bir kadını kaybetmenin en kısa yolu

1 /
tugbayim tugbayim
ipleri yüzde yüz eline bırakın...

tuhaf bir cins bu kadınlar. yüzde yüz söz sahibi olmayı isteyen görmedim daha. ben dahil.
poseidonyx poseidonyx
ona çok iyi davranın. kelimelerinizi seçin mesela, olur da kırılırsa diye.
küçük süprizler yapın. cart diye çiçek gitsin evine en basitinden.
sever gibi yapıp da sevmez aslında kadınlar bunları.
edit. tüm kadınlar, burçlar, erkekler yada herhangi bir şey.
sığdırdığınız kalıplar kadar küçülürler onlar.
ancak insan yargı yetisini tecrübelerinden kazanır. şanssız insanları yargılamamalı bir sevenin sessizce gitmesi gibi yalnızca okunmalı.
renfri renfri
bu sorunun popüler cevabı 'çok sevin' oluyor genelde.
yani bir kadın ve bir erkek rastlantısal mı diyelim artık, tevafuk mu diyelim, kaderin cilvesi diye mi adlandıralım, tam olarak bir ismi olmasa da, bir sebeple hatta belki birkaç sebeple, ilişki denilen bir haltın içerisinde buluşuyorlar. sonra bu kadın kişisi, erkek tarafından orantısız seviliyor, ilgi görüyor, başından aşağıya inşaat makinası olan kepçeyle güller dökülüyor, sabahları günaydın cimcime mesajı alıyor falan ve sıkılıyor. erkek bu sıkılmayı hazmedemeyip bir kadını en kısa yolla nasıl kendinden uzaklaştırırsın sorusunu bundan gayrı 'çok sevin' olarak yanıtlıyor.

yani ya biz kadın değiliz, ya bu hikayelerde bir tutarsızlık var.

abi sevdiğim adam da beni seviyor diye 'sikerim lan, bu ne böyle benden çok seviyor karrı gibi' dediğimi ben hiç hatırlamıyorum. yani ortada karşılıklı olmayan bir durum var da acaba siz mi mevzuyu yanlış anladınız diye bir düşünmüyor da değilim.

instagram videolarında falan da görüyorum zaman zaman. damadın arkası dönük, gelin ona yavaş yavaş yaklaşıyor, oğlan kızı gelinlikle ilk defa görmenin duygusal sarsıntısı içerisinde ağlıyor, elini yüzüyle kapatıyor falan. adam ağlıyor lan çok sevmekten. e almış kızı işte. evleniyorlar yani daha ne yapsın bu insanlar?

valla helal olsun. millet ne aşklar yaşıyor. biz daha, oyun konsolu acaba bu herifin bir uzvu mu muammasından çıkamazken oluyor hem de bunlar.
cevap çok sevmek değil abi. sizin durak yanlış, kimseye bok atmayın.
4
birdahadadavosa birdahadadavosa
ona sıradanlığını vurgulamanız. aslında her insan için böyledir. kadın olması gerekmez. bir insanı kaybetmek istiyorsanız onu sıradan bir insan olarak görmeniz öyle davranmanızdır. sıradanlıktan kastım onun şahsında mevcut olan anlam ve değer aurasını yitirmesidir.
pek çok ilişki rastlantısal olduğu için onun sürekli hale gelmesi için yasal ve duygusal bağlar oluşturmaya çalışırız.
fakat en ufak kırılma anlarında bu bağların ne kadar zayıf olduğunu anlarız.
en güncel örneklerinden birisi için bkz: marriage story.
çok yazdım yine. kendimden soğudum şu anda. hadi iyi geceler.
2
gidenlerden gidenlerden
onu, onun size anlattigi korkularindan, zaaflarindan vs. vurun. flort ederken bunlari aklinizin bi kosesinde tutmayi zinhar ihmal etmeyin ki yeri geldiginde kullanabilin. zira erkekleri bunu yapabilecek kapasitede goruyorum maalesef. bunu yaparsaniz onu kaybetmekle kalmaz onun kendini bi kere daha kaybetmesine sebep olursunuz.


tebrikler. bi sevgiyi daha hic ettiniz.

alkis kiyamet.
milis28 milis28
çok sevin denilmiş genel itibariyle. aslında çok sevinden ziyade daha çok seven taraf siz olun daha doğru bir ifade. daha çok seven taraf kaybeder. bu kanun değişmez. kadındada erkektede geçerlidir, vesselam.
atlar ve yeşiller atlar ve yeşiller
kadın erkek bilemeyeceğim ama beni kaybetmenin tek yolu her hangi birisinin hakkını yemektir.buna dikkat etmeyen, hadi bir hata yapsa da pişmanlık duymayan biri için artık çok geç.depar mode on.

bir de tabii ki pusulayı yanlış kalibre etmektir.
kronikdengesizz kronikdengesizz
sinir olduğu şeyleri ısrarla yapın, aramayın, size güvenip paylaştığı şeylerle dalga geçin, sürekli eleştirin, en ufak meseleyi çözmek yerine tartışın
birfincancay birfincancay
sözlük yazarı canım sevgilimin tuhaf hareketleri iki gün önce başladı...

iki gün önce birden "canım seni çok seviyorum", "öyle böyle sevmiyorum", "seni çok özledim, nerdesin cimcime?" , "uyudun mu prenses :p" gibi mesajlar atmaya başladı ki, kendisi böyle kalıplı malıplı, fatih'te yazıhane sahibi adamdır, şaştım kaldım.

bu sabah evime gül göndermiş, ama karşıdan ödemeli olacak şekilde. "hem fazla romantiğim hem de fazla cimriyim aşkom" notunu eklemiş. kafam daha da karıştı.

neyse, akşam eve geldi, bi' yandan pijamamın lastik kısmını "şaaaaakk" diye çekiyor bırakıyor, bir yandan "beni sakın bırakma tamam mı" diyerek omuzlarımdan sarsıyor... oyalayayım diye oturttum tv'den survivor açtım; birden "ben seni obje olarak görüyorum" dedi, sustu. çay yapayım dedim, "ben yaparım balbilitom" dedi, sonra durdu "lan yok ne yapıcam! sen yap! işinin adı ne! kadınsın sen! metasın! etsin sen et!!" diye bağırdı. komşular gürültüye gelecek diye korktum.

güç bela yatırdım uyuyordu. lan sözlüğü açtım bu başlığa denk geldim... şimşekler çaktı. gittim uyandırdım "lan!" dedim, "sen benden kurtulmanın çabuk yollarını mı deniyosun yoksa?"

"hebehubelekıpskup" dedi.(muharrem ince karşısındaki nagehan alçı kekelemesi) başka bir şey söylemedi. geri uyudu.

çok incindim. çok üzüldüm. mutlu musunuz arkadaşlar? fatih esnafını ne hale getirdiniz... bir ilişkinin sonu geliyor... vicdanınız rahat mı? yarın ayrılıyorum. bunu kaldıramam.

ya da yok lan ne ayrılıcam. hiç umrumda değil. sabah kalkayım da aşkitoma çay demleyeyim erkenden. işimin adı ne... metayım ben.
1 /