bir insanı kendinden çok sevmek

1 /
uçan tavuklar kümesi uçan tavuklar kümesi
- seni senin kendini sevdiğinden daha çok seviyorum hayrullah!!
- kimse beni benden daha çok sevmemişti kerime. aslında bi kere sevmişti ama ben kedimi kendimden daha çok sevdiğimi onu da kendimden ve kendisinden çok sevebileceğimi söyleyince vazgeçti.
- ne kedisi hayrullah?
- ha?
eceliileolenbalik eceliileolenbalik
elde olmayan bir durum. karşı tarafı o kadar çok sevmek ona o kadar çok bağımlı olmak ki karşı tarafın bir arke olduğu hissine kapılmak, onu yaşam amacı yapmak kendini ona o kadar bırakmak ki, sonunda onsuz hiçbir şey yapamamak, hiç senden gitmeyecekmiş gibi ilgilenmek onunla, kendini arka plana atmak, kendi değerlerini gereksinimlerini ertelemek hep, hiçbir şeyin sonsuza kadar gitmeyeceğini unutmak, sonra gidince bir gece vakti ormana yalnız başına bırakılan küçük bir çocuk gibi aylayıp böğürmek, aptala bağlamak, nedensiz yaşamak, tek kalınca o ihmal ettiğin "ben " in sana küsmesi, hataların farkına varmak, ortadaki yanlışın farkına varmakbuna rağmen yapılanlardan hiçbir şekilde pişman ol-a-mamak. aşkın gözü kördür durumu ama insana öğrettiği en önemli şey bağlılık ile bağımlılık arasındaki o kocaman fark.
asso asso
aşkın kendi içinde sarsılmaz bi dengesi vardır. bir taraf ne kadar çok kendinden ödün verirse versin öbür taraf asla öyle olamaz. görünmez bir terazi vardır ilişkide. ve o terazi asla dengede durmaz. tecrübelerden çıkan sonuç şudur ki; ne kadar seversen sev karşındakine bunun tamamını asla gösterme..
you don t goff me you don t goff me
önceleri normal bir ilişki gibi başlar. her şey çok güzeldir, süper ilerler ilk aylar canım cicim aylarıdır.
daha sonra ufak tefek atışmalar, kavgalar başlar gelip geçiçidir. halledersiniz. nasıl olsa siz onu, o sizi seviyordur. bunlar tuzdur, biberdir. geçiyoruz..

..daha sonra ki (ilişki süreniz belki 1 sene belki 1.5 seneya yaklaşmış olabilir) kavga ettiğiniz anlarda tatışmalarda artık size çektirilmeye kastedilen kasıtlı bir acı oldugunu farkedersiniz. lakin bunu görebilmek çok kolay olmuyor hemen, çünkü aşk, bağlılık denilen şey adamın gözlerine öyle bir perde koyuyor ki açılması için insanın mantıgıyla düşünmesi zaman alıyor. çünkü o sırada beyin her şeyi pozitife yoruyor, hatayı kendinde arıyorsun.

durumun vahimiyetini bir süre sonra daha iyi idrak etmeye başlıyorsun, evet sana göre bir insan değildir karşındaki, evlenecek yada uzun ilişki yaşayabilecek bir insan değildir o.
düşünüyorsun daha sevgili iken bu kadar acı çekiyorsam ilerde naparım bu insanla diye. ama o insan özgürlüğüne düşkün aklı fikri eğlenmek, gezmekse zaten bu tip düşünceler aklına gelmez. bilirsiniz ki bu insan size göre değildir. ama sevdiğiniz için ve bazı çok önemli etmenler oldugu için ilişkiniz sürüp gitmektedir. ama arkadan iterek, ama öyle yada böyle...

o insanı öyle çok seviyorsundur ki ailenden biri gibi kardeşin gibi. parçandır. kopmasına izin veremezsin. vazgeçemeyecek kadar çok seversin. aradan geçen bir kaç yıl zaten bağlılığın artmasına sebep olur. bir felaket bir illet gibidir. sigarayı bırakmak bile daha kolaydır.

bazen boş zamanlarında nasıl ayrılacağının planlarını bile yaptıgın olmus sonra beceremediğinden dolayı ve önceki girişimlerinin bir sonuca ulaşmayıp yenik düştüğün aklına gelmiştir. bu böyle uzar gider. karşındaki kişi seni senin onu sevdiğin kadar sevmiyordur. ilk kavgada resti çekebilip, giden cinsten. lafını hiç esirgemiyor. gezmeyi tozmayı yeni insanlarla tanışmayı çok seviyor. giyinmeyi kuşanmayı seviyor. toplumun ortalamasından üstte bir standartta yasamayı sevıyor. en kötüsüde sana bunları öyle güzel bir geçiriyor ki açıklaman kalmıyor. yapacak bir şey ya da ona verecek bir öğüdün yok seni dinlemiyor.
üstüne üstlük vazgecemeyecek kadar çok seviyorsun.
zor dostum çoook...
ama tek çıkar yol ayrılmaktır. daha fazla ömrünü ziyan etmene değmeyeceğini sonraları anlayacaksın. şimdi anlayamasan bile ayrılman gerek. kendini kurtarman lazım. çok pis, lanet bir şey oldugunu ondan vazgecmenin 1 saniyesinin bile adamın ömründen alıp goturdugunu bilirim.
iett iett
eğer karşınızdaki kişi sizin onu sevdiğiniz kadar sevmiyorsa, sevemiyorsa boşadır aslında kendinden bile çok sevmek, ama vaz geçilir mi? hayır devam edersiniz yinede, onun mutlu olduğunu görmek, güldüğünü görmek mutlu eder sizi.
anç anç
hayatımızda bir çoğumuzun en az bir defa yaşadığı yada yaşayabileceği zamansal süreçten biridir. kabul etmesekte bencilliğimizin doruk noktasına ulaştığımız andır kendimizden daha fazla sevmek bir başkasını. nedenler her insan için genel olarak aynıdır. hisettiğimiz duyguları, gösterdiğimiz davranışları, yaşattığımız tüm güzellikleri istemeden de olsa beklenti içine girerek yaparız. bizi kendimizden bile daha fazla sevecek insana ihtiyaç duyduğumuz da bu durumun kaçınılmazlığına yakalanırız.
sandaletli seyyah sandaletli seyyah
yapılabilecek en büyük hatadır.
zira onu kendinizden daha çok sevmeniz ona kendinizden daha çok değer verdiğiniz anlamına gelir.
bu da insanlık tarihinin en büyük hatasıdır.
kişioğlunun kendinden daha değerli hiç bir şey olmamalıdır.
hele bu bir erkek asla olmamalıdır.
aile falan bir yere kadar kabul edilebilir fakat
sizin kanınızdan olmayan birini bu kadar sevmeniz kısa sürede büyük acılar yaşayacığınza delalet eder.
sakın yapmayın bu hatayı sakın.
1 /