çan çalmak varken ezan okumak

okuzabi okuzabi
abesle iştigaldir.

çan sesinin insanın içini titreten huzur verici tınısından ırak kalmak, ezanın arabeskine mahkum kalmaktır.

çok yazık.
6
bugecedeuykuyok bugecedeuykuyok
sabah ezanı: saba makamı
öğlen ezanı: rast makamı
ikindi ezanı: hicaz makamı
akşam ezanı: segah makamı (ve diğer ezan okunuşlarına göre daha yürük okunur)
yatsı ezanı: uşşak veya hüseyni makamı

hani hep ezanı türkçe okuttular zorla bu memlekette denir ya sonrasında öyle bir saygı öyle bir kutsiyet verilmiş ki yeryüzünde islam coğrafyasında en güzel ezanlar bizim topraklarımızda okunmuş.malum iktidarın arap seviciliğinden kaç yıldır kuran , ezan okumaları da tamamen arap gırtlağına arap nağmeleri yapmaya mahkum edildi.
çan çalmakla ezan okunmasını bir tutmak ya da tercih etmek abesle iştigaldir.

buradan sonrası alıntıdır:

çan yalnızca bir araçtır. bir kutsallığı yoktur. maddeleri kutsallaştırmayın ya da ona yücelik de vermeyin. bu yanlış olur. yani müziğin içinde de kullanılabilir, kuzuların boynuna da asılabilir. bunda bir sakınca yoktur. rab dışa bakmaz. ruha bakar. rabbin şu sözlerini vermek isterim;

17 'vay halinize kör kılavuzlar! diyorsunuz ki, `tapınak üzerine ant içenin andı sayılmaz, ama tapınaktaki altın üzerine ant içen, andını yerine getirmek zorundadır.`

18 budalalar, körler! hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?

19 yine diyorsunuz ki, `sunak üzerine ant içenin andı sayılmaz, ama sunaktaki adağın üzerine ant içen, andını yerine getirmek zorundadır.`

ey körler! hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı?

rab şekilciliğe karşıdır. 17. ve 19. ayetleri düşünün lütfen. hangisi daha önemli adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı. sizin sorunuzda da, çan mı önemli, yoksa imanlının içinde ki kutsal ruhun onu çağıran sesi mi? amaç nedir. anlamı nedir. bunlara bakınız. çanın bir kutsallığı mı var. kesinlikle hayır. ve kutsallık da verilmemeli. üstün de tutulmamalı. böyle şeylerden kendinizi koruyun. rab'bin ruhunu isteyin. ve objelere, nesnelere yücelik vermek, onları kutsallaştırmak rab'bin hoşlanmadığı bir şeydir. putperest ve rab'den olmayan inançlarda rab'bin hoşlanmadığı bu tür şeyler yapılır. nazar boncuğu takılır. nazar boncuğunun korunduğuna inanılır. ya da haç kolye takılır. haçın koruma gücü olduğu sanılır. haça güvenilir ama metalden ya da tahtadan yapılmış bir nesnenin hiç bir niteliği yoktur. koruyan da, kurtaran da haç değil, rabdir. kolyeye bakıp, haça hitap ederek yapılan dua da büyük bir küfürdür.
fark ettim fark ettim
uzun süre yurt dışında yaşayınca nedense insanın özlediği sestir ezan. olay sevmekle alakalı değil selami şahin'in dediği gibi "alışmak sevmekten zor geliyor..."

sonra türkiye'ye dönersiniz ve o da nesi? camilerde okunan ezanın makamı değişmiş. makam değişir mi demeyin 'a' ve bazı harfleri gırtlaktan arap gibi okumaya çalışanların detone sesi yüzünden, ezan yeni türkiye makamında okunmaya başlanmış. tırmalayan bir ses ne bir estetiklik ne de bir güzellik var. arap kıyafetini bürünmüş bir avuç müezzin, beceremiyorlar da.

bir de yeni türkiye yeni türkiye... yeni türkiye dedikleri meğersem durmadan sela okunmasıymış. perşembe akşamları bildim bileli sela okunmayan illerde selanın başlamasıymış. neyin cenazesi ise helva kavurursunuz artık.

ne batının çanı ne de arap'ın yüzü...
2
romacumhurbaskani romacumhurbaskani
her ezanın ayrı bir makamı olduğu ve bir o kadar farklı okunuşunun olduğu ve ne kadar sanatkar olduğunu anlayamamış insan söylemidir vede ayrıca ulan zaten dünyanın güzelliği burada değil mi ezan çan vb şeyleri farklılıklar ile bir arada yaşamak herkes aynı din dil ırk'tan olsa dünya'nın anlamı kalır mı ? hayır bide ayrıca uzun süre yurt dışında yaşayınca nedense özlüyor o sesi.
okuzabi okuzabi
çan pratik, "çın çın", bitti, o kadar. fonksiyonel bir araç, üzerine anlamlar yüklenmemiş.

ezan yarım saat sürüyor ya. kutsallaştırılmış, maksadını aşmış, araçken amaç haline gelmiş, ortadoğu kafasının ürünü.