cüneyt özdemir

1 /
maia maia
bu gece 2000.programı sunacak olan başarılı televizyoncu. ilk 1000 programı kaçırmadan izliyordum, genç kızlık işte insan televizyondaki ünlüler için benim aşık olduğumda bu zat-ı muhterem. hsbc patlamaları olduğunda (20 kasım 2004-sinagog) tesadüfen orada olan ve dünyadaki tüm kanallara haberi geçen kişi. banka binalarından herkes dışarı doğru koşarken, içeri giren ve ayağına batan çiviye karşın birilerini kurtaran iyi yürekli, iyi yazan ve konuşan adam. asker çocuğu olduğunu sık sık dile getirir, hatta babası ile bir haber de yapmıştı geçmişte. çocukluğunda modern-müslüman bir ailenin ferdi olarak bir tahtın sağında peygamberimizi, solunda atatürk'ü konumladığını anlatır onlarlaydım ama onlardan değilim isimli embedded gazetecilik macerasını anlattığı kitabında.
izlerken enerjisi izleyene geçiyor, aradığınızda telefonlarınıza geri dönüyor falan.
meltem cumbulla uzun süre aşk yaşamıştı ayrıca geçmişte.
chixculub chixculub
süreyya karabulut'nın 3 milyon euro helallik istemesinin ardından, şöyle bir iddia ile gündeme oturmuştu:

http://www.gazeteport.com.tr/GUNCEL/NEWS/GP_533740

zaman gazetesi'nden mehmet kamış, "ölü seviciler" başlıklı yazısıyla bu iddiayı ve durumu kendince değerlendirmiş.

ölü seviciler her gün gazetelerin en baş sayfasında yayınlanan o fotoğrafa baktığınızda münevver karabulut'un bir maktul değil de bir film yıldızı olduğunu düşün... zaman

cüneyt özdemir ise mehmet kamış'a cevaben şöyle yazmış:

özdemir: şimdi konuş dumanlı! - gerçek gündem cüneyt özdemir, zaman gazetesi yazarına çok sert bir dille cevap verdi. işte o satırlar; - gerçek gündem gercekgundem

önce hakaret ederek yazanlar tasfiye oalcak diyen ekrem dumanlı'nın mehmet kamış'ın yazısını nasıl değerlendireceğini de merak etmiyor değilim.
essaysforthefuture essaysforthefuture
iyi gazeteci. artist martist ama güzel işler yapıyor. 5n1k alanında gördüğüm en iyi program. guantanamo'ya girmesi falan zaten başlı başına olay. biraz daha az artist ve daha çok cumhuriyetçi olursa daha da çok seveceğim.
denizbalinası denizbalinası
''ne olur uçaklarda kürtçe anons yapılsa.?''şeklinde televizyon konuşması yapabilmiş şahıs.adama sormazlar mı o zaman.'' trafik anonslarıda hem türkçe hem kürtçe oluversin. belediye hoparlörlerinden mümkünse on, on beş lehçede duyurular yayınlanıversin.''önerdiği çözümün nerelere gideceğini ve başka ülkelerde örneğinin bulunup bulunmadığını düşünemeyecek kadar dünyadan bihaber televizyon çocuğu.
agorafobik agorafobik
bir zamanlar ekibine dahil olduğu 32.gün programından, hazırladığı haberlerin enterasan yaklaşımlarıyla kendisi ön plana çıkaran ve şu an 5n1k programı ile tanıdığımız kişidir.

kamera önünde gördüğünüz kişinin, kamera arkasındaki davranışları her zaman aynı değildir.

program ekibinde çalışanları bilmem ama teknik ekipte çalışan personele hiç de iyi davranmadığına şahitliğim olmuştur. ama bu olay, zat-ı muhteremin ünlü olduktan sonraki davranışı değil, şu ana kadar gözlemlediğim davranışıdır.

bu davranış nasıl diye sorarsanız; zaman gazetesinden "mehmet kamış" ın cüneyt özdemir hakkındaki düşüncelerindeki gibi bir davranış.

5n1k programı yayın akışında genelde dış yapım olarak değerlendirilir. yani, haber bantları şirket bünyesi dışında, ya da şirket cihazları kiralanarak hazırlanmaktadır ve her yayında muhakkak teknik bir problem yaşanır. emin olun ki problem yaşanmaması adına ne kadar önlem alınsa da kaçınılmaz bir sondur. belki de personelin düşüncesinde "kesin bir aksilik çıkacak" fikrinin, program yapımcı ve sunucusunun personelin beynine bu fikri kazımış olmasından kaynaklı da olabilir.

yazı biraz uzun oldu fakat olayları objektif olarak aktarmaya çalışıyorum.

program sırasında herhangi bir problem olduğunda cüneyt özdemir;

- biliyorum, bu programda bilinçli olarak sorun yaratıyorsunuz!

gibi cümlelerle, çalışan persone ön yargılı bir yaklaşım sergileyerek, personelin etik davranmadığını iddia ediyor. sonraki günlerde de teknik sorun hangi sebepten kaynaklıysa o bölümde görevli personelden yönetim tarafından savunma isteniyor. (cüneyt özdemir'in yönetime daha yakın olması). bu olay personelin kovulmasına kadar uzanabiliyor.

zaten üç kuruşluk maaşla çalışmakta olan personelin ne kazancı olabilir ki. personel "bu program yüzünden, kovulmadan daha ne kadar devam edebilirim!" düşüncesiyle zaten gergin bir çalışma ortamında, bir şeylerin düzgün gitmesine çaba sarfediyorken, bu davranışla karşılaşması, şahsı tamamen iptal ediyor.

unutulan nedir biliyor musunuz? program sunucusu kadar çalışan personelin de "yayın sorumluluğu" vardır ve bu sorumluluk çalıştığı tv kanalındaki ömründen de fazladır. aradaki farklar ise; birinin kamera önünde, diğerinin arkasında çalışıyor olması ve birinin çok para kazanırken, diğerinin az para kazanmasından ibarettir...
1 /