barbunya

1 /
greeen greeen
a-pilaki isimli mezenin ana maddesi
b-bir balık cinsi, küçük olanlarının kızartması genelde, hiçbir yeri ayıklanmadan, iskeletiyle yeniyor, çünkü çok yumuşak ama tadını sevmiyorum ben öyle
guest8644 guest8644
birçok kimsenin barbun balığına hitap şekli olup,aslında gülünç ve elim bir hatadır.hem barbun sevenler hem de barbunya sevenler için üzücüdür.zira bu ikisinin tek ortak yönü, (tercihen) üzerlerine limon sıkılabiliteleridir.
enfazlaellikarakterolabilir enfazlaellikarakterolabilir
barbunya; önceleri senden vazgeçemezdim, rakının yanında, fasıl muhabbetlerinde hep sağımda duran zeytinyağlı eşlikçimdin..ama o gece ne yaptın bana, daha doğrusu ben sana ne yaptım da mideme öyle şiddetle vurdun ve o gece dışarı çıktın, çıkmak istedin, sabaha kadar gözüme uykuyu sokmadın, iki gün kendime getirmedin beni, doktoruma anlattım seni, fazla bağlılıktan zehirlemiş bu aşk seni dedi, gıda zehirlenmesi dedi ama inanmadım..işte o geceden beri ne sen beni görüyorsun ne de ben seni, sana bakış açımı değiştirdin, psikolojimi bozdun, yiyemez oldum artık seni..vazgeçemediğim seni, artık sadece uzaktan bakıyorum sana, bir daha mideme girmene izin vereceğimi de sanmıyorum..işte böyle birşey barbunya, böyle bir dost rakı sofralarına..gerçi dost mu düşman mı anlayamıyorum bayatından bayatına fark var..dışarıda yeneceği zaman, dikkat edilerek, dokunarak, koklayarak yenmesi gereken fasulye cinsinden yemek..
ağustos ağustos
kurusununda tazesininde çok lezzetli olduğu zeytinyağlı baklagil yemeği. ancak yaparken barbunyanın mor rengini atması için kaynatıp suyunu dökmeyi unutmamalı. ardından da suyu dökülmüş barbunyaya havuç, soğan, biber, patates gibi sebze eklemelerinde bulunup pişirmeli. üzerine de maydonoz ve limon döküp servis etmeliyiz. yanında en güzelde hafif sarımsaklı cacık gider.
last tango last tango
çok güzel yaparım zeytinyağlısını..
zeytinyağlı barbunya her yemeğin yanına eşlik edebilecek bir yemek türüdür. ve yazın taze barbunyadan yapılmış zeytinyağlısını yemek pek keyifli olur.

önce barbunyaları bir güzel haşlarsın hocam. suyu simsiyah olur artık. tahta kaşıkla bir tanesini alırsın, üflersin önce.. dumanı tüter.. tam ağzına atacaksındır ki o taneyi, sıcaktır, atamazsın.. vazgeçip çay tabağına koyarsın minik taneyi.. kaşığın tersiyle ezmek suretiyle yumuşaklığına bakarsın.. gözünün gördüğünü dilinde hissetmeye çalışırsın. yeteri kadar haşlanmış mı haşlanmamış mı? tamamdır diyorsan süzersin güzelim barbunyaları. değildir diyorsan biraz daha haşlarsın.
zamanı yoktur, hissiyatla pişirdiğin vakit güzeldir yemek.. tecrübeni katarsın, daha bir tatlı olur..

efendim diyelim ki barbunyalar kıvamında haşlandı, aldın onları süzgece..
domatesleri soyarsın bu esnada.. soğanları soyarsın..
tencereye nazlı zeytinyağını döküverirsin. sakın elini korkak alıştırmayasın.. ama abartmamalısın da.. hissetmelisin.. yeter demeli zeytinyağı tencerenin içinden sana..

tencerenin dibi ateşle buluştuğunda soğanları doğramaya başlamalısın. sıçan dişi derdi annem, işte o şekil doğramalısın.
şöyle ki soyduğun soğan bir elinde, diğer elinde bıçak.. bıçakla soğana enine ve dikine derin vuruşlar yapıp yatay bir şekilde ne çok ince ne de çok kalın doğrarsın soğanı..
işte o an.. soğan ve zeytinyağının buluşması.. muazzamdır. ağlıyorsan bu soğanın acı olmasındandır korkma.. ikilinin eşsiz uyumu karşısında duygulanmandan değil..

bu arada 1-2 diş sarımsak da hazırlamalısın ki barbunyan tadına doyulmaz olsun..
soğanlar azcık cızırdasın, sarımsakları da salarsın tencerenin içine..
ohhh miss...

orada bırakacaksın bunları biraz kendi hallerine.. efendi gibi çekileceksin ki kaynaşsınlar.. üçü de lezzetlerini birleştirsinler..
domateslerinle ilgileneceksin bu esnada.. onları ister minikçe doğra ister rendele. farketmez. ha ben doğramayı severim o ayrı.. suyunu çıkarmadan efendi efendi, kibar kibar doğrarım.. çekiciliğini kaybetmesin diye..

eğer zamanlamanı iyi ayarlarsan domateslerle işin bittiği vakit, tam vaktidir muazzam üçlüye renk katmanın..
cısssssss diye ses çıktı mı? çıkar... zeytinyağı soğan sarımsak ve bir de domates.. koku artık biraz daha tatlıdır..
domates tatlıdır ama nazlıdır da.. hemen salmaz kendini.. oldu sanarsın halbu ki daha tadını vermemiştir bizim üçlüye..
utangaçtır.. o sebepten tencerenin kapağını kapamalısın.. kapamadan evvel dörtlümüze bir kıyak geç ama.. biraz tuz ve 2 adet küp şeker ikram et ki öyle sap gibi oturmasınlar..

onlar kaynaşırken sen de bitti işin sanma.. bir tane patates bir tane havuç soy..
küp küp doğra onları.. ne küçük olsun ne büyük.. barbunyalara yakışır olsun..

artık tencerenin kapağını açmalısın. açmalısın ki dörtlümüz iyice kaynaşıp kendinden geçmesin..
işte şimdi zamanı barbunyaları şenlendirmenin.. tencereye doğru serbest bırak barbunyaları.. tahta kaşığınla karıştır hepsini.. kat doğradığın küp küp havuçları, patatesleri..
kapat tencerenin kapağını.. bırak eğlensinler..

şimdi bir sigara yakabilirsin.. keyif sigarası..

sigaran bittiği vakit süsleme için maydanozlarla meşgul olmalısın.. ince ince doğramalı, sunuma hazır etmeli tazelikleri..

tadına bakmadan son verme bu şenliğe.. tuzuna bak.. barbunyaların diğer tatlarla uyumuna bak..
tamamdır diyorsan söndür ateşi.. artık sona çok yaklaştın.. biraz demlensin, dinlensin eserin sonra alırsın cam bir kaba..
üzerine de serpiştirirsin maydanozları..

bu şekilde oda sıcaklığında soğumaya bırak. aslında 1 gün bekletip yemek makbuldür. ama dayanabilirsen..
şimdi afiyet olsun.. ve ellerine sağlık..

edit: barbunyayı yaptık da su katmadan olur mu? barbunyalarımızı tenceremize kattıktan sonra bir miktar su ekleyelim lütfen.. burada dikkat edilecek şey su miktarının barbunyaların seviyesini geçmemesidir.
esbjorn'e teşekkürler hatırlatma için..
sayenizde sayenizde
pilaki yaparken soğanların kavrulması esnasında yarım veya bir dolmalık biber ilave edilirse (ister doğranır istenirse bütün bırakılır, pek hoşlanmayanlar için sonrasında biber içinden alınabilir ) lezzeti göklere çıkar.
denemediğimi yazmam.
1 /