boris yeltsin

1 /
azwepsa azwepsa
moskova belediye başkanıyken kansız bir devrim ile rusya'nın başına geçmişti. sovyetler'den rusya federasyonu'na dönüşümünde çooooook önemli bir rolü vardır. kremlin'e doğru ilerleyen tanklardan birinin üzerine çıkması tüm dünya televizyonlarından izlenmiştir.
lefteyenine lefteyenine
dün itibariyle alem-i devrandan ahirete yol almış olan, yaptığı her ne varsa bugün putin 'in * yıkmakla uğraştığı, nispeten liberal görüşlü desem mi bilemediğim, ayrıca 1956 'da bulgaristan 'da ruslar 'ın yaptıkları için de özür dilemiş, 91 'de rus komünist partisi 'ni yasaklamış, 94 'te çeçen direnişine korkunç bir askeri operasyon düzenlemiş, 2000 'de de orada kaybolan onbinlerce hayatın taşımak zorunda kaldığı en büyük yük olduğunu söyleyip özür dilemiş, ama aynı zamanda rusya 'nın o günlerde başka alternatifinin kalmadığını da belirtmiş bir acayip liderdi.

edit: verdiğim "bir acayip"liğini ispatlar youtube linki zaten verilmiş deyü kaldırdım.
contrails contrails
boris yeltsin'in günlüklerinden bir anekdot;

g-7'nin rusya'nın katılmasıyla beraber sekizler grubuna dönüşmüş ve mayıs 1998'de birmingham'da zirve toplantısı yapılmaktadır. tartışmalar devam etmektedir. tony blair önündeki dosyayı şak diye kapatıp, "tamam! saat dört. stadyuma gidemedim; fakat en azından futbol maçını tv'den izleyebilirim. bugün arsenal, newcastle'e karşı oynuyor - ingiltere kupası finali!" der.

salondaki herkes kalkar. italya, kanada ve japonya başbakanları; rusya'nın ve fransa'nın devlet başkanları ve almanya şansölyesi sohbet ederek tv odasına doğru ilerlerler.

maç sırasında italya başbakanı romano prodi'nin "bak, tony! şu oyuncunun ne kadar harika bir anglosakson burnu var!" dediğini hala hatırladığını diye devam eden günlüklerinde boris yeltsin bu grubun dünyanın en güçlü sekiz sanayi ülkesinin başkanları arasında gayri resmi toplantılar için bir kulüp olduğunu, kişilerin değişse bile üslubun aynı kalacağını yazmıştır.

buradan alınacak olan futbolun önemi mi yoksa bu ülkelerin diğerlerine karşı duruşları hakkında bir fikir mi ya da üçüncü bir nokta mı onu da okuyanlara bırakmak en iyisi...
sui generis sui generis
gorbaçov gibi sadece ekonomik değil, aynı zamanda politik değişimi savunan rus lideri. göreve gelmesi ve yaptığı radikal reformlar, gorbaçov'un başlattığı uyanışın bir ürünüdür.

ukrayna, rusya ve beyazrusya biraraya gelerek bağımsız devletler topluluğu'nu oluşturulmuş ve bunun üzerine gorbaçov istifa etmiş ve televizyon önünde sovyet rusya bayrağı düşmüştür.

ekonomideki en büyük hedefi, özelleştirmeler yoluyla komünist ekonomiden kurtulmaktı. ancak, bunun için izlediği yanlış politikalar/özelleştirme neticesinde, sermaye belli başlı kişilerin elinde toplanmaya başladı. bu şekilde yeltsin büyük oligarkları kendi eliyle yaratmış oldu. devletle arası iyi olan kişiler, yeltsin'i destekleyerek zengin oldular.

çeçen sorunu yeltsin döneminde ortaya çıkmıştır. çeçenler bağımsızlık istiyorlardı ve moskova'ya temsilci göndermeyi reddediyorlardı. ancak yeltsin 3 yıl boyunca bu konuyla hiç ilgilenmemiştir. 3 yılın sonunda bölgeye ordu göndermeye karar verdiğinde ise, ordu büyük bir yenilgi aldı.
leak leak
müziğe yatkınlığı ile bilinen bir lider olmuştur. denge, üzerinde durulması gereken birşey olsada, bazen beynin bir yerinde alakasız bir şarkı patlak verir. ve..

(bkz:
)
galliani galliani
mihail gorbaçov sscb devlet başkanı iken yeltsin amca rusya federasyonu'nun başkanıydı. sscb cumhuriyetleri'nin genellikle gelirleri giderlerini karşılamıyor, her yıl rusya federasyonu bütçesinin yarıya yakını diğer cumhuriyetlere aktarılıyordu. yeltsin amca 1991'de "yeter a.koyim, beslemiyom lan sizi" deyip rusya federasyonu'nun bağımsızlığını ilan etmiştir. sscb bu karardan sonra yıkılmıştır. yani, sanıldığı gibi uydu cumhuriyetler değil, ana cumhuriyetin bağımsızlık ilan etmesi yıkmıştır sscb'yi. anlayacağınız, sscb'yi yıkan adamdır.

1995'te komunistler darbe yaparken yeltsin boş durmamış, bizzat kendisine bağlı silahlı güç olan omon birliklerine çatışma emri vermiş, kendisi de çatışmaya bizzat katılmış, parlamentoyu bombalayan bir tankın üzerinde o meşhur pozu vermiştir. gereksiz bir bilgi de vereyim, o fotoğraf yüzyılın en önemli 10 karesinden biri seçilmiştir.

bu amcanın enteresan tavırları vardı. benim aklımda kalanlardan birisi 1999 istanbul agit zirvezi olmuştur. dünyanın bütün devlet başkanları aynı salonda bu amcaya "çeçen sorununu çöz" diye baskı yaparken masadan kalkarak "ben rusya'ya gidiyorum, çeçen sorununu çözmeye" demiştir. sonrasında çeçenistan kana bulanmıştı. çözüm dediği şey kan olsa gerek. cehennemin kral dairesinin ona ayrılmış olmasını diliyorum.
evreni içe bükmek evreni içe bükmek
komünist parti'ye nasıl girdiğini kabaca şöyle anlatmıştır;

"karşımda oldukça ciddi, partinin yüksek bir kademesinde olduğu izlenimini vermeye çalışan bir adam oturmuş, benim partiye girecek yeterlilikte olup olmadığımı sorgulamak üzere bekliyordu. bana kapitalden bir bölüm sordu. ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu ama ona bir cilt ve sayfa numarası söyledim. beni kısaca süzdükten sonra 'marks'ı iyi biliyorsun' dedi. partiye kabul edilmiştim."

yine kendi anlatımına göre partiye girme fikri, babasıyla yaptığı bir kavganın ardından aklına yerleşmiş, şansını denemek üzere pek de ümidi olmadan başvurmuştur.
1 /