die verwandlung

8 /
mourinho mourinho
"herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. ama bunu anlamıyorlar. anlamak istemiyorlar. insan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var. hayvana geri dönülüyor. böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay. herkes sürüye katıldığından ötürü güven içerisinde, kentlerin yollarında geçip işe, yemeklerin başına ve eğlenceye gidiyor. tıpkı büroda olduğu gibi, sınırları iyice çizilmiş bir yaşam. böylesi bir yaşamda mucizeler değil, yalnızca kullanma talimatları, dolduracak başvuru formları ve kurallar var. özgürlükten ve sorumluluktan korkuluyor. o nedenle insanlar, kendi yaptıkları parmaklıkların ardında boğulmayı yeğliyor".
goder goder
kafkanın babasının kendisine bir pislikmiş gibi davranmasının sonucu olarak yazdığı düşünülen kitap. bana ilginç gelen kısmı onun böceğe dönüştüğünü gören aile bireylerinin neredeyse hiç tepki vermemesi ve sanki bunu bekliyormuş gibi davranması . kafka da yazdıklarından memnun değildir zaten.
(mektup)
" sevgilim!
seni düşünerek dinlenmek için şimdi bir yana bıraktığım bu öykü, nasıl da eşi benzeri bulunmaz bir iğrençlikte! şimdiden yarıyı biraz geçmiş durumda ve ben genelde de bu öyküden memnun değilim''
remdönemi remdönemi
gregor samsa tek düze hayatında ufak tefek zevkleri olan biridir. gregor samsa kendisi için yaşayan biri değildir. bakmakla sorumluluğu olduğu bir ailesi ve onu devamlı uzak yerlere gitmek zorunda bırakan yorucu bir işi var. üstelik, yaşına bakmaksızın, samsa'nın üzerinde söz sahibi olduğunu düşünen otoriter ve sert bir babası var. işte tüm bu ailesi yaşantısının ve toplum yaşantısının köleliği içinde bastırılmış olan samsa, aslında yavaş yavaş böcekleşmiştir. belki de bu yüzden bu durum karşısında bu kadar kayıtsızdır ve durumun ciddiyetine aldırmadan bu tekdüzeliğe kapıldığından dolayı, hamamböceği olarak bile pazarlamacılık yapabileceğine inanmaktadır. bu hisler içerisinde samsa, önce ruhen sonra bedenen hamam böceğine dönüşmüştür. başkaları için büyük bir kısıtlamayla yaşadığı hayatı, sevmediği işi, otoriter babası, konservatuara göndermek istediği kız kardeşi, aile bireyleri ile olan ilişkisinin zamanla samimiyetsizleşmesi aslında gregor' un dönüşümünü adım adım sergilemektedir.
gregor başkaldırının sembolüdür. tekdüze hayatında bir gün hamamböceğine dönüştüğü için işe gidemeyen ve bu yüzden kendini savunma ihitiyacı hisseden karakterdir. böcekleşerek işe gitmemesi, aileyeyi geçindirememesi, eskiden yaptıklarını yapmaması birer başkaldırı örneğidir.
franz kafka'nın bu romanı aslında yaşadığı topluma şekil veren sanayi devrimi' ne olan bir tepkidir. yığınlarca insanın insanlıklarını kaybedişinden, insanların birer üretim aracı olarak görüldüğü ve üretim araçlarından daha fazla değer göremedikleri düzenin onları ne hale getirdiklerinin göstergesidir.
kitapta ki en ilginç karakter aynı zamanda gregor' dan korkmayan hizmetçidir. gregor' un bir böcek olmasından en az rahatsız olan kişidir.
franz kafka kendi korkularını temele alarak aynı zamanda toplumu, burjuvazinin yozlaşmış ilişkilerini ve bürokrasiyi eleştirir.
sanayi devrimi bir yana dursun aynı zamanda aile kurumuna karşı da bir tepki vardır kitapta. aile kurumun bireyi baskı altına aldığında ve birey bunu reddettiğinde ailesi tarafından dışlanır ve ailenin sevilen bireyi iken bir anda onarın gözünde işe yaramaz bir böceğe dönüşür. bunu destekleyen bir bilgi ise franz kafka'nın babası oğlunun gönderdiği bir mektupta onun edebiyata olan ilgisin kastederek " sen bir böceksin, parazitsin ailenin sırtında" diye yazması bir bakıma franz kafka' nın yaşadığı psikolojiyi de yansıtır.
aileye maddi açıdan destek sağlamadığında onlar için işe yaramaz bir insan göründüğünün göstergesidir. çünkü sen katkı sağlamayan ve sadece tüketen varlıksındır.
bir insan bir böceğe ne olursa olsun ne kadar sevgi duyabilir? ne olursa olsun içinde iğreti duygusunu içinden atamaz ve sadece tüketen bir insan olduğunda ne olursa olsun bir oğul, abinin dışında içinde sadece kötü duygular oluşturan bir insan haline geliyorsun.
kesinlikle okunmasi gereken bir kitap!!
on iki buçuk falandım on iki buçuk falandım
dedemin öyküsüdür oysa dönüşüm. şayet bir gün birisi gelip "hey dedenin öyküsünü anlatsana" demiş olsaydı bana "dedem, koca ilyas, bir sabah huzursuz düşlerden uyandığında kendisini böcek gibi hissediyordu" diye başlardım "6 bacağı olmasına rağmen hiçbirini hareket ettiremiyor olmasının utancı ile."

dedem, kalkamazdı yataktan. bizlere görünmemek için de yorganı yüzüne kadar çekerdi üstelik. sesi soluğu da çıkmazdı. ya da biz duyamıyorduk söylediklerini, kim bilir. günde 2 kez açardık kapısı yemeğini vermek için o kadar. kimi zaman "rahatsız etmeyin beni" der gibi bakardı gözleri kimi zaman ise "lütfen duyun beni". lakin o duyuramadı hiç sesini bizlere.

bir gece yıllardır köşede durmasına rağmen kimsenin yanına dahi yaklaşmadığı win98 yüklü bilgisayara benzetmiş kendini ve utancından sabaha kadar yiyip bitirmiş kendini. benim dedem işe yaramıyor olmanın utancıyla ölmüş.

aklımda tek bir soru var şu an. sahi ne düşünürdü dedem tüm gün yatakta yatarken? samanlığın çatısının onarılması gerektiğini mi yoksa hasatın ne olacağını mı?
govnor govnor
kafka'nın, kendini bilmez insanlar "abi işte adam var bir tane, gregor samsa. adam yatıyor bir kalkıyor hamamböceği olmuş! acayip bir kitap, kesin oku!" diye hiç ve piç edilen eşşsiz romanı... işin ironik yanı da kafka'nın aynı sığlığı göstermiş kitabı basan yayınevi ya da editörüne (hangisi olduğu tam aklımda kalmamış...) protesto içeren bir mektup göndermiş olması...

dönüşüm'un odaklandığı ana konu oldukça kısa ve kesin, öykü anlatımı ise eşine az rastlananlardandır.

küçük burjuva ailelerinin, kendisinden farklı hırsları ve düşünceleri olan aile bireylerinden nasıl bir anda iğrendiğini ve uzaklaştığını anlatır, o kadar.
abcd02561 abcd02561
''...günün birinde müdür beyin başına da bugün kendisininkine benzer bir olay gelemez mi sanki, diye geçirdi içinden. doğrusu böyle bir şeyin olabileceğini kabul etmek gerekiyordu.''

''şu bizim aile ne sakin bir hayat yaşıyor, diye söylendi gregor kendi kendine.''

böceğe dönüşmüş olarak uyanan bir adamın anlatıldığı kitapta geçen sözler.
t: bir öykü.

edit: bi de kısa ve popüler olduğundan en yaygın kitabıdır kafkanın. aslında kendi ezilmişliğini çirkinliğini babası ve toplum normları karşısındaki acizliğini anlatır bu kitapta o yüzden allah aşkına yüzlerce takipçili, her gün fotoğraf onlarca hikaye attığınız instagram hesaplarınızda şu kitaptan sözler paylaşıp durmayın artık. adamı mezarında ters döndürdünüz mk.
8 /