deprem toplanma alanı

kalenderi livane kalenderi livane
1999 yılının bir milat olduğu ülkemizde deprem ve sonuçları ve önlemleri daha fazla konuşulmaya başlandı malumunuz. özellikle istanbul için beklenen deprem ve bu itibar ile başlanan kentsel dönüşüm çalışmaları ile eski binaların yıkılarak yenilenmesi çalışmaları son hız devam ediyor. depremler kaçınılmaz elbette ve önemli olan deprem sırasında ve sonrasında insanların ne yapacağı konusunda iyi bilgilendirilmesi gerektiği. deprem toplanma alanlarının varlığı ve önemi de tamda burada devreye giriyor.
yaşanan bir deprem sonrasında, istanbul gibi metropol bir şehirde açık alanların gerekliliği, bu alanların park ve bahçe olarak kullanımının yanısıra, afetlerde kullanım yöntemleriyle varlığının gerekliliğini kimse inkar edemez. tam da bu aşamada ibb'nin chp'li bir üyesi bir rapor hazırlamış. bu rapora göre istanbul'daki 493 deprem toplanma ve çadır alanının 370'i imara açılmış durumda. hadi hayırlısı...

istanbul'daki 493 deprem toplanma alanının 370'i imara açıldı istanbul büyükşehir belediyesi (ibb) deprem ve doğal afet komisyonu'nun chp'li üyesi servet baylan olası bir depremle ilgili istanbul'da yapılan ha... gayrimenkulhaber
a good day to die a good day to die
deprem olursa büyük bir kaos olacak zaten. bu binalar ayakta kalırsa ya kapılarını isteyerek açacaklar ya da millet zorlayıp açacak. öbür türlü bir durumda depremden ölmeyip linç olarak ölen insanların sayısı artar.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
mis gibi avm'lerimiz var ya işte daha ne istiyorsunuz!

o kolonlara kaç kg demir bağlandı fikriniz yok. temele atılan çimentonun haddi hesabı yok. avm çöker mi hiç. bir de kafeterya ve kahvehaneler var ilk iş orada toplanıp zaman öldürebilirsiniz.*
thomas shelby thomas shelby
benim iş yerimde gayet güzel vardı toplanma alanı. eğitimlerde sürekli nasıl organize olacağımız anlatılırdı. sonra bir gün bunlara, para olduğundan daha tatlı geldi ve toplanma alanımıza ek bina adı altında 30 katlı bir gökdelen diktiler. ek bina.

ak inşaat, diker atar!
clitor eastwood clitor eastwood
halkın da, devletin de ne yazık ki pek umursamadığı alanlardır.
bir ülkenin gelişmişliği her şeyin yolunda gidiyor görünmesiyle değil, anlık gelişen şeylere, olumsuz etkilere ne kadar hızla ve kaliteli tepki verebildiği, ne kadar az hasarla atlatabildiğiyle ölçülür düşüncesindeyim.

en küçük bir yağmurda ortaya çıkan kanalizasyon sorunları ve yol göçükleri mi dersin, bir gök gürültüsüyle giden elektrik mi, yoksa kimsenin kötü düşünmek istemediği için umursamadığı, öğrenmediği deprem toplanma alanları mı...

eğer bulunduğunuz yerin yönetimi önlem almamışsa, büyük görev size düşüyor burda. zira olası bir acil durumda herkes kendi ailesini kurtarmaya gideceği için, çağırsanız da kimse bir süre veya hiç gelmeyebilir. bu yüzden "ararın polisi, itfaiyeyi, tanıdıkları" falan diye düşünüp geçiştirmemeli, tetikte olmalısınız.
doğal afetler her an, her yerde oluyor.
bizim ülkeyi ve halkı sürekli hazırlıksız yakalaması da "olmaz ya, olursa da bize bi' şey olmaz" düşüncesi. ben, bu konuda "düşün ki ev yanıyor, evden çıkmak için 30 saniyen var, yanına ne alırdın, nasıl çıkardın, nereye giderdin?" gibi daha birçok soruya cevap arayıp tedbirler aldığım bir disiplinle yetiştirdim kendimi. her duruma hazırlıklıyım.

ya siz? hazır mısınız?
böyle bir durum olduğunda ne yapacağınızı, kime ve nereye nasıl ulaşacağınızı biliyor musunuz?
devletin yetmediği yerde kendinizi bu konularda eğitmeli, kendi planlarınızı hazırlamalı, zaman zaman tatbikatını yapmalısınız. bu işler şakaya gelmez.
sonra 3-4 şiddetinde bir depremle veya küçük bir yangınla karşılaştığınız zaman ne yapacağını bilemez halde kalakalırsınız.

istanbul'da depremi yaşayanlara geçmiş olsun.
kurbanım aman kurbanım aman
şişli camii veya bomonti'den toplanıp, taksim'e yürünülebilir...

beşiktaş veya dolapdere'de de toplanılabilir. bazıları okmeydanı'nda toplanırsa, siz onlara bakmayın, anca çatışma.
rose whisper rose whisper
sanki makam arabası şehir içine giriyor da, sanki şehrin sokaklarını doya doya görüyor da, sanki korumalarının çektiği setin ardında ne olup bittiğini biliyor da toplanma alanlarından bahsediyor. olsa bile sen nereden bilirsin..

aq istanbul sokakları kim sen kim.. çomarı kandırıyor da ne yazık ki. antalyada yaşayan çomar reis toplanma alanı yaptırdı ki diye gezer bu açıklama üstüne. inanmaya hazır ve nazır.

sarayda yaşıyor, bizim şehirlerimizi yandaşlarına peşkeş çekip nefes alacak alan bile bırakmıyor. sonra da böyle laflarla bizimle alay ediyor.

vebali oy verenlerin üstünde. burnunuzdan gelsin bir ömür inşallah.
breakthrough breakthrough
istanbul da büyük bir deprem olursa ve yıkıcı etkileri olursa istanbulda kalmak akıl karı değil, hemen deprem sonrası şehir terk edilmeli çünkü ilk başta alt yapı çökecek, elektrik, su, iletişim bununla beraber gıda sorunu baş gösterecek, milyonlarca insanın sebzelere, meyvelere, hazır gıdalara, şarkuteri ürünlerine, kasap ürünlerine, aburcuburlara ulaşması için ve bunun sürdürülebilir olması için direk yüzbinlerce dolaylı olarak milyonlarca kişi çalışıyor, üretim, lojistik, pazarlama, satış gibi, böyle bir depremde bu da büyük sekteye uğrayacağından oldukça zorlu zamanlar geçecek, ve kanımca marketler eczaneler talan edilecek, o yüzden hazırlıklı olmakta fayda var en azından vde damacana su, konserve yiyecek depolamak faydalı olabilir, bununla birlikte mum kibrit, battaniye, kendinden şarjlı fener, güneş enerjisi şarj aletleri gibi aparatlar hayat kurtarabilir, ufak bir jeneratör olsa da epey iş görür. çünkü toplanma alanı diye birşey yok artık, toplanma alanı ihtiyaçlara en yakın olunan alan bence artık, toplanma alanları diğer yazarlarında belirttiği üzere talan edildi istanbulda ve çevresinde, herhalde bu sefer avm olur, daha önceden stadyumlara, kapalı spor salonlarına yataklar koymuşlardı bu sefer de avmlerde yatılır kalkılır herhalde başka çare yok.