barnum etkisi

alternatif maliyet alternatif maliyet
1949 yılındayız ve psikoloji öğrencisiyiz. b.r.forer adındaki hocamız, bize bir kişilik testi uyguluyor. ertesi hafta sınıfa 39 adet kapalı zarfla geliyor - neden? çünkü 39 kişiyiz (evet, gereksiz ayrıntı). neyse, zarfları açıp, sir forer ın uyguladığı kişilik testimizin sonucunu okuyoruz, bakalım ne demiş:

"diğer insanların sizi beğenmesine ve size hayranlık duymasına ihtiyacınız var, yine de kendinize karşı eleştirel olmaya eğimlisiniz. kişiliğinizle ilgili zayıflıklarınız olduğunda, bunları genelde örtmeyi başarabiliyorsunuz. kendi yararınıza kullanmadığınız önemli bir kapasiteniz var. dışarıdan disiplinli ve kontrollü görünüyorsunuz, içinizdeyse kaygılı ve güvensiz olmaya eğilimlisiniz. bazen doğru şeyi yapıp yapmadığınız ya da doğru karar verip vermediğiniz konusunda ciddi şüpheleriniz oluyor. belirli bir düzeyde değişiklik ve farklılık istiyorsunuz, kısıtlama ve sınırlamalar sizi rahatsız ediyor. özgür bir düşünür olmakla gurur duyuyor ve başkalarının ifadelerini tatmin edici bir kanıt olmadığı takdirde kabullenmiyorsunuz, fakat kendinizi başkalarına anlatırken çok açık olmayı saçma buluyorsunuz. bazen çok sosyal ve dışadönük, bazense içedönük, sakıngan ve çekingensiniz. isteklerinizin bazıları gerçekdışı görünüyor."

[ yazarın notu: orijinal metinle karşılaştırıp "bu ne hocam? yıkmışsın çeviriyi" demeyin bana. çevirmen değil, ekonomistim ben (yani olacağım inşallah). neyse. ]

hocamız (ısrarla forer) diyor ki: "şimdi test sonucunuzun sizce ne kadar doğru olduğunu söyleyin bana - 0 dan 5 e kadar puanlayın."
çıkan ortalama 4.3; sadece 5 kişi 4 ün, tek bir kişi de (çözdü olayı) 2 nin altında puan veriyor. (bkz: giri sonu editi)

1949 dan bu yana bu test hala yapılıyor ve sonuç (ortalama) asla 4 ün altına düşmüyor.

bu testin ilginç yanı ne derseniz:
39 öğrenciye de aynı sonuç, yani yukarıda gördüğünüz metin veriliyor.
üstelik bu metin, bir gazetenin astroloji sütunundan alıntı.

işte barnum etkisi: insanlar muğlak ve genel kişilik betimlemelerini, aynı betimlemenin bir başka insanı da anlatabileceğini düşünmeksizin kendilerine özel olarak görüyor ve bunu kabulleniyor.

"madem bu testi sir forer yapmış, neden adı barnum?" derseniz: bu noktada işgüzar bir psikolog (ki adı paul meehl) devreye giriyor ve bu test sonucunun, barnum adlı adamın "herkes için küçük bir şey" lafını kanıtladığını düşünerek adını "barnum etkisi " koyuyor.**

buyurun, bu da forer ın testi, istediğinizi kekleyebilirsiniz:
(bkz: pierre ysewijn - the barnum effect the interactif part of this page can not work without javascript. these pages do not use activex controls. please, enable javascript on your comput... bluewin )

alakalı olarak:
(ara: burcu kadını)
(ara: burcu erkeği)
(ara: kadını erkeği ilişkisi)
(bkz: astroloji)
vs. vs...

giri sonu editi : metinde "no one" diyor, benim anladığım gibi "one" değil; yani kimse test sonucuna 2 nin altında puan vermemiş. küller nickli yazara, bunu bana işaret ettiği için teşekkür ediyorum.
misafirpervert misafirpervert
zamanında sadece meşhur metni kopyalayıp sevgilime göndermişliğim var. aslında ne düşündüğünü soracaktım fakat oltaya gelme ihtimalini de içten içe düşündüm sanırım. ve maalesef ki geldi. çok şaşırdığını ve onu bu kadar iyi tanıdığımı bilmediğini söylemişti. gerçekten yerin dibine girmiştim. hem bir insan hem de bir sevgili olarak. siz siz olun böyle bir puştluk yapmayın. sevgiler.
birfincancay birfincancay
kahve fallarında ortaya atılan "sen haksızlığa gelemiyorsun hiç", "sana biri yanlış yaparsa asla unutmuyorsun kız aaaa kindar seniii", "el şakası sevmiyorsun sen sanırım", "senin en kötü yanın herkesi kendin gibi sanman", "biri sana bi laf söylesin o anda bişey diyemiyosun ama sonradan geliyor en güzel cevap aklına. ama iş işten geçmiş oluyor di mi??" gibi genel yorumlar da bu etkinin mantığını çözmüş profesyonel (!) falcıların ağızlarında sakız olmuştur.

amk gidiyosun 50 lira veriyosun, fal baktırıyorsun; "el şakası sevmediğimi bildi!!!" deyip mutlu mesut ayrılıyorsun mekandan. sanki gün aşırı ensesine vurulmasını seven adam var memlekette. kolunun mıncırılmasından hoşlanan var. "ardımı pandiklesene bi neşemiz yerine gelsin be!" diyen var. bi sen sevmiyosun el şakası. tövbe.