christian grey

samantha samantha
elli ton serisinin esas oğlanı.

grey şirketler grubunun ceosu, über yakışıklı, sorunlu, romantik bir abimiz.
edward'ın vampir olmayanı.
johnnybgoode johnnybgoode
yeni bir edward yaratmaya çalışan deli bi kadının deli kitap serisinin deli esas adamı.

o değil serinin filmi gelecek diyolla, kitaptaki gibi bi herif çıkarırlarsa rüyalarıma girer şerefsizim. hayır zaten bunlar sabah akşam sikiş sokuş kitapta. sinemada izlemeyi sabırsızlıkla bekliyorum.


not: evet, sapığım.
şimdi sen gidiyorsun ya yürü git şimdi sen gidiyorsun ya yürü git
her kitapta ayrı ayrı aşık olunan fifty shades serisinin öldürücü derecede çekici, zengin ve problemli çocuğu.

okurken aşık olmayan bir dişi varsa lezbiyen damgasını basarım. beyler bile okurken dikkatli olmalı gay olmak isteyebilirler. abarttım mı? qjqkwqw belki biraz abarttım tamam ama doğru.

he bir de beyler uyarayım, kendinizi sorgularsınız bu kitabı okursanız. öz güveniniz uçar lan.* niye mi? ona da siz okuyup karar verin. (kıps)

ps: bu şahsın sıfatı olarak zihnimde canlanan kişi kesinlikle matthew bomerdır. (gay olması hariç)
atlantisten gelen mühendis atlantisten gelen mühendis
kadınların aslında ne istediklerini ortaya çıkartan süper kahraman.

bundan sonrası spoiler içerebilir!!!

ben şahsen ilk kitabı ve 2. kitabın ilk 50-60 sayfasını okudum, ona göre yorum yapacağım. bu adam bence bir turnusol kağıdı gibi, kadınların, gerçekte ne istediklerini ortaya çıkaran bir insan, yani efendiymiş, okumuşmuş falan bunlar yalan dolan. madem bütün kadınlar bu adamı beğeniyor, bu şu demek oluyor; kadınların aslında erkekte aradıkları özellikler şunlar:
- yakışıklı ve zengin olacak: bu tamam, zaten biliyorduk.
- sevişmeyecek sikecek: ( bak bunu bilmiyorduk işte) nereden uydurdun dersen, ben uydurmadım, christian abimiz kendi ağzıyla söylüyor, "ben sevişmem, sikerim" diyor, tabi kitapta nedense "sikerim" lafı "beceririm" olarak türkçeye çevrilmiş, bence ingilizcede "beceririm" diye bir şey yok, o muhtemelen bildiğimiz "fuck" tır. adam bildiğin sikiyor, hem de öyle böyle değil, kızın yürümeye mecali kalmıyor.
- sevişirken, partnerini dövecek: evet evet doğru okudunuz, abimiz biraz sadist, hem acımasızca sikiyor, hem de çatır çatır dövüyor, burayı "spanking" olarak yumuşatmışlar ama benim bildiğim, bir insanı kucağına yatırıp, kıçını kızartana kadar tokatlarsan, bu biraz dövmek olur, oğlum zaten kızı sikiyorsun bir de üzerine neden tokatlarsın ayrıca, odasında kırbaç falan da var, muhtemelen kırbaç olayını da seviyor ama o kısımlara ben henüz gelmedim.
- kendine dokunulmasına izin vermeyecek: evet yanlış okumadınız, bütün kızların dibinin düştüğü, christian grey abimiz öyle elinden tutulup, koluna girilip falan gezilecek bir aam değil, kendisi kıza pata küte dalıyor ama kızın buna ellemesi yasak.
- sevişirken aynı anda orgazm olunacak: tamam bu makul bir istek de, bu hıyar bunu her seferinde nasıl beceriyor anlamadım, kesin ilaç falan alıyor ama kitapta ondan bahsetmemişler.

yani özet olarak şunu diyebiliriz, "efendi adam" harbiden yalanmış, "gülün dikeni, erkeğin sikeni" makbulmüş.
bon jovi sever bon jovi sever
"erkeklerin her istediğini yapmayacaksın. kendin olacaksın, cool olacaksın. eninde sonunda istediğin tava nasılsa gelirler " savının en bariz kanıtı olan karakterdir.
vliegende nederlander vliegende nederlander
eyes wide shut'un kadın erkek ilişkilerini anlatması ne kadar doğru ise, bu abinin de romantikliği işte o kadar.

çatır çatır sikip, götünüzü hayvanlar gibi kızartan, üstüne kırbaçlayıp, istediği gibi fantaziler kuran bir adam işte. helikopteri ve milyon doları var diye, kız istemediği için kırbaçlayıp sikmek yerine, krem şantili seks yapıyor diye çekici geliyor falan.

ben sikmek yazdım diye, beni "kaba" olarak nitelendirdi iseniz, christian grey'in sevişmek yerine sikmesini de o kadar kaba nitelendiriniz.