delinin yıldızı

1 /
driving einstein driving einstein
düşmüş delinin yıldızı
yüzüyor ayağımın ucunda
rüyamın en derin yerindeyim

nakaratlarına sahip mükemmel, kaliteli vega'nın albümün adını taşıyan şarkısı.
zinkafnun zinkafnun
bana sonbahar gibi ve çok iyi geldi. beni ankara'ya, 15 yıl önceye ve odtü'ye götürdü. saçlarım küttü ve aşıktım. acısı yeterdi, neşesi de: öyle günlerdi.

vega bu albümü pekala o günlerde tatlı sert'in yerine çıkarabilirdi ve tatlı sert'i de bugün. ha kiminiz 'hiç bozmamışlar kendilerini' diye yorumlar bunu, kiminiz 'azıcık geliştirselerdi kendilerini' diye. kiminiz de bana 'arkadaş milim oynamaz mı insanın zevki' diye sorabilir. bense üstüste dinlerken zamanın çok abartıldığını * ve bunun bana bir doğum günü hediyesi olduğunu düşünüyorum. * *

"neden şimdi içim birden bire burkuldu? çoktan bittiği yerdeyim; yumuşacık, elvedasız unutuldu.
biliyorum; bir şarkı çaktırmadan bir yerine inat etti tutundu: göğsümün altında sessiz, sisten çıkmaz kalbimin."
engebe engebe
çok güzel bir vega albümü.yıllardır müzik piyasasında unut beni , unutacağım seni, vazgeçtim minvalinde şarkılar yazıldı bunları da dinledik ama bir şey hep eksik kaldı bir söyleyemediğimiz daha vardı. işte tam bu noktada vega bize albümü verdi ve isim-şehir dedi. ve şu güzel cümleyi kurdu: ihtiyacım var benim artık onu unutmana...
evet biz unutamıyorsak o unutsundu onu. bize dönsündü.

"sen yine yasladın yanağını buğulu cama
ihtiyacım var benim artık onu unutmana
illa ki ağlayacaksan
güzel gözlerine dolan ben olsam
unut onu
unut onu
unut onu"
pötübör pötübör
nasıl bu kadar geç farkettiğimi anlamadığım vega şarkısı.
sanırım uzun zamandır müzikle alakam kalmamıştı.

dışarıdaki yağmurdan d&r ye sığınıp amaçsızca kitaplara bakmayı düşünürken şarkının sonuna denk geldim. öyle ki deniz'in sesini duymadım ama onlar olduğunu anlamam için müziği duymam yetti. o anki heyecanımı anlatmam tarifsiz.

sanki eski bir dostla karşılaşmış, sanki hiç yaş almamış, üstümüzden onca şey geçmemiş, kimseler ölmemiş, gidenler henüz özlenmemiş ki zaten birçoğu gitmemiş gibi...

hafif müzik albümünü daha doğrusu kasetini nasıl aldığımı, nasıl heyecanla dinlediğimi anımsadım. baştan sona sonra tekrar başa sonra bir daha ve bir kere daha...

vega aynı yerden devam ediyor oysa biz aynı yerde durmuyoruz. tını aynı, ses aynı, ruh aynı, aynı tad aynı heyecan iyi ki dönmüşler. zaman makinesiyle geçmişe gitmek gibi bir albüm. keşke gelirken geçmişi alıp getirselerdi...
1 /