bulimia nervosa

1 /
zoe zoe
anorexia nevrosa gibi zayıf kalma isteği ile ortaya çıkmış bir hastalık. tıka basa yiyen bünyenin yediklerini sindirmeden çıkararırsa kilo almayacağını sanması ve akabinde kusmasıdır. ciddi bir rahatsızlıktır bu bünyelerin tedaviye ihtiyacı var...
scarlet scarlet
yemek yiyememe hastalığıdır.nedeni tam olarak bilinmese de çok ciddi fiziksel ve psikolojik etkileri vardır.ve aynı zamanda çok iyi bir cause and effect essay i yazılabilir hakkında.
kurremkamerruk kurremkamerruk
insanın hayvanlaşma çabasının bir çeşit tezahürü. burada insan hayvanın tek amacı yine bir hayvan olan inek hayvanı gibi faideli bir yaratığa benzemektir. ilk hareket olarak geviş getirmeye çalışan insan hayvanı yediklerini ters peristaltik hareket yordamı ile ağzına tekrar getirir vefakat kusmuğun iğrenç kayganlığı nedeniyle geri yutamaz. işbu geri yutamama pozisyonu insanı derin psikolojik sorunlara sürüklediği gibi bahsi geçen insan hayvanınında asla bir inek hayvanı gibi faideli (bkz: etinden sütünden faydalanmak) bir hayvan olmaması ile sonuçlanır.
the acme the acme
anorexia ile birlikte ilk kez itü hazırlık sınıfında bir sınav zamanı duymuştum.. sanırım listening sınavıydı.. ya da ben sallıyorum.. neyse bayan bir ingilizce öğretmeni bu hastalık hakkındaki yazıyı bariz trakya şivesiyle okuyunca pek bir şey anlamamıştık..

- anorrrexia nörrrrvozaa end bulümiya.. eeeh epten gapçık aazlıymışınız beaa..
+ abla ne diyon sen..

(bkz: bir anı defteri olarak itü sözlük)
drenchrome drenchrome
halk arasında genelde manken hastalığı olarak bilinir. bulimia hastaları bir süre sonra yemeği midelerinde tutmak isteseler de kusmak zorunda kalırlar, yani mideleri yemeği kabul etmemeye başlar.

kusarken ağza boşalan safra ve mide asitleri diş minelerinin erimesine neden olur. ayrıca bu asitler ağza kötü bir koku da yayar. yani bulimia hastlarının dişleri çok zayıf ve çürük olur. hatta ses tellerini de zedeleyen mide asitleri, hastanın sesinin çatlak çıkmasına ve boğazında sürekli bir tahrişe sebebiyet verir.

kusma refleksi küçük dilin hemen önündeki damak noktasına parmakla baskı yapılarak elde edilir. bir süre sonra tırnağın bu dokuyu zedelemesiyle bulimikler yedikleriyle birlikte kan da kusarlar.
absynth absynth
bulimia sanıldığı gibi sadece kusma eylemini barındırmaz bünyesinde. kimi insanlar laksatif alırlar, midelerini bozup ishal olarak yediklerinden kurtulduklarını sanarlar. şayet 10 adedinden sonra 3 kilo vermek mümkün olsa da üzerine iki üç elma yendiğinde bu kilo geri alınır. çünkü sadece bağırsaklar boşalmıştır.
kusmanın ise iki yolu vardır. biri herkesin bildiği parmağı boğaza atarak yapılandır. zamanla mide buna alışır kendiliğinden yediklerini kusma ihtiyacı duyar insan. öteki ise eczanelerden satın alınan kusturucu ilaçlardır.
çok masum bir hastalık olarak görülmesi çok yanlıştır. kişi kendini kaptırırsa ölüm kaçınılmazdır. bu insanlar hayvan gibi yerler. genelde sadece yemek yemek için istemedikleri şeyleri dahi yerler. sonra pişmanlık duygusu içerisinde yediklerinden kurtulmaya çalışırlar. az yiyerek kilo vereyim onlara göre değildir. doğaya karşı gelmek, çok yemek ve kilo vermek isterler ve bunu başarırlar. ya çok yerler ya hiç yemezler. az yemek söz konusu olamaz. 1 gün 7 büyük boy pizza yiyebilecek bir mideye sahip birey ertesi günü sadece suyla geçirmekten gocunmaz. ancak sadece suyla geçirilen günün sonrasında 7 pizza kaçınılmazdır.

ancak her bulimik mutlaka pişman olur. bir diyetisyene gitmek kalıcı çözümdür.
leeloo leeloo
hasta aynaya her baktığında kendini şişmanlamış görür.hatta serum takılan 35 kiloluk bir hasta bile aynada kendini hala şişman gördüğü için yemek yemeyi reddetmektedir. *
kurutulmus kelebek kurutulmus kelebek
bulimia nervoza yineleyen aşırı yeme nöbetleri ve hastanın beden ağırlığını kontrol etmekle aşırı uğraşması; bu nedenle yediği yiyeceklerin şişmanlatıcı etkilerini azaltmak için aşırı çaba harcaması ile belirli bir sendromdur. bu hastalık olağan dışı miktarlarda yemek tüketimi dönemlerini izleyen bilinçli dışa atım yöntemlerini de içermektedir. kilo alımını engellemeye yönelik kullanılan bu yöntemler genellikle; çıkartma, oruç tutma, aşırı egzersiz uygulama veya laksatif kullanımından oluşur. araştırmalar göstermiştir ki bulimia olgularında hastalar, tıkanırcasına yeme epizodları sırasında 2000 ile 4000 kalori almaktadır ki bu kalori miktarı sağlıklı bir kişinin bir gün boyunca aldığı kalori miktarından daha fazladır. hastalar genellikle tıkanırcasına yeme davranışlarından utanç duyarlar ve bunu saklama çabasındadırlar. çoğunlukla tıkanırcasına yeme epizodları sırasında kontrolü yitirdiklerinden yakınırlar. tıkanırcasına yeme epizodunu, pişmanlık duygusu içinde iğrenme, tiksinme, huzursuzluk, kilo alma korkusu ve dışa atım çabası izler. bulimia hastaları dışa atımı genellikle parmak yardımı ile kusarak yaparlar. mide bulantısı ve kusma, zamanla bulimia hastalarında irade ile gerçekleşebilmekte ve parmak, çatal vb. gibi maddelere gereksinimleri dahi kalmamaktadır. laksatif ve diüretik kötüye kullanımı, yoğun egzersiz programı veya oruç tutma gibi diğer kiloyu koruma yöntemleri de bulimia hastalarının vücut ölçülerini koruma çabası dahilinde başvurdukları diğer yöntemlerdir. çoğu insan zaman zaman tıkanırcasına yeme nöbetlerine girebilir.

dsm 4; bulimia nervosa'da oluşan zevke yönelik yeme epizodlarını; 2 saatten daha az bir sürede pek çok insanın aynı koşullarda yiyebilecekleri miktardan daha fazla yemek tüketimi olarak tanımlamaktadır.

dsm 4'e göre tanı kriterleri;
restorantlardan, planlı yemeklerden yada sosyal toplantılardan kaçınma
başkalarının onayına ihtiyaç duyma
madde kullanımı
isteyince yemek yemeyi bırakamayacağından korkma
aşırı yemek
gizli yemek (öğünleri kaçırmak)
yemekten hemen sonra banyoya gitmek
kusmak
laksatif, diyet hapı yada vücuttaki fazla suyu atmaya yarayan haplardan kullanmak
aşırı egzersiz rejimleri
oruç tutma
duygularda ani değişimler
depresyon
aşırı derecede kendini eleştirme
ağırlığa bakarak kendi değerini belirleme
yedikten sonra kendini küçük ve aşağı görme

dsm 4 kriterlerine göre bu tür davranışlara hastalık boyutunda yaklaşmak ve bulimia tanısı koymak ancak bu dönemlerin üç ay boyunca haftada en az iki kez gerçekleşmesi sonrasında mümkündür.

bulimia nervosa iki alt tipe ayırılır;
çıkartma tip: bu tip hastalar tıkanırcasına yeme dönemlerini daha az yaşamakta ve hastalık şiddetinin daha hafif olduğu gözlenmektedir.

çıkartma olmayan tip: çıkartma olmayan tipe eşlik eden davranışlar; oruç tutma, aşırı egzersiz yapma veya laksatiflerin kullanımıdır. çıkartma olan tipe oranla daha sıktır.

bulimia nervosa ergenlik ve erken yetişkinlik dönemlerinde başlar. bulimia hastalarının %90'ını kadınlar oluşturur. kadınlar arasındaki sıklığının % 1 ile 2 arasında olduğu bilinmektedir. bulimia hastalarının öykülerine bakıldığında pek çoğunun önceleri aşırı kilolu olduğu ve hastalık semptomlarının bir diyet dönemi ile başladığı görülür. bulimia hastalarında abartılı yeme dönemleri olduğu için, hasta kliniğe başvurduğunda zayıflamış olması beklenmemelidir, bazen normal kiloda ve hatta fazla kilolu dahi olabilirler, oysa anoreksia hastaları kliniğe her zaman aşırı zayıflamış halde başvururlar.

tedavi;
bulimia hastaları anoreksiada olduğu gibi yardımı reddetmezler. aşırı yeme ve kusma epizodlarından sonra suçluluk duymalarına ve bu davranışları gizleme çabası içinde olmalarına rağmen istekle yardım ararlar. uzun dönem takipler bulimia teşhisi ile tedavi edilen hastaların yarısından fazlasının beş yıl içinde sağlıklarına kavuştuklarını göstermektedir. ancak hastalığın seyri, kusma sonucu ortaya çıkan belirtilerin şiddetine de bağlanmaktadır. uzun süren vakalarda ilişkilerde bozulma, iş yaşamında sorunlar ve kendilik değerinde azalma görülebilmekte, bu tür etmenlerin klinik açıdan ele alınmasında fayda olduğu bilinmektedir.
çoğu hastada yeme bozukluğunun yanısıra aynı zamanda tedavi edilmesi gereken depresyon, kaygı bozukluğu ve diğer psikiyatrik sorunlarda mevcuttur.
yeme bozukluğu, hem fiziksel hemde ruhsal olarak insanı tahrip eder, dolayısıyla bu tür rahatsızlığı olan insanların hemen doktora başvurması gerekir. erken teşhis ve önlem almak kişinin daha çabuk iyileşmesini önemli ölçüde etkiler. erken zamanlarda teşhis edilmeyen ve geç kalınan durumlarda yeme bozukluğu kronik bir hale gelebilir ve hastanın yaşamını tehdit edebilir.
psikodinamik psikoterapide içe alınmış ve dışa yansıtılmış savunma araçlarının somutlaştırılması amaçlanır. yarılma tarzı bir mekanizma ile hasta besinleri besleyici olanlar ve sağlıksız olanlar şeklinde iki kategoriye ayırır. besleyici olanlar bilinçdışında iyi olarak içe alınanları simgelediği için tutulur ve sindirilir. yararsız yiyecekler, abur cubur ise bilinçdışı olarak kötü içe alımlarla bağlantılı olup, kusma yolu ile dışarı atılır. böylelikle yıkıcılık, öfke, nefret ve kötülük uzaklaştırılmış olur. en etkili tedavi yöntemi bir doktor ve yeme uzmanı ile birlikte psikoterapi yada psikolojik danışmanlık almaktır. tedavi kişiye özel olarak belirlenmelidir, çünkü tedavi hastalığın şiddetine ve hastanın özel sorunlarına, ihtiyaçlarına hitap etmelidir.
psikoloji portalı - türkiye'nin ilk psikoloji portalı türkiye'nin ilk psikoloji portalı psikoloji
meramise meramise
anthony giddens'ın sosyoloji kuramında toplumsal olgular içinde kendine yer edinmiş hastalıklı durumdur. giddens'a göre bazı hastalıklar, misal kişileri toplumda görünürlüğüyle etkileyecek olan hastalıklar moda haline dönüşüp yaygınlaşabilmektedir. işte "bulimia nervosa" gibi kişinin dış görünüşünü güzelleştirme amacıyla giriştiği işlerin sonucu olan hastalıklar, birilerince toplumsal olgu haline getirilmektedir.

diğer benzer hastalık için bakınız: anorexia nervosa
lensim yoktu görmemişimdir lensim yoktu görmemişimdir
bulimik hastalarda kalabalıkta yemekten çekinme vardır ve bundan dolayı gizli gizli yerler. vücuda aşırı karbonhidrat yüklemesi yaparlar fakat daha sonra pişman olup kusma eğiliminde bulunurlar. bu işlem sıklaştıkca alışkanlık halini alır.
oluşturduğu sorunlardan birine örnek verilecek olursa;asitli kusmuktan dolayı özafagusun harebiyeti.

bulimikler; anoraktiklerin aksine durumlarının farkındadırlar ve yardım almaya istekli hastalardır.
rabindaranath tagore rabindaranath tagore
ilginç bir biçimde bu hastalıktan müzdarip olanlar enerji kaybı ya da vücudun fonksiyonunu yerine getirememe gibi olaylarla karşılaşmazlar. genelde hasta olduklarını kendilerine kondurmazlar, tedavi süreci bu yüzden bir türlü başlayamaz.
yedicücesiolmayanbirpamukprenses yedicücesiolmayanbirpamukprenses
kız çocuklarının en sevdiği oyuncaklarının sindy, barbie bebekler olması sonucu ergenlik dönemini atlatan kızlarda sindy ve barbie takıntısı kaldıysa etkilerinden kurtulamayıp başlarına gelmesi muhtemel hastalık, bir nevi barbie hastalığı (yazarın uydurduğu yeni isim) çünkü tek etkisi zayıf kalma isteği değildir genelde bu hastalığa sahip olmak isteyenlerde sarışın olma eğilimi de görünür çeşit çeşit boyaları vardır bu kızcağızlarımızın tehlikelidir.
madeuthe madeuthe
antik romada yiyip yiyip "vomiterium" denen kusma odalarına gidip kusan zengin romalıları hatırlatan psikolojik rahatsızlıktır. anorexiadan farklı olarak; beraberinde yoğun egzersiz programları uygulanır ve hastaya fazlaca suçluluk duygusu hissettirir.
taşbaşoğlu taşbaşoğlu
şu sıralar çektiğim psikolojik bir rahatsızlıktır.çok sevdiğiniz birinden çok kötü bir haber alırsınız ve artık hiçbir şeyi kontrol edemeyeceğinizi düşünürsünüz sonuç olarak kontrol edebileceğinizi düşündüğünüz tek şey olan vücudunuzu kontrol etmeye başlarsınız ve yedikleriniz hepsini kusarsınız.
tedavisi de pek mümkün değildir. bir şekilde tedavi edilebilir o da aldığınız kötü haberin tersine dönmesidir.
1 /