çiğköfteci ali usta

2 /
bitli piyade bitli piyade
daha öğrenciyken tanıdığım çiğ köfteci. fenomen değilken bile sokak arasındaki dükkanının önünde kuyruklar oluşurdu. o zamanlar da aşırı davranışları yok değildi ama bu kadar insanlara kaba değildi. ama ne zaman fenomen oldu işte o ara götü başı dağıttı ve show yapmanın da bokunu çıkardı. günümüz türkiye'sini özetleyin deseler bu adamı kullanmak yanlış olmaz. kaba, nezaketsiz, avam ama talep gören.
scofield scofield
götü kaldırılmış insan müsfettesi.
geçenlerde gitar çalıp, şarkı söyleyen çocuklardan birine de tokat atmıştı. dün ise ufak bir çocuğa bağırıp, aşağıladığı bir videoya denk geldim.
bu tip insanlara prim kazandırmak yerine, bunları esnaflık tarihinden silme yoluna gitmemiz lazım.
kareondokuz kareondokuz
türkiye'de bu tür rağbet edilen mekanları çok fazla görebiliesiniz. kadıköyde dondurmacı ali usta gibi. millet kuyruğa giriyor. çiğköfteci diye söylenen yere gittim. bir adama baktım. bir de çevreye. hijyenik gelmedi. türk milletine mi has bilmiyorum ama istanbulda evlenenler şehir dışında bir kurufasulyeciye kız ve erkek tarafı gidip bilmem kimde kurufasulye yedik demek için gidiyorlar. bunlar gibi yüzlerce yer sayılabilir. istinyepark içindeki çorbacı da buna dahil. evimde yapılan daha temiz. mecbur kalmadıkça dışarıdan tüketmiyorum.

türkiyede yağcılığı ve şovu seven bitmez tükenmez insan var.
maça tangasını vuran adam maça tangasını vuran adam
bu adam hakkında hiç yazmamıştım yazayım bari.

- öncelikle çiğköftesinin güzel olduğunu söyleyen bir allah kulu görmedim.

- babası bunun yarısı kadar bağırsa odasında 5 gün ağlayacak amağızlı yutubırların "ahahaaa ne komik ya" diye paylaştıkları bir adam bu adam. "ali ustayı çıldırttık" başlıklı bir ton vidyo var. "ali usta anama sövdü" "ebemi sikti" "biz de nasibimizi aldık".... napıyonuz aq mal mısınız?

- allah rızası için bi vidyosunu izleyin, hızlıymış gibi görünen, dünyanın en yavaş çiğköftecisi bu adam. sıra olmasının iki sebebi var, birincisi milletin mal olması, ikincisi bu adamın uyuşuk olması. konuşmaktan, sıradaki insanlara bağırmaktan, arada poşet, peçete dağıtmaktan, bunları dağıtırken bağırmaktan, siparişini teslim edeceği kişiye bağırmaktan, çalışmaya vakit kalmıyor. sonra acele acele konuşup olduğu yerde hoplayıp zıplıyor. ağzını açmadan işini yapsa kimse beklemez. ama tabi millet ayakta bekletilip, azarlanıp, karşılığında kötü bir ürün almak için para vermeyi tercih ediyor.

- ben dükkanın etrafından onlarca kez geçmişimdir, hiç yemedim, yemem de. çünkü böyle insanların para kazanmasına karşıyım. bence kuru ekmeğe muhtaç olmalılar. o zaman insanlara kibar davranmayı öğrenirler. bazı şeyleri dükkana gelen ya da o yoldan geçen herkese yapamazsınız. oraya yolu düşenin sizin yapacağınız her şeyi bilerek isteyerek geldiğini varsayamazsınız. öyle bir hakkınız yok. yoldan geçerken bunun salak salak hareketlerine bakan normal vatandaşı da azarlıyor, git burdan bekleme vs diyor. müşterini domalt sik istersen aranızdaki mevzu ama senin sığır sığır bağırmalarını merak edip geçerken duran insanı yoldan kovamazsın.

- dediğim gibi böyle insanlara toplum tarafından tepki verilmeli, mahalle baskısı böyle şeylerde olmalı. örneğin "mini etek giyersen tecavüze uğrarsın" diyen ünlü şarkıcı konser verememeli, hiçbir organizatör bu işi organize etmeyi kabul etmemeli. hiçbir salon sahibi kaç para olursa olsun kiralamamalı, hiçbir yapımcı albüm yapmamalı, ölse bile haber programları bahsetmemeli. öylece yok olup gitmeli.

- üzerine fazla gittiğimin farkındayım, sonuçta millet böyle istiyor adam böyle yapıyor evet ama yukarıda bahsettiğim gibi, kimin neyi istediği ve toplumdaki insanların yeri ve önemi konusu bu durumun önüne geçiyor.
ela gozlerimdeki renkli hikayeler ela gozlerimdeki renkli hikayeler
türk insanın kısa özeti bu adamın bu kadar rağbet görmesi.

adam hadsiz, hududsuz, terbiyesiz, hırpalıyor, bağırıyor, ittiriyor, kaktırıyor, hakaret ediyor ama hala kapısında kuyruklar kuyruklar kuyruklar, yiyemediği çiğ köfte için bile bekleşen insanlar.

2 kez geçtim önünden baya ciddi kuyruk vardı yola kadar taşan.

insan sormadan edemiyor neden?
gerçi neden soruyorsam türkiye'nin özeti gibi işte.
deepdarkbluesea deepdarkbluesea
toplum yapımızın, düşünce tarzımızın yansımalarından biri.
ne zaman ki; bu ülkede, bu tavra, sempati duyan bir kişi kalmaz, işte ise o zaman birşeyler değişir, taaa o zamana kadar bu düzen böyle işlemeye devam eder
ithinkthereforeiam ithinkthereforeiam
zerre sevmediğim hatta tiksindiğim yaratık... adam değil çünkü... akıl sağlığının yerinde olmadığını anlamak için de psikoloji bilmeye gerek yok zaten...

ama daha tuhafı bu adamın talep görmesi... özellikle son birkaç ayda o kadar çok müşteri yağmış ki adama, son iki ayda iki ev aldığı söyleniyor; bilmiyorum, tartışmaya açık bir konu olabilir... neyse...

bu adamın talep görmesinin ve ünlü (sosyal medya tabiri ile fenomen) hale gelmesinin tek sebebi, bizim düzgün insan sevmiyor oluşumuz... efendi ve işini düzgün, temiz ve ahlaklı yapsaydı, akıl hastası olmasaydı, saygılı olsaydı kimse adını bile bilmezdi bunun... doğru mu? tabii ki doğru...

neden o zaman bu adama talep?

kaç tane kişi story paylaşmış bu dükkanın önünde sırada iken... çoğuna sıra bile gelmemiş günlerce peş peşe gitmelerine rağmen... inatla hala her gün giden var... yemese bile gidip bu yaratıktan alış-veriş yaparken fotoğraf ve video çekip paylaşma uğruna adam işini gücünü bırakıp buraya gidip sıraya gidiyor... neden?

aptalca bir sürü psikolojisi ve düzgün şeyleri beğenmememiz; sadece bu iki sebepten... "millet gidiyo, bi b.k var kesin biz de gidelim", "herkes çiftlik banka yatırım yapıyor, bu kadar insan aptal olamaz, biz de yapalım", "herkes recep ivedik izleyip gülüyor, biz de izleyelim" , bir sonraki örneği yazmayacağım çünkü silivri hevesim yok benim...

anladınız mı? buradakilerin çoğu anlamıştır ve biliyordur zaten... ama bu insanlar gerçek lan, gerçek!... harbiden "bu kadar geri zekâlılık olamaz" diyeceğiniz şeylerin günlük yaşamın bir parçası haline geldiği bir ülkedeyiz... sebebi bu... çünkü insanlar kendi seviyesindeki şeyleri severler... bu sebeple de ahlaklı, kibar ve dürüst kişiler asla sevilmiyor/sevilmez/seçilmeyecek...

gelelim bu adamın dövdüğü iki çocuğa... kesinlikle ahlak dışı ve edepsiz bir davranış ve kesinlikle bir cezası olması gerekiyor... ancak;

o iki gerizekalı liselinin de orada sadece pirim kasmak için bulunduğunu biliyoruz.... aklı başında hiçkimse, ruh hastası bir psikopatın dükkânının önünde bile bile bağırarak şarkı söylemez... "iyi izleniriz kankaaa" diye git o katil ruhlu psikopatın dükkanı önünde şarkı söyle, sonra "bizi dövdü" diye ağla... herifi zerre kadar sevmiyorum, hatta nefret ediyorum ama haketmişsiniz, kusura bakmayın...

"kimsenin bana dokunmaya hakkı yok" diye diyarbakır 'ın ortasına gidip pkk 'ya küfür edersen sokak ortasında ne olur? normalde yaptığın şey yanlış bir davranış olmaz, sonuçta hakaret ettiğin örgüt bir terör örgütü... ama başına ne geleceğini biliyorsun değil mi?

yada sokağa çıplak çıkarsan, erkek isen döverek, kadın isen tecavüz ederek öldürürler... evet, normalde kimsenin sana dönüp bakmaması gerekiyor tuhaf tuhaf, yada taciz ve/veya tecavüze uğramaman gerekiyor... kimsenin özgürlüğünü ve yaşam haklarını ihlal etmediğin sürece istediğini yapabilme özgürlüğüne sahip olman gerekiyor... ama bir şeyi unutma, etrafında eğitimli, ahlaklı, edepli insanlar yok bu coğrafyada, maymundan daha az gelişmiş canlılar ile aynı alanda yaşıyorsun... primatlar diyarı burası, insan arama boşuna...

uzun oldu ama, okursan artık... okusan da, okumasan da bildiğin şeyler zaten... ayrıca okusan da okumasan da değişmeyecek şeyler... bu coğrafyanın gerçekleri bunlar... buna göre dikkatli yaşamak gerekiyor... yaşadığımıza hayat diyebilirsek tabii...
kronik rahatsız kronik rahatsız
çiğköfteci!

bağır, çağır, hakaret et, ilaveten biraz da deli saçması hareketler yap tamamdır. al sana ülkemizdeki tanınma ve para kazanma politikası.

ayrıca, insanlar ne kadar da meraklı yahu bulgura nar ekşisi ve limon sıkıp yemeye. ya nasıl bir öğün olabilir bu böyle. lavaşa çamur gibi bulguru sür, sar ve dürüm şeklinde ye.

neyse, damak zevki diyelim.
toshiro toshiro
yılbaşı arefesinde instagramda bi fotosunun altında işte 2018 bu adam gibi "kaba, saçma sapan..." idi capsini görünce "lan bu hızlı ve öfkeli'deki kel değil mi? napmış ki bu adam alla alla" tepkileri verdim. sonradan sözlükte hakkında yazılanları göz ucuyla okudum. çiğ köfte yapan bi adam, sağa sola hakaret yağdırıyor, insanlar da bundan keyf alıyor, videoya çekiyor vb. saçmalık tabi ama işin bu kısmını es geçip şuna değinmek istiyorum.

bugün yine instagramda okudum fiziksel ve sözlü şiddetten dolayı gözaltına alınmış. tabi ki uyguladığı şiddetin cezasını çeksin ama adamı hem vezir hem de rezil eden şeyin aynı nedenden kaynaklanması garip değil mi?

diğer nokta: henüz bu adam hakkında olumlu bir yorum okumadım. peki kimse sevmiyorsa, sevmediyse bu adam nasıl gündeme geldi, ünlü oldu? cem yılmaz'ın viagra örneğinde olduğu gibi, kimse kullanmıyor ama yok satıyor. herkes akp'yi eleştiriyor ama akp %60 ları zorluyor.

ya ben sürekli kurtarılmış bölgelerdeyim ya da herkes üçkağıtçı!
bosman bosman
aşırı derece ruh hastası belirtileri gösteren ve toplumun psikolojisini bozan bir insandır. yakın zamanda birinin başına kötü bir şey gelmeden birileri tarafından müdahale edilmesini bekliyorum.

ayrıca bu kadar rahatsızlık veren bir insandan halan daha gidip alışveriş yapan insanları anlamak gerçekten mümkün değildir.
valiz süren alkollü adam valiz süren alkollü adam
youtube'un sürekli önermesi ve burada da gündem olması üzerine merak edip izlediğim ve sıradan bir çomardan tek farkının youtube'da "fenomen" (?) olması olduğuna kanaat getirdiğim çomar. bazı insanlar sinirli olduklarında komik olabilirler ama bu adam sinirli değil ki. bu adam ahlaksız ve kaba sadece. yaptığı şey de çok büyük ustalık gerektiren bir şey değil ki egosundan dolayı böyle davranalım diyelim. tabii gordon ramsay'in yaptığı bütün şovları takip etmiş biri olarak bana elin gavuru yapınca karizmatik oluyor da ali usta yapınca mı ahlaksızlık, kabalık oluyor diye sorabilirsiniz ve ben de haklısınız diyebilirim ama en azından ingiliz herifin bilmem kaç tane ödülü var ve en azından çocuklara karşı davranılması gerektiği gibi davranıyor, durduk yere millete hastasınız demiyor, mekanın önünde duran sıradan insanları kovmuyor.
şilili şilili
2004 ten beri bilirim adamı, deli dolu biri. tezgah dışında gayet normal biridir. tezgah başında adam oynuyor. eskiden müşterisi bu kadar kalabalık değildi, yeni gördüğü müşterilerden yaptığı hareketler sonrası özür dilerdi. şimdi adama sirk maymunu muamelesi yapıyorlar. adam delleniyor. söylediklerini ciddiye alıp hakaret olarak gören gitmez olur biter.
2 /