din ve ahlak arasındaki ilişki

1 /
hopeless hopeless
bir takım insanlar "ahlaklı davranabilmek" için dine ihtiyaç duyabilirler. dine olan bağlılıkları, korkuları (ya da kendi deyimleriyle allah'ın sevgisini kaybetme korkuları?) onları kısmen doğru bir yola itebilir. din faktörü insanları ahlaklı yapmaz, ama onların ahlaklıymış gibi davranmalarını sağlayabilir. neticede benim için karşımdakinin dışa vurduğu davranışlar önemlidir.
bazılarının ise sadece böyle bir yönlediriciye ihtiyaçları yoktur.
nuto nuto
başta semavi olarak adlandırılan dinler olmak üzere, pek çok dinin ahlak kavramının kendi tekelinde olduğu iddiası ahlaki öğretilerin dinlerin içeriğinde olmasıyla birleştirilerek aslında kapsayıcı olanın din olduğu söylemi değişmez ve tartışılmaz olarak konumlandırılır. ne var ki, kendisini en ahlaki olarak konumlandıran dinlerin içerdiğinden çok daha fazla ahlaki öğretiye yer veren ama çok daha az inananı olan bir çok din bulunduğu gibi, ahlak kavramının göreli yapısı bu iddianın gerçek kabul edilmesinin önünde aşılması zor iki engel olarak durmaktadır.

bununla birlikte kant'ın koşullu buyruk ve koşulsuz buyruk ayrımlarının içeriği incelendiğinde din-ahlak ilişkisinin niteliğinin bağlılık temelli olmadığı da görülecektir.
dede dede
bir dinin ahlak kuralları olur fakat belirli ahlak kurallarına göre belirlenmiş din yoktur.
öyleyse aralarında uzaktan yakından da alaka yoktur.
dinin tam anlamıyla yaşanması için içinde ahlağı da barındırması gerekir.
fakat her dine bağlı insanın ahlaklı olması beklenemez.
her ahlaklı kişinin de dine bağlı olması beklenemez.
dinin kuralları belirlidir ve değişime uğramaz. ve bulunduğu yere göre sınırlıdır. evrensel bir din diye bir şey olamaz.
fakat evrensel ahlak kuralları olabilir.
ikisi de bir inançtır. inandığın takdirde hayatında uygulamaya koyarsın.
daha ben hayatım boyunca din ve ahlağın aynı anda bir bünyede buluştuğunu da görmedim. bu da dipnot olsun.
çizen adam çizen adam
böyle bir ilişkinin olması zorunlu değildir. zaten böylede bi ilişki yoktur. bazı insanlar din sömürüsü yaparak ahlaksızlık yapabiliyor ve daha sonra dine sığınıyor. ve çokta ahlaklı olup dinsiz olan insanlarda vardır. herbirini gördüm, tanıdım, biliyorum. bildiklerim üzerinden yazıyorum atıp tutma yok, olmasında. bu yüzden bunlar arasında hiç bir şekilde düz veya ters orantı yoktur. tamamen kişilik meselesidir.
arkkosinus arkkosinus
felsefenin incelediği bir konudur.

lakin çok bilmiş sözlük yazarları açısından "siktirin lan, yok öyle bir şey" denerek kapatılacak kadar basittir.
nirvarna1 nirvarna1
farklıdır çünkü;

dinin belirlenmiş kuralları vardır ve sorgulamaya açık değildir. fakat 'ahlak' aileden gelen bir olgudur ve toplumdan topluma değişiklik gösterebilir.
van den budenmayer van den budenmayer
ahlak dinin değil, din ahlağın temelleri üzerine inşa edilmiştir. bu nedenle insansoyu özünde ahlaktan yoksunsa herhangi bir dine az veya çok inanmasının, inandığı dinin farz kıldığı ibadetleri yerine getirip-getirmemesinin herhangi bir ehemmiyeti yoktur.
özgür özlem özgür özlem
din ve ahlak tamamen birbirinden ayrı kavramlardır.

insanlık tarihindeki en büyük vahşetlerin, trajedilerin altında din yatar. dinin, insanlığın başına (insanın değil!) bu denli bela olmasının sebebi, dincilerin ahlakı dine indirgemeyi başarmış olmalarıdır.

"dinsizsen, ahlaksızsın" önermesi tarihin en büyük sahtekarlıklarındandır. oysa durum, çoğu zaman bunun tersidir. çünkü dincileri dinci yapan, ahlaksızlıklarını dinle gizlemeleridir. (bkz: dinci)
1 /