dede torun diyalogları

1 /
sensey sensey
dede ile torun parkta gezerken, sevişen sokak köpeklerini görürler.
-dede bu köpekler napıyo?
-hiç yavrum, şakalaşıyorlar.
-şaka maka ama iyi *ikişiyolar!
eternal sunshine eternal sunshine
dede zengindir. telkinlerimle kendine yanardöner bir cep telefonu almıştır. nasıl arama yapılacağı, telefon rehberi, son arananlar bir bir anlatılmıştır. bir gün arkadaşlarla cafede otururken telefonum çalar.

- efendim dede
- aloo turgut ?
- dede ne turgutu ben sunshine.
- ha oğlum sen misin, turgutu aradıydım ben.
- ... nası yani??
- turgutu aradım sen çıktın işte.
- haaa, anladım dede senin telefonunun javası bozulmuş. ben turgut amcaya söyliym o seni arasın.
- tamam oğlum hadi görüşürüz.
komediyat komediyat
torun : dede hadi gel barbie ile oynayalım
dede : haa.. ben bilmem onu kızım
torun : yaa dede hadi yaa (bebeği uzatır)
dede : haa bu mu barbie? (gözlüğünü takıp dikkatle süzer) hımm... adamlar yapmış... baksana memişleri de var...(elle yoklamayı da ihmal etmez dedemiz)
senseofdarkhumor senseofdarkhumor
cep telefonu olayları yaygınlaşınca dedem kendine bi a 1018 almıştı, vardı ya şu kocaman olanlar..
neyse efenim, oturuyoruz bu zat-i muhteremle, annemi aratmıştım.telefon çaldı ve dedem:
+tamam kızım, sağol kızım, tamam, tamam ararız hanım kızım..

-ne dedi dede?
+bi hanım kız çıktı, ulaşamamış annene, sonra ara dedi..

(bkz: yarılmak)
manticore manticore
(dedeyle aylardır görüşülmemiştir, o arada saçlar uzamış, volverine favorileri bırakılmış, bıyık + keçi sakaı ambiyansı oluşmuştur. hatta önceki gün birkaç kız saçlara hayran olmuş, methiyeler düzmüş, manticore nin tampon havalanmıştır)

-yavrum bu ne hal, kes şu sakalı bıyığı saçları falan
-(içimden: oldu...) ya yok dede, seviyorum bu halimi ben
-ya oğlum dökülür bak saçların ileride
-(sana ne ya ektiririm en kötüsü) bişi olmaz dede, gür benim saçlarım
-bak yeni imaj olur sana seneye, hem hevesini aldınmışsındır sen
-(ne hevesi ulan bi senede uzuyo o saçlar) ya yok dede, bem iyiyim böyle
-bak evladım... (uzar gider bu)
absinthe absinthe
-yavrum kıs bakalım şu televizyonun sesini.komşular rahatsız olacak.açıyosunuz sonuna kadar..(ses 4.kademededir)
+peki dede kısayım biraz..(ses 2.kademeye getirilir)
-kıs kıs..bak ben bile rahatsız oluyorum..
+(ses 1.kademededir..hiç bi şey anlaşılmaz..yüz dedeye dönülür) ee dede daha daha nasılsın?
-iyiyim sağolasın..
+...
-ne bakıyorsun?izlesene televizyonu..hem açıyosunuz,hem izlemiyosunuz..israf !!
+dede allah aşkına duyulmuyor ki bişey.nası izleyelim??
-kapatın kapatın..saat zaten 11 olmuş..oooow.herkes yatağa! hadi iyi geceler..
televizyon kapatılır..anneanne fıs fıs fıkra anlatmaya başlar..
chicaloca chicaloca
kimileri için hiç gerçekleşmemiş diyaloglardır. dede, ya torun doğmadan önce ya da o çok küçükken göçüp gitmiştir bu diyarlardan.
senseofdarkhumor senseofdarkhumor
bugün dolmuşta rast geldiğim, görülmeye değer bir diyalogdur ki unutmayayım diye dedeye de yakalandık deftere yazarken ancak sizlere ulaştırmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadım, dolmuştan inene kadar dedenin pis bakışlarına maruz kaldım, yine de not ettim efenim.**

torun:dede acıktım, ne yicez evde?

dede:acıktıysan acık ye,
kurbağalardan sucuk ye.
ölü ineğin etini ye,
gebe sıçanın götünü ye.

6-7 yaşlarındaki torun bakakalmış, dolmuştaki herkes yarılmış, ben sinsi sinsi dörtlüğü deftere geçirirken yanımdaki dedeye yakalanmıştım. şoför ise telsizle 'hangi yol açık cezmi aabii, cevap verin lan' diye bağırmaya devam etti, tek tepki vermeyen insandı. seviyorum dolmuş şoförlerini.
1 /