beni tanıdılar siz kaçın

jugis nomen jugis nomen
şakacı yazarın boş zaman aktivitelerinden rastgele bir tanesi. çeşitli başlıklarda kimi yazarlar bu ibareyi kullanarak halkın sevgisini kazanıp, haftanın şıkı seçilirler, sevgi pınarı olup akarlar, agucuk yapmak ister divane gönül. durumu birkaç örnekle açıklayacak olur isek:

->örnek #1

başlık: sözlükteki en amın düdüğü yazar

giri:

(bkz: beni tanıdılar siz kaçın)
(kaçın la marduk geldi, 12.12.2012 00:00)

->örnek #2

başlık: yarrağa benzemek

giri:

(bkz: beni tanıdılar siz kaçın)
(peri bacası, 34.17.1071 28:13)

görüyorsunuz ne kadar sempatik yazarlar. hatta bu örnek girilerde dahi ":)" tuşunu aradınız ama kuru sıkı attınız, o kadar şirinler... bu tip olumsuz ve yergi özelliği ihtiva eden başlıklarda böylesine sevimli görülen meşhur kalıbımız, gelin görün ki olumlu, özgüven veya kirlilik hissiyatlı başlıklarda tam ters etkiyi yaratır hedef kitlede. şöyle oluyor onlar da:

->örnek #3

başlık: kafası hariç 21 cm

giri:

(bkz: beni tanıdılar siz kaçın)
(dört bir yandan abanıyorlar anne, 14.02.2005 15:12)

->örnek #4

başlık: aynı günde 7 farklı kişiyle sex yapmak

giri:

(bkz: beni tanıdılar siz kaçın)
(alev 22 f, 23.51.1984 13:13)

nasıl? gözlerinize kanlar doldu, beyniniz burun deliklerinden süblimleşerek sızmak istiyor, çok öfkelendiniz öyle değil mi? o şakacı yazarın şakası bu sefer tu kaka oldu. haftanın en sevilmeyenlerine doğru bir bilet de siz kestiniz, en yakın türbeye gidip beddua mumu dikmek istediniz.

zavallı simbiyotik yaşamına devam eden bu yorgun ve emektar kalıp, 4. nesil yazar alımlarıyla birlikte küllerini yaktırarak sabancı towers'dan savurtacakmış. sadık kullanıcılarına son aylarını zevk içerisinde geçirmelerini diliyorum.
jugis nomen jugis nomen
hollywood aksiyon/polisiye filmlerindeki bir klişe. lafın üzerine hemen "vay anasını delikanlı çocukmuş!" diye fikir sahini olmamamak gerekir kanımca. çünkü "beni tanıdılar siz kaçın" diyen kişi yanlız bırakılmıyacağının farkındadır, bir çeşit blöftür bu:

-beni tanıdılar jeff..siz kaçın..
+yapma michael..bu işe beraber başladık beraber bitireceğiz..
-beni burda bırakmayacağını biliyordum..sağol jostum*

ama blöfün görülmesi durumunda götlere gelebilir bu artiz insan, terbiye edilmiş çorbadan farkı kalmaz:

-remzi beni tanıdılar..siz kaçın..
+tamam abi..hadi allah'a emanet ol..
-lan?!!
+efendim abi?
-olum gidilir mi hemen öyle..?
+ehehe..eşşeksin lan sen..gel hadi gel..
-korktum lan gitçeniz diye.
+tamam burdayız işte..
-gitmeyin lan..


bir de şöyle bir şey var alakalı:
(bkz: sizi yavaşlatıyorum bırakın beni burda)
jugis nomen jugis nomen
bir temel fıkrası da varmış böyle:

temel ile dursun bir haltlar karıştırıp polisi peşlerine takarlar. kovalamaca anında polis bunlara arkadan bağırır: "kaçmayın lan orospu çocukları!". temel de dursun'a dönerek "dursun beni tanıdlar sen kaç" der.
plastikdünyanınnaylondelikanlılarınaselamederiz plastikdünyanınnaylondelikanlılarınaselamederiz
an itibari ile gerçek olan girilerimi okumuş arkadaşlarım an itibari ile arayıp,telefonu açtığımda "plastik,plastik" diye bağırdıklarında şoke olduğum,şoke olmakla kalmayıp,alkışladıklarında "ulan noluyo lan plastik ne"deyip geçiştirdiğim durumda en son sözüm

"beni tanıdılar siz kaçın"
nedensiz nedensiz
hala ciddi ciddi bu bkz'ı veren arkadaşlara anlam vermeye çalışıyorum. ulan bize ne sen yakışıklıysan, güzelsen, zikindiriksen, otsan boksan. ciddi ciddi yazıyosan bunu, elendin zaten. şaka mahiyetinde yazıyorsan daha da kötü, bu kadar kötü espri anlayışı olamaz. herkesin yazmasına tepki olarak dalga geçme amaçlı yazıyorsan da boşver, bırak dağınık kalsın..
kumral ada kumral ada
ciddi anlamda en sonunda kurduğum cümledir.

yer: one love festival - santralistanbul
zaman: 21 haziran 2009

görevim anket yapmaktı. festivale bu sayede girdim. yoksa elektronik müzikten hazzetmem. starsailor iyi tabi ona laf yok.
neyse, ben tabi cumartesi çalıştıktan sonra, dedim pazar çalışmamayım. bir pazarım var zaten.
ama bileğimde, içeri beleş girmemi sağlayan görevli rengi sarı bileklik ve işime gelince görevli gibi dolaşmamı ve ofisten gidip kumanya almamı ve karnımı doyurmamı sağlayan sarı festival tişörtü var.
içeri görevli gibi girip, sonra kafamıza göre takılacağız. amaç bu. tabi supervisor denilen, ben ve iş arkadaşlarımdan sorumlu adamın bundan haberi yok. adamın "ya çok çalıştım acıktım" diye gidip bir sürü kumanya alıp konser dinleye dinleye ajansı sömürdüğümden de haberi yok.
ortalıkta "anketçilerden biri kaçmış" diye laflar dolaşmakta.
ben de o sırada bizim standın oradan geçiyorum, supervisor ile göz göze geldik. aha dedim.
adam beni işaret edip, bana doğru gelirken arkadaşlara dönüp;
"beni tanıdılar siz kaçın" cümlesini sarf ettim.

müthiş bir rahatlama yaşadım o an. böyle başım göğe erdi. sonra supervisor bana doğru gelirken, dedim yahu ben niye kaçmıyorum. zaten etraf ana baba günü. ben de kaçtım.
zaten onlar da emeğimizi sömürüyorlardı. 2 ay sonra para yatırılcakmış. o da kaç para yatırılcak belli değil. para yatmayabilirmiş de.

sonra adamı bugün metroda gördüm. şansa bak. selam verip tekrar kaçtım. umarım daha çıkmaz karşıma. freddie nin kabusu gibi.
triangle triangle
yıllarca bkz olarak gördüğümüz itin götüne sokulasıca söz öbeği. bu sefer sol framede bakınızı değil, kendi cereyan etsin istedim. sözlük için sözlük.
arpi arpi
bayılıyorum buna. yazılarında kendini ifade etmeyi beceremeyen küçük kardeşlerimiz bu sihirli sözleri kullanmayı görev biliyor. bu kadarla kalmıyorlar, bu sözle nüktedanlıklarını da işin içine sokmayı beceriyorlar. çok komik yea ne zaman görsem patlatırım kahkahayı. ki fazla gülen birisi değilim.