beyaz eşya

feklavye feklavye
akp'nin tunceli'de seçim öncesi hediye niyetine dağıttığı, dağıttığının karşılığını oy olarak beklediği, beklediğinin karşılığını ise nal toplayarak almasını sağlayan ev eşyalarıdır, hadisenin haberi de buradadır:

seçim 2009 - www.milliyet.com.tr istanbul ilinde, ilçe ilçe son durum için tıklayın... milliyet

ben biliyordum zaten tuncelilerin böyle numaraları yemeyeceğini.

oyunu 2 çuval kömüre veren ankaralılar ve de istanbullular, bunları da görün inşallah!
kafein kafein
beyaz eşyalarla aynı kategoride yer alan silver "gri" ve siyah ürünlerde göze batmaktadır. bunların beyazlara göre fiyatı biraz daha fazladır. beyazlarda bu konuda kara kara düşünmektedir.ırkçılık diz boyudur.
(bkz: lanet beyaz)
brunomoraes brunomoraes
evlilik öncesi alması en dertli olandır. her firmada ayrı bir model, ayrı bir özellik. beğendiğiniz model bir firmada pahalıdır, başka firmada istediğiniz özellik yoktur.

firmalar kendi içlerinde bile tutarsız. esat şubesi bir fiyat verir, öbür şube bu fiyata imkansız alamazsınız der, başka şube gider ilk fiyatı oturur taksite böler.
ludwig ludwig
inox,gümüş,krom,kırmızı ve siyah temalı ürünler piyasayı işgal ettikten sonra,halen beyaz eşya olarak adlandırılması garip olan ev eşyası grubu.
gxix gxix
bir çamaşır makinesi üzerinden genelleyecek olursam -ki bu hakkı kendimde görüyorum çünkü büyük enerji sarfettim bu uğurda- beyaz eşyayı orijinal, birebir, kanlı canlı, kapısında tavla oynayan esnaf abilerin işlettiği dükkanlardan almak en ama en hesaplısı.

niçin? çünkü:

- internet sitelerinde (hepsiburada ve türevleri) çok pahalı. yani misal hepsiburada'da 700 liraya bulduğunuz makineyi çarşıda pazarda ilk girdiğiniz dükkanda 500 liraya bulmanız işten bile değil.

- ucuz olduğunu iddia eden internet sitelerinde -misal hepsiburada'nın 700 lira dediği makine için 550 lira diyen sitelerden ereyon'u örnek verebilirim- tam siparişi vereceğiniz anda 70 lira kargo parası, bilmem kaç lira kapıda ödeme ücreti vesair gibi havadan haraçlarla miktar 700 olmasa da ona yakınsıyor. halbuki çarşıdaki caminin hemen köşesinde yer alan afacanlar ticaret, seçtiğiniz çamaşır makinesini aynı günün akşamı hiçbir ücret istemeden kendi elleriyle getiriyor size (internet sitelerinden yapılan alışveriş sonrası kargo bekleme sancısını hiç söylemiyorum bile dikkat ettiyseniz).

- ucuz olduğunu iddia eden/etmeyen sitelerde (hepsiburada ve ereyon gibi) her şeyi kabullenip de "kapıda ödeme" seçeneğini seçtikten sonra siparişi tamamlasanız bile 1 gün sonra sizi arayıp "çamaşır makinelerini kapıda ödeme şeklinde yollayamıyoruz" diyorlar. "niçin?" diye sorduğunuzda ise cevapları yok (hayır abartmıyorum, resmen cevap veremiyorlar).

- kapıda ödeme seçeneğini geçtik, kredi kartı olur havale olur, illa alacağız diyorsanız; hepsiburada gibi ereyon gibi, hiçbir insan görmeden sipariş verdiğiniz bu sitelerde, ters bir durum geliştiğinde muhatap bulabilmeniz ayda su bulmanızdan daha zordur. halbuki -az önce bahsettiğim- köşedeki afacanlar ticaretten aldığınız makinenin teslimat, kurulum, çalışma, 3 ay sonra çalışırken hafiften titreme gibi sorunlarının tamamında afacanlar ticaretten tanıştığınız hüseyin abiyi derhal arayabilir, işinizi anında sonuca bağlayabilirsiniz.

şimdi sorarım, kim niye internetten beyaz eşya sipariş etmek istesin?
uncle uncle
modern zamanların bakire kızları, kurbanlık koyunları. ne alaka der gibi baktın biliyorum dur heyecanlanma yaklaş ve dinle

nasıl ki belli ritüeller eşliğinde kurban edilmişse kızlar, koyunlar aynı şekilde kurban ediliyor evlilik kurumuna bugünlerde canım beyaz eşyalar. işinde gücünde tek başına yaşayan bir bireyim. imkanlarım dahilinde evimde beyaz eşya yönünden bir sıkıntım yok çok şükür. ama saatin kadranı ilerlerken, ben ve benim gibi bir çok erkeğin yaşayacağı o garip sorunla karşılaşıyorum "evlendiğimde beyaz eşyalarımın atılacak olması". gül gibi çalışan bunca sene bana yarenlik eden makinelerimin evlendiğim için benden koparılıp alınması... yanlış anlaşılmasın parasında, pulunda değilim. 4 başı mamur düğün yapmak, evimi keyiflerince döşemek isteyen bir ailem - çift kapılı buzdolabıyla beni evliliğe razı etmeye çalışmak gibi baştan yanlış bir stratejiyle oynayan yakınlarıma başka bir zaman değinmek isterim- beni rahat ettirecek bir mesleğim var çok şükür. ama sevdiceğim dediğim insanın beyaz eşyalarıma olan nefretini algılamıyor zihnim. haydi çamaşır makinesi yetmez iki kişilik çamaşıra, ne suçu var canım bulaşık makinemin, a plus buzdolabımın, cancanlı mikrodalgamın. kadınların kendinden önceki her şeyi silmesinin nişanı mıdır bu uygulama erkeklerin hayatında. sevdiklerinden koparacağım tek bana kalacaksın demenin kestirme yolu mudur yoksa.

düşündükçe gözlerim doluyor, yüreğim sızlıyor.
origami killer origami killer
herşeyde oldupu gibi, ne kadar elektronik aksamı artarsa o kadar kırılgan hale gelen eşyalar bütünü. bulaşık makinesinde gerçekten de 300 tane programa 50 tane sensöre ihtiyacımız yok. 4 programlı yine elektronik ama daha basit bir makineyi seçmek daha mantıklı.