, buyrun...

sen meni sev,men seni sevim
sen menin için yan
men seni severah yanim dutuşim
klasik ask neyse onu yasiyah


yada sevme haberin olmasin
men sana sevdalanip dolasim
platonik ask neyse onu yasiyah

istersen sevdandan kendimi kesim
sagi mi solu mu dogriyim biçim?
psikopatik ask neyse onu yasiyah

eyle sevah ki kara sevda olah
araplara benziyeh kapkara olah
gara ask neyse onu yasiyah

yalan söylemiyah, hep dogru diyah
beraber oturak beraber yiyah
realist ask neyse onu yasiyah

birbirimize türkü söyliyah, mizildiyah
elele tarlalarda , bostanlarda gezah
romantik ask neyse onu yasiyah

kediyi, gudigi sen diye sevim
sen de horozi , guligi ben diye sev
sembolik ask neyse onu yasiyah

gel elele tutusip kendimizi elehtriga verah
zangir zangir titriyah, ölmiyah
elektronik ask neyse onu yasiyah

ahirlarda komlarda bulusah
tezek galahlarının dibinde oturah
otantik ask neyse onu yasiyah
soyut soyut
bir çoğumuzun(özellikle karadeniz ve doğu anadolu türkleri) dedelerinin konuştuğu dil. istanbul türkçesi tüm ülkenin ağızını düzeltmeyi başardığı için bize garip geliyor.
cherry on baby cherry on baby
azeri dilini anlama konulu bir ankete katıldığımda çıkan sonuç şu olmuştu; türk öğrencilerin belirli kelimeleri bildikten sonra okumada ve anlamada zorlanmadıkları görülmüştür fakat; dinleme konusunda aynı şeyleri söylemek zor. belirli bir metini dinleyip türkçeye çevirmeye çalışan öğrencilerin büyük bir kısmının başarısız olduğu görülmüştür.
akçabardak akçabardak
üniversitenin ilk sınıfında mat1 dersini aldığın hocanın konuştuğu dil ise bir yıl sonra türk hocadan alınan mat 3 dersinin garip gelmesine sebep olan dildir.
lockman lockman
dil devrimi sayesinde türkiye türkçesinden daha duru ve öz olmayan dil. coğrafi nedenden ötürü büyük ölçüde farsça ve arapçanın etkisinde kalmıştır. aynı nedenden dolayı telaffuz ve çekimlemeler de kabalaşmıştır tıpkı bizim doğu illerinde olduğu gibi. alfabesindeki ters e, "kalın e" sesidir.
dr conners dr conners
azericeyi (ya da azeri türkçesini fark etmez) duyunca hemen herkesin yüzüne bir tebessüm gelir, bunda alınacak gücenecek birşey yok. azeriler de türk televizyonlarını izleyip gülüyor olabilirler bilemiyorum. ancak mesele insanlara komik gelen bir durumun gereksiz büyütülmesidir. şimdi üşenmeyip aklıma gelen bütün örnekleri sıralayacağım;

bu meselenin feriştahını sanırım ingilizler, ispanyollar ve portekizliler yaşamaktadır. ingiliz güldürü sanatında, amerika, avustralya, irlanda gibi yerlerin ingilizceleri ile ilgili yapılan şakaların haddi hesabı yoktur. ispanyol ve portekizli pek çok tanıdığım da güney amerikalıların telafuzunu komik bulduklarını söylemişlerdir.

bize gelirsek; sanki türk televizyonları yıllarca şive komiğinden ekmek yememiş, biz de bunlara anıra anıra gülmemişiz gibi, kalkıp "bu yapılanlar çok ayıp" demek hoş kaçmıyor.

almanya'da ve danimarka'da da türklerin o ülke dillerini konuşurkenki telaffuzlarını komik bulan ve bunun esprisini yapan çok kişi görürsünüz.

mesele çağdaş-şehirli ile, eğitimsiz-taşralı arasındaki çatışma da değildir. orta anadolu'dan çıkıp uzun süre istanbul'da kaldığı için konuşmasının bozulduğunu söyleyen insanları biliyorum.

velhasıl, dil mevzu bahis olduğunda zihnimizde bir pivot alıyoruz, bu bizim için istanbul türkçesidir, başkası için başka dil, şive ya da lehçedir. hararete gerek yok, gülelim geçelim.
gramadevate gramadevate
ders olarak görüldüğünde komik değil aksine kanırtıcı olan ağızlarımızdan (şive değil bu arada). ufak tefek değişimler dışında aynı türkiye türkçesidir. hatta karadenizin yaylalarındaki veya şırnak'ın köyündeki türkçe'den daha kolay anlaşılır bir ağız. resmi olarak sınırlarla bölünmüş olsak da dil olarak pek bölünmemişiz, onlar terimleri rusça anarlar biz ingilizce burda biraz sıkıntı var.
recai pengül recai pengül
bu konuda benim gibi düşünen bir başkasına rastlamış değilim ama azeri türkçesi kulağıma çok naif ve çocuksu geliyor. sanırım bizim artık rafine (!) olmuş bir dille konuşuyor olmamızdan mütevellit, köylü ve çocuksu bir tınısı var kelimelerin. bu da azeri türkçesini duyduğumda (dalga geçmek demeyeyim ama) peltek peltek konuşan bir çocuk gördüğümde eğlendiğim gibi eğlenmeme sebep oluyor.
nettle nettle
şimdi aparıram: şimdi götürürüm.
teyyare kaçta düşür: uçak kaçta inecek?
yemeli aş yapmışam: güzel yemek pişirdim.
dün tomarları pankaya döktüm: dün bankaya para yatırdım.
dün kabağima düştün bir tel vurdur:dün aklıma geldin bir telefon aç
2 /