beşiktaş ın transfer politikası

hose kutinyo hose kutinyo
sezona, geçen birkaç sezondaki gibi süper yıldız futbolcuları kadrosuna katarak başlayan beşiktaş'ın transfer politikası muhteşem. özellikle sivok ve seriç dünya çapında yıldızlar? olarak beşiktaşa çok büyük katkı sağlaycak. ayrıca anadolu takımlarından alınacak süper staralar sayesinde beşiktaşın avrupa'da da fırtına gibi esmesi büyük olasılık.

yıldırım demirören ve sinan engin gibi yönetim ve futbol dehaları sayesinde bir real madrid bir barcelona kıvamında taransfer politikası uygulayan siyah beyazlılar, ekonomik olarak da büyük bir atılım yapabilir çünkü ; bu süper yıldızlar bir sene sonra kimbilir kaç milyon zilyon ytl'ye satılacak kadar parlayacak...

hülasa, beşiktaş şu anda dünyanın en doğru, en şahane, en süper taransfer politikasını uygulayarak diğer takımları çatır çatır çatlatmakta.
gyroscope gyroscope
1940 lardan sonraki türkiye ekonomisiyle eş değerdir.hiç bir başkan zamanında doğru düzgün bir istikrar gösterememiştir.

sergenler,ferdinandlar,oktaylar,nihatlar gibi nice yıldızın değerini bilememiş insanların sürekli yönettiği takımım.
sütlüçay sütlüçay
biz ne gordon'lar , diatta'lar , seric'ler gördük.adamları aldık oynattık kör topal çıktı.para verip satamadık amınakoyım.yıllık ücretlerini verdikde kiraladık falan filan.öyle yani tam bir fiyasko.

2005 senesinden beri bu yıldırım demirören denen adam yani bizim başkan 100 milyon euroyu (hatta 150 bile olabilir hesaplamak lazım) böyle transfer politikasıyla çarçur etmiş , klübü kendine borçlandırmıştır.

ve aradan geçen 5-6 sene sonra nasıl kazandığına hala inanamadığımız seçimi kazanmış ve yeniden başkan olmuştur.bizler bjk taraftarları isyan ettik.çok bağırdık.iyi bilirsiniz 'yeter demirören yeter' tezahüratlarını.seçimi kazandıktan sonra yönetim kuruluna bir adam girer.daha önce tanımadığımız işadamı olan serdar adalı.

işte bu adam beşiktaş'ın şimdiye kadar ki en büyük transferlerini gerçekleştirir ve beşiktaş taraftarı için büyük bir fenomen olur.

quaresma ve guti transferleri büyük ses getirdi açıkçası.kimse beklemiyordu bu iki yıldızın türkiye süper liginde oynayabileceklerini.ancak serdar adalı , beşiktaş klübüne öyle bir vizyon kazandırdı ki carew , altidore , sergio garcia gibi adamları beğenmez olduk.adebayorcularla robinhocular arasında tartışmalar çıktı.hangisi daha iyi ? hangisi bize yararlı ? hangisi daha pahalı ?

şu tarihten geriye doğru 4-5 ay filmi geriye saralım.
ne görüyoruz ?!
kim inanirdıki ; quaresma gelicek inönü'de şov yapacak.guti gelipte bobo'ya asist yapacak.robinho haberleri çıkacak(kesinleşmedi ama kesin gibi gibi) , skybet transfer oranını evens olarak bjk'ye çevirecek.ingilizlerin saygın gazetesi guardian manşetten 16 milyon sterlin'e anlaşıldı haberi verecek.
kim ?
commander shepard commander shepard
galatasaray ve fenerbahçe taraftarı olmayı bu sene zorlaştırandır.
hani holiganlık ile salaklık arasında gidip gelmek zorunda bırakmıştır çoğu kendini bilmezi.

ama adam gibi kıskanıyorum diyen yok mu var kendilerini kasmıyorlar onlar için bir zorluk yok kabulleniyorlar bok atmaya kasmıyorlar kim olsa kıskanır normal bir şey bu.

kırk yıllık muhasebe uzmanı gibi davranmaya gerek yok sırf bok atmak için sanane beşiktaşın mali yapısından, banane bana mı zengin oluyor adamlar kaç senedir kıstıkça kasayı ya da nobre dünyanın parasını alıyor bir kez dedi mi al ulan bir audi a3 ısmarlıyım sana diye yok biz izleriz takımımızı destekleriz bu kadar para bitince benim maaşa el koymuyorlar.

ekşi sözlükte okudum birisi gider olarak götünü yazmaya kalmış bu sözlüktede ayar verenler oldu böyle allahtan biz beşiktaşlılar paraya sıkışınca satmak için göte başvurmuyoruz.
miletin aklına ilk göt satmak gelmesi kayser sozer a hak vermemi sağlıyor.

neyse büyük bir değişimi getiren politikadır kendisi mübariz gurbanoğlu oldukça çok sorun olucağını sanmıyorum ekonomik olarak farkında değilsiniz sanırım ama türkiye'nin chelsea'si konumunda beşiktaş.
başkanda gurbanoğlu olur yakında.

not: mubariz mansimov türk atandaşı olunca soyadını gurbanoğlu yaptı.
jpm jpm
"portekiz'in taşı toprağı altın politikası"dır.

fernandes,quaresma,bebe,simao,almeyda,sidnei(portekiz vatandaşı değil ama portekiz liginden transfer)
beytepedenulasimnedenzor beytepedenulasimnedenzor
son 2 yıldır ligin orta sıralarını hedefleyen transfer politikasını almıştır. önceden işe yarar ya da yaramaz ama rakibi ürküten bir takım kurarken şimdi anadolu takımı muamelesi gören bir beşiktaş var. feda feda dediler taraftar sahip çıktı 1 sene boyunca. hem kartal yuvası satışları arttı hem de stadyum bilet fiyatları yüksek olmasına rağmen takımının yanında olmaya çalıştı taraftarı. iyi gününü göremese de kötü gününde bile yanında olan bu taraftar artık şampiyonluk bekliyor. fernandes'i takımdaki tek yıldız bırakarak onun egosunu ve maliyetini yükseltmek yerine onunla birlikte oynayabilecek kalitede alda millet takım izlesin. geçen sene ne avrupa'da ne türkiye kupası ne de ligte olmayan beşiktaş seneye diğer 2 büyük takım gibi hem avrupa hem de türkiye liginde kupa koşturmayacaksa başkan bıraksın bu işi.

galatasaray şu yıldızı aldı, fenerbahçe bu dünya yıldızını aldı haberlerinin yanında beşiktaş almanya 2 ligine yükselen bilmem ne takımındaki bilmem kimi almış. futbolcuyu küçümsediğimden değil ama al yıldız transferlerini arada da takımda belki yıldızlaşır diye böyle topçuları da al. yazıktır günahtı bu taraftara. kanser ettiniz yemin ederim.
arabada besk evde on besk arabada besk evde on besk
fikret orman döneminde bir düzelme emaresi gösterse de yıllardır klübün en zayıf halkasını oluşturan politika:

1) takımda alternatifi olmayan tek adamı satar, alakasız bir dünya adam alır.

hiç unutmuyorum, yıldırım demirören'in ilk senesi. yıldırım demirören galatasaray'ın eskilerini toplayarak taraftarın desteğini almış. ben kapalıda büyüdüm, futboldan anlarım pozları ve adamlarla maç başı anlaşması taraftarın çoğunluğunu tavlamaya yetmiş. ben ta en başında demiştim, bu adam bu işi bilmiyor, sikip atacak klübü diye. dememin sebebi basitti, takımda ayağı top yapan tek dmf giunti'ydi. adam onu sattı, yerine adam almadı. ki o sezon ona yakın adam getirmişti, aralarında bir tane dmf yoktu. ben oradan notu vermiştim kendisine ama sorun tüpçüye has değil, geleneksel. yıllar sonra fikret orman da aynı salaklığı marcelo'da yaptı. adam takımdaki en çabuk stoperi sattı, yerine vida gibi word class ama ağır bir adam getirdi. üstelik marcelo'daki süpürücülük de yoktu adamda. aynı hastalığa 90'larda gökhan'dan sonra libero, ali'den sonra sırtı dönük oynayacak santrafor bulunamaması da örnek gösterilebilir. tüpçü'den önce de böyleydik yani...

2) prim yapam oyuncuyu satamama...

mesela avrupa'da juventus çok iyi yapar bu işi. adamı en verimli çağında alır, isim yaptırır. zirvedeyken satar, parayı cukka yapar. adamın düşüşüyle sonraki klübü uğraşır. aklıma gelen en net örnek roberto baggio. ne kadar ölüsü bile efsane bir adam olsa da transfer rekoru kırarak sattıkları zidane da iyi bir örnek, adamı bir daha eskisi kadar iyi olamayacağı bir anda sattılar. ama beşiktaş sikse bir daha eskisi gibi olamayacak adamı talibi varken satamıyor. en bariz örnek fernandes'dir. ferdi reyisin bende yeri ayrıdır, onu baştan söyleyeyim. ama adam sergen ya da alex gibi topu koşturan bir adam hiçbir zaman olmadı. tamam, birebirde çok iyiydi çok yetenekliydi ama topu koşturmuyordu, kendisi koşuyordu. böyle adamlar fizik olarak bir zirveye ulaştıklarında çok can yakar ama inanılmaz hızlı düşüşe girerler. hasan şaş'ın dünya kupasından sonra girdiği düşüşü hatırlayın, o düşüş işte... beşiktaş, adamın hayvan gibi talipleri varken satmadı. üstelik o sezon feda sezonuydu. kimse de ferdi'yi niye sattın demezdi. ama satmadılar ve fernandes o müthiş düşüşe girdi. 10 milyonun üstünde bir bonservis parası almak gayet mümkünken çok daha altına rusya'ya satıldı. benzer bir salaklık vida'da da yapıldı tamam adam dünya çapında stoperdi ama beşiktaş'ta olmuyordu işte. dünya kupasına fiyatı 15-20'yi görmüştü, satmadın. şimdi bir daha hayatta satamazsın o paraya. adam kadrodaki en iyi stoper olabilir ama hala beşiktaş'ın aradığı adam değil. ki beşiktaş gibi sürekli gençleri bulup yıldız yapan bir takım için transferden para kazanmak yaşamsal. birileri beşiktaş'ın büyüklüğüne yakıştıramayacaktır elbette ama bunu koskoca juventus bile yapıyorsa beşiktaş'ın hiç utanacağı bir şey yok.

3) 90'ların yabancı facialarına hiç girmiyorum bile. efsane libero gökhan "herkesin yabancısı vardı bizim yabancılar futbola yabancıydı" demişti o efsane trasnferler için. gordon da "ne yapayım transfer listesinde sonuncu adamları alıp getiriyorlar" diye topu yönetime atmıştı ama zeyer'i transfer listesine yazan adam da gitsin kendisini boğaz köprüsünden atsın be kardeşim. bir de boğaz köprüsünden atlama fenomeni vardı, evet ehjsdfkdsasadasd. bizim iyi yabancı almaya başladığımız dönemde de artık türk takımları yerlilerle oynamıyordu ıhfıshsdss. bu arada o kadar para yedi diye daum'a bok attılar da bence yabancılardaki makus talihimizi ilk yenen adam christoph daum'dur. beşiktaş tarihinde belki de para kazanarak sattığı tek yabancı olan johnsen'i ta norveç'ten o bulup getirmişti.

4) tek faydası antep'ten gelirken iki kilo baklava getirmek olacak adamlara milyon dolarlar bayılma. bir ara sanayi ve turizmden sonra antep'in üçüncü gelir kaynağı beşiktaş'tı.