biz 15 temmuz da sokağa çıkan enayilermişiz

1 /
sarge sarge
15 temmuz gecesi helikopterlerin açtığı ateş sonucunda külliye'nin önünde başı koparak şehit olan jeoloji mühendisi cuma dağ'ın eşi rukiye dağ, geçen yıl milletvekili aday adaylığı için başvurduğunda akp genel merkezi'ndeki mülakatta maruz kaldığı, "dulmuşsunuz. eşinizden boşanmışsınız" şeklindeki hakaretten sonra ilk kez konuştu. bu iftiranın ardından bir yığın sözlü saldırıya maruz kaldığını ve ne bakanların ne de 15 temmuz derneği'nin kendisine sahip çıktığını belirten dağ, "bir kibir deryasının bana yaptığı terbiyesizliği anlatmak suçsa, evet suçluyum. eşim ve kendi adıma konuşuyorum, biz o gece sokağa çıkan enayileriz. böyle olacağını, yargısız infaza uğrayacağımı bilsem, bazıları gibi kafamı vurur uyurdum" dedi.

odatv.com

rukiye dağ, o zamandan beri suskundu. sadece 24 haziran seçimlerinden önce, "son 6 gün... 15 temmuz'a kadın halimle ilk günden beri erkek gibi direnen 1'i olarak kutuplaşmaya engel olmak, birlik ve beraberlik için oyumu ak partiye vermeyeceğim... artık değiştirme zamanı, kendini 16 yıl garantiye alanlardan bu anadolu halkına hizmet/mizmet olmaz... beni sevenlere..." şeklinde bir paylaşım daha yaptı.

her iki paylaşımından sonra sosyal medya ortamında ağır hakaret ve iftiralara uğrayan dağ, ankara cumhuriyet savcılığı'na suç duyurusunda bulunmuş.
elcordobez elcordobez
bir kominist olarak ben de kızılaydaydım. o gün de sandığı ve demokrasiyi savundum, son seçimlerde de. umarım asla bir daha olmaz fakat olursa yine çıkarım.
yaptığı bir eylemi insan nasıl böyle onursuzca ve çirkin bir halde niteleyebilir? kendisine insan diyen insan, bu onursuzluğu kendisine nasıl yapar?
dumrul dumrul
15 temmuz'u yapan fetöye karşı sokağa çıkmak değil, senelerce bön bön fetö - akp koalisyonunu şakşaklamak mallıktır. enayilik filan da değil, basbayağı kötülüktür. ihanettir.

aynı şekilde 15 temmuz'dan sonra akp'yi savunmak da bu ülkeye ihanettir.

15 temmuz'da hayatını kaybedenler ve onların yakınları, o güne kadar yaptıkları hataların bedelini canlarıyla ödediler. sevdiklerinin canlarıyla ödediler. bu sebeple bu insanlara dönük ben daha neyin eleştirisini yapabilirim? ülkeyi bu fethullahçıların eline teslim edip sonra da kenara çekilen, mevzuların mağduruymuş gibi takılan heriflerin de bir bedel ödemesi gerekmiyor mu?

örgütü 40 yıl yöneten latif erdoğan, hüseyin gülerce gibi alçaklar havuz medyasında köşe sahibi edilirken, adalet bakanlığını teröristlerle dolduran sadullah ergin, spor kulüplerine örgütü dadandıran suat kılıç gibi terörist bakanlar hakkında tek bir soruşturma yürütülmezken, hepimizi toplasan rüyalarımızda göremeyeceğimiz paraları örgüte akıtan yıldız holding'e dokunulmazken, fethullahçı çetenin bankasına para yatırdı diye işinden gücünden edilen insanlar mı ödeyecek bu bedeli? zaman paçavrasının ortağı fettah tamince malın gözüne vururken aynı paçavranın kıytırık muhabiri neden hapis yatsın?

15 temmuz'u 3 ay önceden yazan fuat uğur'a kimse çıkıp bir şey sormayacak ondan sonra vay efedim fetöyle mücadele...

15 temmuz'da yakınlarını kaybedenler geçmişte yaptıklarının bedelini en ağır şekilde ödediler geçti. pekii benim hemen yukarda değindiğim gerçekleri görmüyor olabilirler mi? işte bunu anlatmamak kişinin kendi yakınına ihanetidir. insan kendi eşinin, babasının, çocuğunun kanı üzerinde tepinir mi, onun cesedinden beslenmeye çalışır mı? neden adalet aramıyorsunuz?
ganjaman ganjaman
yavaş yavaş niyazi olduklarını anlamaya başlıyorlar, bu da iyi bir şey. ama muhtemelen bu dini bütün bacımız yarın genel seçim olsa başka adam mı var deyip yine uzuna basar. işte bunlar imtihan, hep imtihan.
sekiz kenarli altigen sekiz kenarli altigen
15 temmuz'da cikmasini falan elestirecek, uzerine bir seyler soylemeyecegim ancak su soruyu sormam lazim: esi, dostu vefat eden herkes, vefat edenlerin uzerinden prim yapmaya calisarak milletvekili olmak zorunda mi?

ben anlamiyorum.

niye milletvekili aday sdayi olmak istiyor bu kisi? esi vefat etti diye oncelik gormeyi mi umuyordu?

eksi bombardimanina tutabilirsiniz, pek umrumda degil ama biri de bunu sorsa ya?

esin olmus olabilir. kardesin, kuzenin, amcan da olmus olabilir. olum dedigin su hayattaki en uzucu detaylardan. baslari sagolsun.... da... milletvekilligi niye?

hangi siyasi yeterliligi (hali hazirdaki vekillerin yeterliligi oldugundan sormuyorum bunu) vardi da vekillik istedi?

adaylik verilmeyince neden kizip "susmamaya" karar verdi?

bunun, cikarlari catisinca akp'den ayrilip sonra onlara giydiren kisilerden ne farki var?

biri bana bunu aciklasin.
lorquet lorquet
vatan millet sakarya hikaye tabi. yıllardır insanlar parti devletinden çektiklerini bas bas bağırdılar. o insanları yuhalamalarını geçtim oturup seslerini dinlemeye bile çalışmadılar. ülkeyi öyle bir duruma getirdiler, kavramların içini öyle boşalttılar ki kadının kocası gibi onlarcasının ölümü kimse için bir şey ifade etmedi. hiç kimse için.

ama parti devleti çalışmadan ayda altı mayış bağlasa reyizimiz çok iyi, ırmağının akışına ölürüm türkiyem olurdu. iki yüzlülük ve yozlaşmışlık paçalardan akıyor.
platonun ütopyası platonun ütopyası
her zaman böyledir. menfaat için bir araya gelen topluluklarda menfaati karşılanmayan kişiler, kendince tüm kirli çamaşırları ortaya döker. milletvekili olup 22 bin lira maaş alsa göğüsünü gere gere 15 temmuz gazisiyim diye dolaşacaktı. olmayınca ağlamış.
samimiyetinizi ideolojinizi silksinler.
critical critical
dünyada açlık,savaş, çocuk ve hayvan eziyetleri, tecavüzleri bu kadar artmışken 15 temmuz ajitasyonundan bıkmadınız mı diye düşündürten cümle. tarihte 61 ve 80 darbelerinin ki cok cok daha ağır sonuçlari olmasına rağmen ajitasyonu bu kadar yapılmadi.
1 /