danca

neyapmali neetmeli neyapmali neetmeli
resmi rakamlara göre 5,4 milyon kişinin yaşadığı danimarka'nın resmi dilidir. bu durumda kaba bir hesapla 5.4 milyon + 1 kişinin bildiği bir dildir denilebilir. o bir kişi kimdir bilemiyorum. 5.4 milyon kişi içinden seçmek kolay değil, çok kalabalık bir grup netekim.
nesseja nesseja
dancasını test etmek isteyenler için "rød grød med fløde" diye bir yemek ismi vardır ki doğru telaffuz edenleri iyi konuşanlar sınıfına sokarlar...
life for rent life for rent
10 senedir git-gel bir türlü telaffuz edemediğim dil.aslında tv'de bütün alt yazıları anlıyorum nerdeyse! ama telaffuz asla! ağzıma sıcak patates koyup onu yemeğe çalışırken bişeyler demeye çalışsam başarırım belki...

bunca uğraşa sadece;

tak (teşekkür ederim)
selv tak(birşey değil)
öl (aslında ortasında çizgi ile o ile yazılır) - bira
farvel - (hoşçakal)
vi ses - görüşürüz

ancak öğrenip,unutmayıp,gidince söyleyebiliyorum..

başka hangi dili bilirseniz bilin,hiç bir avantaj içermiyor...sıcak papates çevirmek hariç!!
keyif pezevengi keyif pezevengi
eski ingilizceye yakınlığı olan dildir (aslında şimdiki ingilizceye de yakın: fisk/fish, biskop/bishop, kø/queue, sværd/sword, guvernør/governor vs.). o yüzden ingilizce bilen biri için okuma/yazması zor değildir. fakat telaffuzu komşu diller isveççe ve norveççeye göre çok zordur, alakasızdır, toptur. boğuk seslerin ve hızlı konuşmanın hakim olduğu telaffuz & konuşma yeni öğrenenleri bilhassa canından bezdirmektedir.
öyle "hobi olsun öğreneyim amk" diye öğrenilse bile telaffuz çok sakat olacak ve ayrıca danimarka dışında bi sikinize pek pek yaramayacaktır.
(bkz: sims dili)

türkçe ve ingilizce bilen biri için eklenmiş kelimelerin boşluksuz yazılması gibi (sanırım almanca'da da var bu) malca zorlayıcı bir durum da vardır.

misal "kahve makinası" veya "coffee maker", bunlar ayrı yazılır ki okumak kolay olsun. ama danca'da ise "kaffemaskine" diye bitişik yazılır. bu bitişik yazma olayı "speciallægepraksisplanlægningsstabiliseringsperiode" (specialist practice planning period of stabilization) gibi abartı uzun sözcüklere kadar gidebilir.

sayı sistemi de çok egzotik olan dildir. ilginçtir, fosildir ama 10lu sistem kullanılan günümüze göre kullanışsızdır. çünkü herifler tarihöncesinden kalma 20li sistemi kullanıyorlar. bunun üstüne bir de almanca gibi sayıları geriden okumayı ekleyin (nasıl 42 almanca'da zwei und vierzig (2 ve 40) şeklinde okunuyor), hobaa. şöyle ki:


50 halv-tred-s(ind-s-tyve) half-third-t(imes-of-twenty)
60 tre-s(ind-s-tyve) three-t(imes-of-twenty)
70 halv-fjerd-s(ind-s-tyve) half-fourth-t(imes-of-twenty)
80 fir-s(ind-s-tyve) four-t(imes-of-twenty)
90 halv-fem-s(ind-s-tyve) half-fifth-t(imes-of-twenty)

50 şöyle hesaplanıyor: 2,5*20=50. yani o half-third (yarım 3) aslında 2,5 (three and a half). aynı şekilde yarım 4 de 3,5 vs. vs.

saatler söylenirken de bu halv muhabbeti var ve çok yanıltıcı. misal "halv ni" (yarım 9) aslında saat 8 buçuk demek, 9 buçuk değil.
darkshine darkshine
gaza gelip norveççe ve isveççeden sonra şöyle bi'göz attığım dil. kısa bir metin okuyup norveççe'ye benzerliği (benzerlikten öte) sayesinde "anlıyorum lan" havalarına girmiştim ki metni dinledim ve danca'ya bulaşmamam gerektiğini anladım. o nasıl telaffuzdur arkadaş? alman aksanlı bir fransız'ın norveççe konuşması gibi bir şey resmen, kelimeler neredeyse aynı olmasına rağmen dilin fonetiği diğer iskandinav dillerinden çok farklı. ayrıca şu boş küme işaretine benzeyen ö harfinin kullanımı da norveççe'den daha fazla sanki danca'da. güzel dan abi-ablaların "yah löööüüübbeeğ" demeleri garibime gitmiyor değil. ne olursa olsun. avrupa'nın arapçası felemenkçe'den daha güzel olan dil.