cahit sıtkı tarancı

1 /
scarlet scarlet
dalgın ölü

dün güzel bir kadın geçti
kabrimin yakınından
doya doya seyrettim
gün hazinesi bacaklarını
gecemi altüst eden
söylesem inanmazsınız
kalkıp verecek oldum
düşürünce mendilini
öldüğümü unutmuşum

cahit sıtkı tarancı
ubiquitous ubiquitous
tutsam ellerinden ağlarsın (cahit sıtkı tarancı)

tutsam ellerinden ağlarsın
benek benek büyür karanlığım
nokta nokta korkutur seni
tutsam ellerinden, ağlarsın

toprak kokar avuçlarım, kan kokar
ben hoyrat gecelerde boy atmış fidan
boz bulanık sularda yıkanmış, arınmışım
geceleri çok yakınım yıldızlara
ışığa çıkınca bir karışım

tutsam ellerinden ağlarsın
doğduğum köyü bir bilsen
gecesi gecemden büyük
acısı acımdan derin
tutsam ellerinden, üşür ellerin
okulluserseri okulluserseri
şair 1910'da diyarbakır'da doğdu. ilkokulu orada okudu. istanbul galatasaray lisesi'ni bitirdi. bir süre mülkiye mektebi'ne devam etti. paris'te siyasal bilgiler okulu'nda okurken, ikinci dünya savaşı'nın çıkması üzerine yurda döndü. askerlikten sonra, bir süre, istanbul'a taşınmış olan babasının ticarethanesinde çalıştı. ankara'da anadolu ajansı'nda, toprak mahsülleri ofisi'nde, çalışma bakanlığı'nda memurluk yaptı. hastalandı (1954), konuşma yeteneğini yitirdi. iyileşmesi için devletçe viyana'ya gönderildi. 13 ekim 1956'da orada öldü. ankara'da toprağa verildi. kitapları, ömrümde sükut (1933), otuş beş yaş (1946), düşten güzel (1952), sonrası (1957), bütün şiirleri (derleyen; asım bezirci, 1982)'dir.
perileyn perileyn
adı her geçtiğinde derin bir iç çekmeme neden olan değerli şair. insan şiirlerinde kendisini, kendi cümlelerini bulduğunda hayrete düşebiliyor. bu şiirleri yazan kişiyle aynı dönemde yaşamak, onu görmek, onunla konuşmak ne müthiş olurdu kimbilir. *
sahra sahra
şiirlrinde genellikle karamsar duyguları açığa vuran, ölümü sanki hep yakınlarda dermiş gibi hissedermiş gibi dizelere döken, ölümü kendine ilham seçen büyük şair. ayrıca okul yıllarında herkese mektup gelir ona gelmediği için üzülür ve kendine mektup yazarmış. okurken de sevinirmiş tabi.

abbas

haydi abbas, vakit tamam;
akşam diyordun işte oldu akşam.
kur bakalım çilingir soframızı;
dinsin artık bu kalp ağrısı.
şu ağacın gölgesinde olsun;
tam kenarında havuzun.
aya haber sal çıksın bu gece;
görünsün şöyle gönlümce.
bas kırbacı sihirli seccadeye,
göster hükmettiğini mesafeye
ve zamana.
katıp tozu dumanı,
var git,
böyle ferman etti cahit,
al getir ilk sevgiliyi beşiktaş'tan;
yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
mon cher mon cher
ölçü ve kafiyeye bağlı kalmış bir şairdir. şiirlerini hece ölçüsü ile yazmıştır. ancak bu konuda önyargılı değildir. serbest şiiri de beğenir. şiirinde uzun cümleden kaçınır. anlamı tek mısrada vermeye çalışır. gözünün yaşına bakmamak, şakaklarına kar yağmak gibi halk deyimlerini şiirlerinde sıkça kullanır.
1 /