birine seni seviyorum demenin en iyi yolu

1 /
okang okang
gözlerinin içine bakıp seni seviyorum demektir... ha dilinin tutulduysa ya da lal iseniz melul melul bakın... aptal yerine düşmeyin...
delinin zoruna bak delinin zoruna bak
o kişinin tam karşısına geçip, sıkıca ellerini tutup, gözlerine bakarak söylenen bir "seni seviyorum" hele ki bir de içten geliyorsa "bence" dünyanın en güzel hissi olsagerek. dolayısıyla bunu söylemenin de en iyi yolu olmalı.
en asil duygunun insanı en asil duygunun insanı
2003 yılında trafik kazası geçirdim. sedye üzerinde kendime gelip etrafa baktığımda herkes koşturuyordu. arabayı kullanan arkadaşımın ağzından kanı silen bir hemşire, arkada yanımda oturan arkadaşımın ise hiç kıpırdamadan bir yattığı yatak ve öndeki diğer arkadaşın burnunda, karnında sonda ile bir yere götürülüyordu. benimle kimse ilgilenmiyordu. sanırım diğerlerine nazaran pek birşeyim yoktu. yanımdan geçen hemşireye hiç kıpırdamayan arkadaşı sordum, yatıştırıcı vermişler. konuşmakta zorlanıyordum. dilim çarpma sonucu dişlerimin arasına girmişti. hemşire bir şekilde onu dilimi sıkıştığı yerden söküp çıkardı. evimize iki saatlik mesafedeyken kaza yaptığımız için başka bir şehirdeydik. ambulans ile daha gelişmiş hastanenin olduğu şehrimize gönderildik.

hastane önü ana baba günüydü. evet cidden herkesin anası babası oradaydı. annemle ilk gözgöze geldiğimiz anı ömrümün sonuna kadar unutamam... yapılan tetkiler sonucu çene kemiklerinin kırıldığı anlaşıldı. 42 gün hastanede yattım ve bu zaman zarfı içinde serum ve sıvı gıda aldım. ben 34 kilo verdim, annem 16.

---&---

ilk okulda bir kız vardı adı gülşen. hep onu daha iyi görebilecek yerlerde oturdum. hangi derste başarılıysa ben de oldum. tenefüslerde herkes oynarken ben onu izledim. en güzel o gülüyordu, en güzel o okuyordu. bazı akşamlar acaba görür müyüm diye evlerinin önünden geçerdim. babası taksiciydi. acaba arabasının lastiğini indirsem sonra o değişirken yardım etsem babası beni sever mi diye düşünürdüm. onun sevdiği herşeyi sevebilirdim.

birgün öğretmen herkesin adını yazıp kura çekti. öyle ki çıkan sonuca göre birbirimize ufak hediyeler alacaktı. bana gülşen çıktı, ona yasin diye bir çocuk. ben ona kalemlik aldım, o yasin e hikaye kitabı. hergün banim aldığım kalem kutusuyla gelir ben de bından mutlu olurum diye düşündüm. pek beğenmedi ki hiç kullanmadı. liseye kadar sevdim bu kızı. hiçbir zaman konuşmadık. sadece bir keresinde kaşkolu düşmüş koşup arkasından verince sağ ol demişti, ben de birşey değil...

---&---

bir arkadaşımla telefonda konuşuyorken başımın ağırdığını söyledim. dört gün sonra bir kargo geldi. içinde tek bir ağrı kesici ve yanında not. " bir daha başın ağrırsa yanında olamazsam dostum..."

---&---

daha önce bir yerde yazmıştım. belli bir zamandan sonra sarılamaz babalarla oğullar. öyle uzaktan uzağa. babam eskiden çok içerdi. bir gün yine en kafa güzel anında yatağıma yaklaştı. sessizce "seninle gurur duyuyorum eşşoğlueşşek" dedi. uyuyorum sanmıştı.

---&---

seni seviyorum denmezmiş. sevgi sesli söylendiğinde koca bir hiçten öte, altı doldurulamayan her duygu ucuz romantizmden başka birşey değilmiş. her haliyle bağıran bir kelimeye soluk olmak kimin haddine.

seninle yok olmayan, ruhunu bir gölge gibi peşinden sürüklemeyen, senin ağzından çıkanı aklına yazmayan, seni severek gurur duymayan boşuna konuşmasın. konuşmayalım amk zorunda değiliz. o sikko cümleleri en serkeş ağızlarımızda daha temizmiş gibi yapmayalım.

bazı insanlar hâlâ inanıyor sevgiye. bırakalım bari onlar temiz kalsın.

- seni seviyorum.
+ tabi.
my life is a roller coaster ride to hell my life is a roller coaster ride to hell
asansörde kaçamak bakışlarında sevdim seni, üst kata taşındığını günü hatırlıyorum da utangaç tavırlarını, kapının önünde masum duruşunu. odamı taşıdım senin odanın altına, senin dinlediğin müzikleri dinliyorum artık. senin için anlam ifade eder mi? bilmiyorum ama annenle ettiğini kavgalarda senin tarafında oluyorum.

patronum beni çok seviyor terfi edeceğim sana olan sevgimden dolayı, geç çıkıyorum işten, sadece senle asansörde karşılaşma ihtimalim yükselsin, belki bana açılırsın diye. benim sana açılma ihtimalim zor be komşu kızı ben seni bir ömür boyu uzaktan severim.

komşu kızı senle asansöre bindiğimizde stop düğmesine basıp saatlerce konuştuğumuz rüyalar görüyorum. kapıcımız mustafa abi'nin bizi kurtarmak için uzattığı eli tutmayıp bana sarıldığın rüyalarda yaşıyorum komşu kızı.

farkında değilsin ama seni çok seviyorum komşu kızı.
hayatdururmusun hayatdururmusun
seni seviyorum demenin kolay yolu yoktur koçum. sevdiğinin kişiye nasılsın derken bile heyecanlanıyorken bu iki kelimeyi nasıl söyleyebilirsin ki? hadi ama topla cesaretini.erkekler sever cesur kızları aynı şekilde kızlar da cesur erkekleri. kapat gözlerini ve söyle ona içinden geçenleri. sonra da akışına bırak
bahana bahana
x: bahana nerdesin? söyle nerdeysen gelip seni göreceğim.
bahana: falanca yerdeyim ama buraya kadar gelme, ortada buluşalım.

bu birbirini seven iki kişinin sevgisini gösterme biçimidir, bir şekilde.
mevlüt şekeri hüznü mevlüt şekeri hüznü
en iyi yolunu bilmem. bir güzelin tek yolu da yoktur hani. şöyle bir şiir okudum geçenlerde. ben sevdiğime söyledim "aşık olayım sana" dedi güzelce:

"şimdi senin uykun günaydın deyince
anladım yeni bir gün başlamış...
sen ne yapıyorsun, ben ona bakıyorum gün içinde"
1 /