behzat ç vs kurtlar vadisi

fark ettim fark ettim
aslında tam bir versus değil. daha çok yıllardır hayalimde olan bir sorgu sahnesi. tabii behzat ç.'nin star tv'de yayınlanan kadrosu ve kurtlar vadisi'nin ilk doksan yedi bölümü göz önüne alınmıştır. malum behzat ç.'nin genel yönetmeni serdar akar, osman sınav'dan sonra kurtlar vadisi'ni çekmeye başladı. bir nevi kurtlar vadi'sinde pişen yönetmenler behzat ç'yi çekmeye başladı. başka ortak noktaları da var. ama ikisi arasındaki en bariz fark behzat ç. daha çok realistik diyebileceğimiz gerçek hayatla birebir bir anlatıma sahip, kurtlar vadisi daha çok epik diyebileceğimiz bir anlatıma sahip olması

her giri hayalimdeki sorgunun ayrı bir sahnesini oluşturacaktır.

----------------sahne 1----------------
behzat ç: serdar'ı sen mi öldürdün la?
polat alemdar: sen beni sorgulayamazsın, başkomiser.
behzat ç: heee söyle bakalım ben kimi sorgulayabilirmişim?
polat alemdar: bu olaylar seni aşar.
behzat ç: beni aşan neymiş la?
polat alemdar: bunlar derin işler.
behzat ç: kabadıyadan bozma mafya! senin derinini sikerim.
polat alemdar gülümser (yani öyle yapmaya çalışır malum oyunculuk pek yok)
behzat ç: sırıtma la! polat alemdar... savcıyı öldürmeye teşebbüsten tut da kimler kimleri öldürmüşsün. adam kaçırma, haraç kesme, mekana el koyma.
polat alemdar: teröre ver beni veya organize baksın.
behzat ç: baksın baksın da olayın üstünü kapatsın öyle mi? seni buradan bir allahın kulu çıkartamaz.
polat alemdar: bak sen şu işe. neye bulaştığına dair bir fikrin yok başkomiser.
behzat ç: heee
----------------sahne 1----------------
fark ettim fark ettim
----------------sahne 2----------------
harun: memati baş...
memati: adımı mı ezberliyorsun.
harun: evet ezberliyorum. itirazın mı var?
memati: yok.
harun: aferin. vay vay dosyasına bak. neler var neler. daha doğar doğmaz anneni öldürmüşsün oğlum. sen ne ayaksın? kiralık katil misin?
memati: beni kimsenin parası satın alamaz!
harun: tipe bak. korkutucu olduğunu mu zannediyorsun la sen? dişlerini sık daha çok sık... aynı şebeğe döndün.
memati: bak komiser size saygım sonsuz. soracağın soruyu sor; içeri mi atıyorsun, serbest mi bırakıyorsun ne yaparsan yap.
harun: bana işimi mi öğretiyorsun lan it!
memati: kimseye bir şey öğretme niyetim yok.
harun: senin yaşaman için bir nedenin yok. çakır'ın yancısı. aha gene dişlerini sıkmaya başladın.
----------------sahne 2----------------
fark ettim fark ettim
----------------sahne 3----------------
hayalet: anlat bakalım kardeş ne biliyorsun.
erhan: valla abi ne anlatayım ki? anam beni istanbul'a adam olayım diye gönderdi. bak sen allahın şu işine beni buralara kadar adam olduğum için sürükledi. keşke anam adam olmamı değil de ufak bir yuva kurmamı isteseymiş.
hayalet: ne diyorsun la değişik?
erhan: ne diyebilirim ki abi, ne biliyorsun anlat dedin anlatıyorum.
hayalet: la oğlum ben sana geçmişini mi anlat dedim, geçmişini siktiğim. olayla ilgili ne biliyorsan onu anlat.
erhan: abi küfür hiç hoş olmadı ama.
hayalet: büroda uzun saçlı bir arkadaş vardı. girer girmez korktun. onu getireyim mi la sorguna?
erhan: tövbe haşa! anamın bostanındaki korkuluğa benziyor.
hayalet: iyi o zaman. sadece geçmişini değil geleceğini de ütmeden anlat olayı.
----------------sahne 3----------------
fark ettim fark ettim
----------------sahne 4----------------
behzat ç: bırak bu devlet ayaklarını olay gününe gel.
polat alemdar: ben bıraksam devlet beni bırakmaz.
behzat ç: ne devletmiş be! la bu devlet size ihtiyaç duyuyorsa bize ne gerek var? her işi sizinle halletsin. bize boşu boşuna para vermesin.
polat alemdar: sizin işiniz huzuru sağlamak. bizim işimiz huzuru kaçıracak yılanın başını küçükken ezmek.
behzat ç: heee siz kim la? derin devlet mi?
polat alemdar: ne dersen de; ama bu derinlik seni aşar başkomiser. seni tanıyorum. anneni de kızını da tanıyorum.
behzat ç: la burada devlet de benim derin de benim! benim hakkımda her şeyi öğrenmişsin; ama bir şeyi es geçmişsin. onu da sana ben öğreteyim.
polat alemdar: neyi es geçmişim?
behzat ç: sağ kroşem! (masadan uçarak bir tane vurur)
----------------sahne 4----------------
fark ettim fark ettim
---------------sahne 5----------------
cevdet: konuşmayacak mısın?
abdülhey: evet.
cevdet: konuşmama hakkına sahipsin tabi.
abdülhey: hakkımı kullanmak istiyorum.
cevdet: kullan bakalım.
----------------sahne 5----------------
fark ettim fark ettim
----------------sahne 6----------------
harun: bana bak çeyrek mafya! senin gibi nicelerini gördü burası.
memati: inan bana benim gibisini görmemiştir.
harun: artist misin sen ha artist mi?
memati: bizim artistlikle işimiz olmaz. racon bilen adamlarız.
harun: koçum burada raconu ben keserim ben. burada racon harun sinanoğlu'dur anladın mı!
memati: anladım.
harun: heee adam ol.
memati (yerinden kalkarak): benim adamlığını sorgulayacak ademoğlu daha anasının karnından doğmadı.
harun: ana bacı karıştırma la! bana mı vuracaksın ha, bana mı vuracaksın.
memati: bizde devlete, polise yanlış olmaz.
harun: e bu dosya ne? devlete, polise saygı beyannamesi mi?
memati: hıııı!
harun: otur la yerine otur artist. ne kalktın ayağa?
memati: adamlığımı gör istedim.
harun: teke tek gel la teke tek gel.
----------------sahne 6----------------
fark ettim fark ettim
----------------sahne 7----------------
erhan: işte böyle abi.
hayalet: ne diyon oğlum sen ne diyon ne diyon? seyfo dayı kim amına koyayım!
erhan: abi ölmüş insanın ardından küfredilir mi? çok ayıp.
hayalet: ölünü dirini şimdi... tövbe tövbe.
erhan: anlat dedin anlatıyoruz. niye kızıyorsun ki?
hayalet: la bebe! gül müsün, nesin... seni budarım isparta'ya almazlar bir daha.
erhan: aşk olsun abi. ne güzel tatlı tatlı anlatıyordum küfretmeye, hakarete başladın. anlatmam bir daha.
hayalet: burası karakol la karakol. masaj salonu mu sandın?
erhan: masaj salonu olsa ne güzel olurdu abi. ankara'da masaj salonu var mı? ama sadece masaj salonu. sonunda bir şey istemiyorum.
hayalet: he var var. hatta jandarma özel araçla götürüyor. merak etme senin için değil başkaları için güzel son var.
----------------sahne 7----------------
fark ettim fark ettim
----------------sahne 8----------------
polat alemdar (ağzı burnu kan içinde): güzel vuruyorsun. hakkını vermek lazım.
behzat ç.: he ver ver.
polat alemdar: yumruk içini başını da ağrıtmam merak etme.
behzat ç. : ne baş ağrısı la?
polat alemdar: ercüment'e yumruk attıktan sonra neler olduğunu biliyorum.
behzat ç: tanımıyor musun lan ercüment çözer'i.
polat alemdar: tanıyorum.
behzat ç.: onun kafasına niye sıkmadın. memduh başganı öldürsen beka sorunu çözülmez mi la?
polat alemdar: memduh başgan artık devletin sırtında çıban olmuş durumda. çıbanı kopartırsın kopartmasına da vücudun her yerinde yaralar açar.
behzat ç: ulan devlet daha kendi içinde oluşan çıbanları temizleyemiyor sonra da sizin gibi serseriler çıkıp devletçilik oynuyor.
polat alemdar: ben oyun oynamam başkomiser.
behzat ç: he la he adamların kafasını kopartırsın.
polat alemdar: kafasında devlet olmayanın, kalbinde vatan olmayanın, kanında millet olmayanın canını almak benim işim.
behzat ç. : ooo laflara bak laflara. kim öğretti bunlara sana? senin de mi memduh başganın var?
polat alemdar: benim bir tek ülkem var.
behzat ç. : sizin yaptığınızı sikiyim.
polat alemdar: sen beni ne ile yargılıyorsun?
behzat ç: serdar'ı öldürmek ile!
----------------sahne 8----------------
fark ettim fark ettim
----------------sahne 9----------------
cevdet: abi konuşmuyor.
akbaba: ne sikime konuşmuyorsun lan at ağızlı?
abdülhey: susma hakkını kullanıyorum.
akbaba: tamam sen olayı anlat kardeş sonra susma hakkını kullanırsın.
abdülhey: anlatacak bir şeyim yok.
akbaba: la bebe ulu orta gündüz vakti ankara'nın ortasında adamın kafasına sık, sonra anlatacak bir şeyim yok de.
abdülhey: her şeyi mahkemede anlatırım.
akbaba: iyi kardeş mahkemede anlatırsın.
----------------sahne 9----------------
fark ettim fark ettim
----------------sahne 10----------------
memati (ağzı burnu kan içerisinde, yüzü gözü morarmış bir şekilde): iyi vuruyormuşsun komserim.
harun (memati'den beter): eyvallah eyvallah... sokak dövüşçüleri ile kavga ettim la ben. o çeteyi çökerttik.
memati: bir şeyin yok değil mi?
harun: neyim olacak la, alt tarafı bir iki yumruk yedim (öksürmeye başlar). tamam la tamam yok bir şeyim. ihlamur mıhlarmur falan içerim toparlarım. sen şimdi olayı anlat.
memati: olay bildiğiniz gibi.
harun: la ne bildiğimiz gibi. ulus'ta serdar'ın kafasına sıkmışsınız. ne diye sıktınız adama? emri kim verdi?
memati: usta sıkmamızı istedi sıktık.
harun: ne ustası?
memati: polat alemdar.
harun: isme bak amınakoyayım. bizim dede sinanoğlu soy ismini almış. sinanoğlu ne lan? soyağacına baktım bizim sülalede sinan diye biri yok. alemdar iyiymiş. sen baktın mı la soyağacına.
memati: hayır. ama bakarım.
harun: ben sana söyleyeyim senin büyük büyük deden azrail.
----------------sahne 10----------------
fark ettim fark ettim
----------------sahne 11----------------
hayalet (telefonda konuşmaktadır): he kardeş... he kgt diyorsun... ne ayak la onlar... ouvv gene sert kayaya çarptık... valla kardeş biz alıştık artık sürekli bir yerlere çarpa çarpa... tamam eyvallah sağ olasın. (erhan'a döner) kgt ne ayak la?
erhan: bilmem onu abdülhey'e sormak lazım.
hayalet: o ne alaka?
erhan: onda o tarz işler var.
hayalet: şimdi sen arkadaşını mı satıyorsun?
erhan: tövbe kimseyi satmışlığım yok. adımı mı çıkartacaksınız hayalet bey?
hayalet: senin ben beyini.
erhan: küfür yok.
hayalet: yok yok merak etme. sana küfürden daha beteri var. (yerinden kalkar kapıya doğru gider)
erhan: nereye gidiyorsun?
hayalet: senin sorguna uzun saçlı arkadaş gelecek.
erhan: eceli çağırsan daha az koyardı.
hayalet: koyacak koyacak o da koyacak
----------------sahne 11----------------
fark ettim fark ettim
----------------sahne 12----------------
hayalet (behzat'ın yanına gider): abi bir dakika dışarı gelir misin? (ikisi beraber dışarı çıkarlar)
behzat ç: ne oldu la?
hayalet: abi bunlar kamu güvenliği teşkilatı diye bir şeye çalışıyorlarmış.
behzat ç: eee?
hayalet: işte abi bunlar bir takım operasyonlara falan çıkıyormuş. sonra üstten birileri bu teşkilatın dağıtılmasını istemiş. bunlar da yer altına çekilmişler.
behzat ç: devlet için mi çalışıyorlar yani?
hayalet: yani öyle gibi de değil gibi de.
behzat ç: ne sikim iş la?
hayalet: e abi valla ya! sıkıldım bu tarz işlerden.
behzat ç: resmi bir emirle mi öldürmüşler adamı?
hayalet: yok abi, galiba kafalarına göre hareket ediyorlar. devlet isterse bunlara sahip çıkıyor.
behzat ç: o zaman suçlular.
hayalet: mantiken suçlular yani abi.
behzat ç.: sikeyim böyle işi. nöbetçi mahkemeye gönderirim isterlerse tutuklarlar isterlerse serbest bırakırlar.
hayalet: abi genelde serbest bırakıyorlar.
behzat ç.: biz de fare kovalar gibi her seferinde bunları kovalıyoruz. (sorgu odasına girer)
----------------sahne 12----------------
fark ettim fark ettim
----------------sahne 13----------------
behzat ç: kgt ne la?
polat alemdar: sabri iyi iş çıkartmış.
behzat ç: ne sandın.
polat alemdar: seni aşar bu işler başkomiser.
behzat ç.: bu laftan artık sıkıldım. önüne gelen bunu söylüyor. bu işler seni aşar.
polat alemdar: kamu güvenliği teşkilatı.
behzat ç.: yani?
polat alemdar: yanisi istihbarat içinde olan bir teşkilat.
behzat ç: oraya bağlı mı çalışıyorsunuz?
polat alemdar: resmi olarak hayır.
behzat ç: ulan biriniz de resmi iş yapın. sana yumruk attığımı görseler ebemi sikerler. olay size gelince paşasınız, ağasınız... ne devletmiş be!
polat alemdar: herkes bu devletin ekmeğini yiyor.
behzat ç.: he yiyor yiyor. biz ekmeğimizi fırında zor pişiriyoruz, size birileri servis ediyor.
polat alemdar: bana bak başkomiser! biz bu devletin malını yemeye kalkanlardan değiliz. biz bu devletin her bir toz zerresi için canını vermek için yemin etmiş insanlarız.
behzat ç.: he la he. otur la yerine gaza gelme hemen.
polat alemdar: sorgunu adam gibi yap!
behzat ç: adamlığı senden mi öğreneceğim piç (tekmesini suratına yapıştırır)
----------------sahne 13----------------
fark ettim fark ettim
----------------sahne 14----------------
(behzat hariç herkes koridora çıkmıştır tahsin müdürle karşılaşırlar)
tahsin: sorgulama ne alemde çocuklar?
hayalet: valla müdürüm konuşmuyor. ağzında bir şeyler geveliyor, olayla ilgili bir şey demiyor.
akbaba: müdürüm elemanlar sakat biraz.
tahsin: öylelermiş. istihbarat aradı, elemanları onlara vermemizi istiyorlar.
hayalet: amirim pek yanaşmaz ama.
tahsin: yanaşacak. bir de devlet mafya ikilisine takılmak istemiyorsa ya na şa cak! (o sırada arkada durmaya çalışan harun'u fark eder) lan sana ne oldu?
harun: biraz spor yaptım müdürüm
tahsin: iyi güzel. işe yaradı mı bari?
harun: biraz ter atım müdürüm.
tahsin: iyi! ulan bir mafyaya bulaşmadığınız kalmıştı ona da bulaştınız! al ifadesini konuşmuyorsa mahkemede konuşsun. ne sikime dalaşıyorsunuz!
harun: haklısınız müdürüm.
tahsin: haklısınız müdürüm!.. haklıyım ama dinleyen yok. coğrafyan nasıl lan senin?
harun: iyidir müdürüm.
tahsin: haritada erzincan'ın yerini gösterebilir misin bana?
harun: bulmaya çalışırım.
tahsin: iyi orada çalışırken çevre illeri öğrenirsin. (harun susar). behzat nerede?
cevdet: sanırsam sorguda müdürüm.
tahsin: ne konuşuyor lan hala.
hayalet: yan tarafa geçip bakalım isterseniz.
tahsin: aç kapıyı girelim. (sorgu odasnının yanındaki odaya geçerler. camdan sorgu odasında birbirine girmiş behzat ile polat'ı görürler). ne yapıyor lan bu manyak. ayırın şunları!
----------------sahne 14----------------
fark ettim fark ettim
----------------sahne 15----------------
(harunla hayalet behzat'ı tutmaya çalışırlar)
harun: abi abi yapma abi!
behzat ç: bırakın la beni!
polat alemdar: çok yanlış yaptın başkomiser.
behzat ç: bak hala konuşuyor.
hayalet: abi bir dur allahın aşkına!
behzat ç: konuş lan serdar'ı kim öldürmeni istedi? neden öldürdün.
polat alemdar: bana posta koydu ben de postasını iade ettim.
(harunla hayalet behzat'ı sakinleşitmeyi başarırlar, kavgayı ayırırlar)
hayalet(polat'ın yanına gider): otur lan şuraya gevşek. hala daha artist artist konuşuyor.
behzat ç: la oğlum gündüz vakti mafya hesaplaşması mı yaptınız? ne sikime öldürdün?
polat alemdar: keyfim istedi öldürdüm.
behzat ç. : keyfinin amına koyayim. kaç paraya yerine geldi keyfin.
polat alemdar: beni sakın sokak serserileri ile karıştırma!
behzat ç: ne serserisisin lan sen. devlet serserisi mi?
polat alemdar: devletin olsam olsam kuzusu olurum. beni kurban edecek bıçak da devletin elinde.
harun: devlet devlet neymiş lan bu devlet! sanki biz başka bir şeye çalışıyoruz.
behzat ç: paşasının devleti bizim devletten daha derin.
tahsin (bağırarak sorgu odasına gelir): behzaaaat!
behzat ç: bir sen eksiktin tahsin ne var?
tahsin: la oğlum akıllanmayacak mısın sen? iş adamları, bürokratlar, tetikçiler bitti şimdi mafyaya mı bulaşıyorsun?
behzat ç: ne yapsaydım tahsin. katil la bunlar katil! kafasına göre adam öldüren, öldürdüklerini devlet için öldürdüm diyen katiller.
polat alemdar: katil sensin başkomiser. üstü kapatılan dosyan var.
tahsin: sus lan sen de! istihbarat alıyor adamları.
behzat ç: serbest bırakıyoruz yani?
tahsin: ne bok yerlerse yesinler. bizden çıksınlar da.
(behzat sinirle sorgu odasından çıkar, arkasından polat'ın sesi duyulur)
polat alemdar: yine görüşeceğiz başkomiser.
----------------sahne 15----------------

son