david ellefson

iao iao
2001 megadeth konseri öncesine "tarkaaan tarkaaan" diye bağıran bir hatundan farksız bir halde imza gününde izdihama, polise, forta aldırmadan tanışmayı, imza almayı başardığım; sonra da konserde en öne geçip tam karşısında durup penasını da evime götürdüğüm eski megadeth basçısı. o zamanlar kadroda ellefson dışında al pitrelli ve jimmy degrasso da vardı, o konser de mükemmeldi.

ellefson belki pek ön planda değildir ama megadeth ve en önemlisi mustaine'in dağılmamasında önemli rolü olan bir adamdır.

nitekim 2005'te ellefson ve diğer üyelerinin olmadığı megadeth konseri son derece ruhsuzdu, solo bir konser gibiydi hatta o bile değildi. ayrıca sanatını vs geçersek bilhassa rust in peace dönemlerinde apollon gibi bir yaratıktır, holy wars'un klibini dişi metalci bünyeler dikkatle izlemelidir.

ha şimdi mustaine ile kanlı bıçaklılar üzücü, ama mustaine zaten herhangi bir michael moore belgeseline konu olacak bir insana dönmüş asıl üzücü olan o.
vandal mimar vandal mimar
müzik hususunda ailesi tarafınca müthiş biçimde desteklenmiş zât-ı muhterem. öyle ki california'ya klasik batı müziği eğitimi almak için yollanıyor, kendisine tek kişilik bir daire bile tahsis ediliyor; ve hayatının değişmesine sebebiyet verecek şaşalı günlerin başlangıcında, tesadüf eseri dave mustaine'in üst komşusu olduğunu fark ediyor. (yardırıyorum bakalım yine asker arkadaşımmış gibi, hadi hayırlısı)

o zamanlar patetik metallica ayrılığı sonrası uyuştucu satmakla meşgul olan dave'in ise; sabahtan akşama kadar mi'den tutturduğu dandik bir soloyu çalan bu genç adamın kapısına sık sık "kafamı siktin lan taşındığından beri. taşın bu evden git." şeklinde dayandığı söyleniyor; fakat ne zamanki içki için konulmuş yasal yaş sınırından mustarip olan david ellefson, dave'in kapısını "hey dostum senin bira almaya yaşın tutuyor mu ha?" diye çalıyor, dave "işte şimdi konuşmaya başladın sen" diyerekten içeriye alıyor ellefson'ı. buraya kadar her şey sıradan bir redneck arkadaşlığını andırırken, ortaya "megadeth" fikri çıkıyor ve david ellefson bir gün, oğlunun usta ve entelektüel camiaya mâl olmuş bir müzisyen olacağını hayal eden annesini arayarak; "anne biz grup kurduk. adı megadeth. ben de bas çalıyorum" diyor.

buraya kadar şaka gibi görünen maceranın başladığı nokta burası. o günleri "bir kız vardı. ben ona uyuşturucu veriyordum, o da bana veriyordu" gibi basit ve kışkırtıcı bir kalıpla açıklayan dave mustaine'in, ellefson'ın uyuşturucu bağımlılığı serüveninde açık etkisi olduğu barizken, beş line kokain üzerine iki şişe black label içebilen bu adam, david'in ağır bir krizden sonra girdiği "bıraktım abi ben" tribinden fazlasıyla etkileniyor. öyle ki killing road maceraları esnasında sahne arkasında ortaya çıkan kanımca en enteresan karakter, uyuşturucudan kurtulmaya çalışan grup arkadaşlarının yemeklerinin içine gizlice esrar ve kokain karıştıran dave mustaine'dir. kısacası, zamanında megadeth'in ikinci adamı pozisyonunda olmasının nedeni süper bir basçı olmasından ziyade; dave'in uyuşturucu arkadaşı olmasıdır. sırf bu sebepten ötürü benzer alemlerin adamları olan steve digiorgio, billy sheehan falan henüz sağken, bu adam için "gitarın ağzından girer burnundan çıkar" diyemiyoz. yine de gitarı hakkını vererek çalar, sahne performansı ile de göz doldururdu. "özlemedim" desem büyük yalan olur.
nikbin nikbin
shawn drover sayesinde yuvasına -megadeth e- dönmüş müzisyen. shawn ellefsonu arayıp "james lomenzo gruptan çıkacak, ara dave i işi bağla" demiş. ve olan olmuş. bir tarafta zamanında mustaine e 18 milyon dolarlık dava açan bir ellefson, diğer tarafta ellefson için bi bok bilmez o , hiç arkadaşım değildi vs demiş bir mustaine. en gerçeği ise efsane bir megadeth ve 20 yıl birlikte geçen zaman.
mustaine geçen zamanda ellefson ile barıştığını söylemişti fakat "ellefson gruba geri mi dönmek istiyor" diye soran muhabire "bilmiyorum ama şuan megadeth tarihindeki en iyi kadroya sahibim " demişti. o kadar kötü laflardan sonra barışmaları bile ilginçti.
david ellefsonun dönüşünün garip yanı ise; rust in peace 20. yıl özel konserlerine denk gelmesi. rust in peace 20. yıl özel , ayrı bir dava zaten. poison was the cure un canlı canlı çalınıp söylenebileceğini hayal etmek bile fantastik kaçıyor. megadeth tarihinde bile bu şarkı hiç çalınmadı diye biliyorum. yapacak olan adam mustaine olunca olay değişiyor tabi. canlı canlı rust in peace polaris, five magics falan gerçekten inanılmaz. dave, chris broderick için" chris rip sololarını çalarken bir an martyi burada hissettim" demiş. kısacası rust in peace tour sağlam bir fikir olmuş. exodus ve testament de olacak konserlerde . david ellefson da...
ayrıca ellefson ve mustaine den haberler dökülmeye başladı bile. ellefson vic s garage da grupla çaldığını ve çok mutlu olduğunu söylemiş. dave e methiyeler düzmüş," hayvan gibi gitar çalıyor hala" tarzında. dave de çok heyecanlı olduğunu, çok iyi vakit geçirdiklerini söylemiş ve "junior" un dönüşünün kalıcı olmasını dilemiş. rip turu için bir olmaz kaçırmayın, demiş.
ayrıca david ellefsonun da aralarında olduğu yıldızlar karması hail , türkiyede 4 konser verecek. ve bunlarda son anda megadeth e giden david ellefson, rip turunda olacağı için, hail turunda olmayacak. featured content on myspace featured content on myspace myspace
joan crawford joan crawford
megadeth in ikinci adamı,junior ı.
uzun müddet,aralarından su sızmaz sandığımız iki dave'in mahkemelik olduklarına,birbirlerine karşı güven ve daha bilimum hissiyatı sıfırladıklarına şahit olup üzüldükten sonra, bir anda,tam da rip yıldönümünde gruba geri alındığını öğrendik.sevinmez miyiz,sevindik tabi.lakin böyle bir durumda sadece junior ımızı geri aldığımız için sevinebildik.bu kadar güven kaybının ardından ikilinin aynı ruhu yakalayamayacağı(en azından benim gözümde)gerçeğini çoktan kabul ettik.olan,güzel ve naif insan james lomenzo ya oldu,üzüldük.
yine de,ömrümde ilk kez görme şansına eriştiğim hayatımın grubunu sonisphere'de junior la görmek enfes bir deneyimdi.ağladım,o derece.
black magic black magic
mustaine ile, sonunda mahkemelik olunan anlaşmazlığından sonra tekrar gruba dönmesi megadeth hayranları için beklenmedik ve bir o kadar da güzel bir gelişme oldu. ah bi de şu japonya ya kadar gidip marty friedman ı da koluna takıp gelse de o efsane kadroyu bir arada tekrar dünya gözüyle görebilsek!
neişinvarkidiskoryumdayanındabirkızsarımtırak neişinvarkidiskoryumdayanındabirkızsarımtırak
tonu 50 kilometre öteden anlaşılan ender heavy metal basçılarından biri. peace sells şarkısında "can you put a price on peace" dendikten sonra gitar o meşhur riffe girer, ardından ellefson oktavlı farklı bir riff kullanarak destekler. o kısma bayılıyorum, ayrıca penasız çalınması da çok çok zor.

ellefson'un en karakteristik özelliklerinden biri de gitarla paralel gideceği kısımları muazzam ayarlaması. aklıma ilk gelen killing is my business. giriş riffi en başta dört kere tekrarlanıyor, ilk üçünde ellefson sadece riffin son kısmına eşlik ederken sonuncuda tüm riffi gitarlarla birlikte çalıyor. şarkıya direkt iki level atlatıyor bu küçük ayrıntı.
askfilmlerininunutulmazyonetmeni askfilmlerininunutulmazyonetmeni
dün gece tanışma fırsatına eriştiğim yaşayan efsane. muhteşemdi ve etkisinden kolay kolay çıkamayacağım. bu hayatta en sevdiğim grubun, en çok tutkuyla bağlı olduğum şeyin, megadeth'in efsane basçısıyla tanıştım ve buna hala inanamıyorum. rüya gibiydi. konserde en öndeydim ve defalarca göz göze geldik, sonunda da penanın bir tanesini direk bana attı, tabi ben konser boyu salak salak sırıttığım için de göze çarpmış olabilirim :) şu anki duygularımı tarif bile edemem herhalde. ya ben bu adama sıkı sıkı sarıldım, sohbet etmeye çalıştım ama heyecandan pek beceremedim (seneye megadeth'le tekrar geleceklerini sözünü verdi), imzasını aldım, penasını aldım, 2 kere fotoğraf çektirdim. ellefson benim hayatta en çok tanışmak istediğim iki kişiden biriydi, diğeri de zaten dave mustaine. hala inanamıyorum, her gün hayranlıkla dinlediğim, bunlar bu şarkıları nasıl yazmışlar dediğim, izlenmedik canlı performans, backstage görüntüleri, belgesel, röportaj bırakmadığım, herşeyine hayran olduğum adama sarıldım. ellefson'ın gençliği dave mustaine'le birlikte dünyanın en güzel iki erkeğinden biridir ve kendisine aşığım. muhteşem bir insandı, son derece güleryüzlü ve anlayışlıydı. keşke basstory hiç bitmeseydi.
3