bakışmak

1 /
kızınbiri kızınbiri
sevgili olma aşamasının en heyecanlı olayıdır. arada bir arkadaşa da teyit ettirilir. "bak ben ona bakmazken de bana bakıyor mu, takip et" tarzı gülünesi durumlar yaşatır. ola ki karşı cinsle konuştuğu görülür, gözler kaçırılır falan. süperdir ya canım çekti.
jadee jadee
bakmaktan başka birşey yapmayanlar da var.sonra da kendini birşeyler yapmış gibi görüp karşısındakinden büyük cesaret örneği göstermesini bekleyenler var.
oldu canım peki oldu canım peki
bir kişi ile göz teması kurup etkilemeye çalışmaktır.

bir kişiye altı saniyeden daha uzun bakarsanız kavga çıkabilir,bu yüzden arada bir göz kırpın.
''amüzüna koğğduğum'' diye birileri üstünüze atlayabilir veya sohbet etmek için yanınıza gelebilirler.
riske girmeyip arada bir sağa sola falan da bakın öküz gibi kitlenmeyin.
ravenhow ravenhow
bir keresinde benim de başıma geldi bu.

ben bir hanımefendiye deli gibi aşık oldum. gizliliği biraz azaltıp ismini de vereceğim. ayşenur. tabii hoşlandım demek lazım çünkü bir 8. sınıf öğrencisi için aşk fazla yoğun bir kavram. abartı olsun diye aşık oldum diyorum yani. kız çok güzeldi. öyle güzeldi ki ona bakamıyordum. onu bu kadar güzel yapan şey neydi biliyor musunuz? sarışın olması. evet saçları sarıydı. artık nasıl bir salaksam kızı sırf sarışın diye zihnimde adeta bir melek konumuna getirdim. oldukça sıradan bir kızdı aslında ama 8. sınıfa giden ben için doğaüstü bir şeydi elbette. saçları sarıydı be daha ne olsun? her neyse, ben kah uzaktan uzaktan bu kızı izliyor, kah onunla öpüştüğümü düşleyerek odamda gizlice mastürbasyon yapıp işlediğim bu günahın pişmanlığını yaşıyordum. günün birinde bir sebeple sınıfta bir derslik yer değişikliği yapıldı. ben de bu kızın arkasına denk geldim. ben bu platonik aşkımı içimde yavaş yavaş sindirmiş, ona ulaşamayacağımı iyice kabullenmiştim. bu yüzden çok bir şey hissetmiyor, önümdeki test kağıdı ile ilgileniyordum. derken bu kız arkasına döndü ve silgimi kullanmak istediğini söyledi. silgimi verdim, o da aldı. daha sonra silgiyi geri bıraktığında önüne tekrar dönmek yerine bana baktı. ne yazık ki ben de o sırada ona bakıyordum(önümde sarı saçlı bir kız oturuyordu yahu nasıl bakmayayım). ve biz o an bakıştık. vallahi de bakıştık billahi de bakıştık. 4-5 saniyelik bu bakışta ben adeta onunla sevişmiştim. öyle ki bu yaptığımız benim bütün ruhsal ve cinsel açlığıma bir ay yetebilirdi. o an onun da bana karşı benzer şeyler hissettiğini, beni resmen sevdiğini düşündüm.

ertesi gün ders arasında sınıfa girdim. sınıfta büyük bir kız grubu kendi arasında bir şeyler konuşuyordu. cüzdanımı almak için sırama doğru gittim. o sırada kulağıma bu ayşenur'un sesi geldi; "...ya sevgilimle konuştum zaten..." evet, kızın sevgilisi vardı. sırf sarışın olduğu için onu bir harika olarak görmeyen normal bir erkekle sevgiliydi işte.

dün bana baktıktan sonra içinden "salak mı ne" diye geçirmişti. hatta belki de yıllar sonra başka bir sözlükte bakışmak diye bir başlığa, "yıllar önce tuhaf bir çocukla böyle bakışmıştık." diye yazacaktı. bu aşkı, bu hayal kırıklığını, bu komediyi nasıl birkaç dakika içerisinde içimde sindirdim, nasıl bütün duygularımı ortadan kaldırdım halen anlayamıyorum. imkanım olsa o güne gider, kendimi incelerim. defter kalem ile bol bol not alıp kendimi gözlerim, ben bu işi nasıl becerdim diye.
1 /