çem iyudi jivi

posforanj posforanj
"şimdi anlıyorum ki her ne kadar insanlara hayatta kalmalarının sebebi kendi çabalarıymış gibi gözükse de hakikatte onları yaşatan sadece sevgidir. kim yüreğinde sevgi taşırsa, o sevgi tanrı' dandır ve tanrı o kişinin yüreğindedir. çünkü varlığın sebebi sevgidir."

diyor tolstoy bu kitabında.. üç tane hikayenin yer aldığı kitapta rus yazar tolstoyun sevgiye inancı yer alıyor ve ders vermeyi amaçlıyor...

tanrı kendisine verdiği emri yerine getirmekle duraksayan melek michael' i emirlerinin arkasındaki hikmetleri anlayabilmesi için dünyaya gönderir. melek michael olayların arka yüzünde neler olduğunu gördüğünde "insanın içinde barınan nedir?", "insana verilmeyen nedir?" ve "insan ne ile yaşar?" sorularının cevaplarını yaşayarak öğrenir.
gölgeningücü gölgeningücü
allah vazifesi olmasına rağmen yeni doğum yapmış bir annenin ruhunu, merhametine yenik düştüğü için, alamadan dönen meleğini üç şey öğrenmesi için insan süretine büründürerek dünyaya gönderir: ''insanın içinde ne barındırdığını öğren'', ''insana neyin verilmediğini öğren'' ve ''insanın ne ile yaşadığını öğren''. bu üç bilgiyi edindiğinde, yani insanı tanıdığında melek rabb'inin sonsuz merhametini de kavradığı için tekrar semaya yükseltir.

bu kitap bunu anlatır..

okumadan ölmemelidir..
anka anka
bir çok, çok etkileyici hikaye vardır. bunlardan özetle biri;

adamın biri uzak bir diyarda tanımadığı bir çiftçilikle uğraşan bir kabile ile karşılaşır; onlarla tanışır vs. kabiledekiler bu adamı sevmişlerdir ve kabile reisi adama bir hediye olarak toprak vermek istemekte böylece birlikte yaşayabileceklerini düşünür.
adama toprak verme olayı şöyle gerçekleşir; reis adama, göz alabildiğince geniş arazide sabahtan başlayıp akşama kadar dolaştığı (çembersi bir hat boyunca) kadar araziyi vereceğini söyler.
adam da bu teklifi sevine sevine kabul eder ve büyük bir heyecanla sabahın köründen itibaren yürümeye başlar. öğle olduğunda, o hâlâ maksimum alanı kat etme peşindedir, ikindi vaktinde ise aklına geri dönmesi gerektiği gelir. ve o vakitten sonra hızla istediği araziyi çevreleyerek geri dönmeye başlar.
akşam belirtilen vakitte reisin yanına ulaşmak için yusuf yusuf olan adam tüm gücü ile geri döner. döner fakat son bir kaç metre kala yorgunluktan takati kesilir, yere yığılır; adam ölmüştür.
reis, adam için bir mezar kazdırır ve adamı defnederler. adam elinden geldiğince en fazla arazi peşinde can havli ile uğraşmışken nihayette iki metre kare yerle yetinmek zorunda kalır...

edit: bu hikayeyi bir de -anlatımdan dolayı içine edilmemiş- aslından okumak vardı şimdi.

(bkz: hayatın anlamı)
(bkz: dünyaya kazık çakmak)
thedawn thedawn
tolstoy'un muhteşem bir eseri. bu yapıtta tolstoy, iyilik - kötülük; açgözlülük - tok gözlülük, hayat - ölüm benzeri karşıtlıkların erdemli bir yanıtını didaktik biçimiyle vermeye çalışırken; kısa, "ibretlik" öyküler yazmaktaki becerisini de sergiliyor.
eden blur eden blur
tolstoyun bugünün sırlar dünyası diye tabir edilen dizilerin esin kaynağı olan ve yanlış hatırlamıyorsam içinde üç farklı hikayeyi barındıran eseri. üç hikayede de allah inancı durumu vurgulanır ya da buna gönderme yapılır. tolstoy bu yüzden islam dünyası tarafından en çok sevilen rus yazardır.
ravenhow ravenhow
- - - spoiler - - -


tek değil 3 adet soru var bu öyküde.

1. insanda ne var?
2. insana ne verilmemiştir?
3. insan ne ile yaşar?

meleğin bulduğu cevapları da yazayım;

1. insanda sevgi vardır.
2. insana neye ihtiyacı olduğunu bilme yetisi verilmemiştir.
3. insan kendisi için kaygılanarak değil, sevgi ile yaşar.


aynı kitapta bir başka öykü ise bence daha ibretliktir. sadece son cümlesi bile yeterli aslında bütün öyküyü anlamak için.

"uşak küreği aldı, tam pahom'a göre bir mezar kazdı: üç arşınlık toprak parçası yetti pahom'a."



- - - spoiler - - -